Vallaha bırakmaz Üye Ol

Reklam / Sponsor

Gönderen Konu: Besmelenİn Anlam Ve Önemİ, ÇeŞİtlİ Varliklarin Dİlİnde Besmele, Allah'in Adini A  (Okunma sayısı 119 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Fosil_Heart

  • Ziyaretçi
BESMELENİN ANLAM VE ÖNEMİ, ÇEŞİTLİ VARLIKLARIN DİLİNDE BESMELE, ALLAH'IN ADINI ANMAK VE ONUN ADIYLA HAREKET ETMEK NELER KAZANDIRIR?

Bismillâh her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim! Şu mübârek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün Yaratılmış olanların lisân-ı haliyle(Bir şeyin duruşu ve görünüşü ile bir mânâ ifâde etmesi) Devamlı okunan zikridir. Bismillâh ne büyük tükenmez bir kuvvet, ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle. Şöyle ki:

Bedevî Arab çöllerinde seyahat eden adama gerektir ki, bir kabîle reisinin ismini alsın ve himâyesine girsin -tâ Eşkiya şerrinden kurtulup, İhtiyaçlar temin edebilsin. Yoksa, tek başıyla, hadsiz düşman ve ihtiyacâtına karşı perişan olacaktır.
İşte böyle bir seyahat için iki adam sahrâya çıkıp gidiyorlar. Onlardan birisi mütevazi(alçak gönüllü) idi; diğeri kibirli. Mütevâzi(alçak gönüllü), bir reisin ismini aldı; kibirli almadı. Alanı her yerde selâmetle gezdi. Bir Yol kesen, eşkiyaya rast gelse, der: "Ben filân reisin ismiyle gezerim." eşkiya def' olur, ilişemez. Bir çadıra girse, o nâm ile hürmet görür. Öteki kibirli, bütün seyahatinde öyle belâlar çeker ki, tarif edilmez. Dâimâ titrer, dâimâ dilencilik ederdi. Hem zelîl, hem rezil oldu.

İşte, ey kibirli nefsim, sen o seyyahsın. Şu dünya ise bir çöldür. Aczin(güçsüzlük) ve fakrın(muhtaçlık) sonsuzdur. Düşmanın, İhtiyaçların sonsuzdur. Mâdem öyledir, şu sahrânın Mâlik-i Ebedîsi(: Herşeyin sonuna kadar sahibi olan Cenab-ı Hak) ve Hâkim-i Ezelîsinin(Dâimî hüküm ve idâre sahibi olan Allah) ismini al. Tâ bütün kâinatın dilenciliğinden ve her olayın karşısında titremeden kurtulasın.
Evet, bu kelime öyle mübârek bir defînedir ki, senin nihayetsiz Güçsüzlüğün ve ihtiyacın, seni sonsuz kudrete, rahmete Bağlayıp, Kadîr-i Rahîmin(Herşeye gücü yeten ve sonsuz şefkat sahibi olan Allah) dergâhında güçsüzlük , muhtaçlıkta en makbul bir şefaatçi yapar. Evet, bu kelime ile hareket eden, o adama benzer ki: Askere kaydolur. Devlet adına hareket eder. Hiçbir kimseden korkusu kalmaz. Kanun nâmına, devlet nâmına der. Her işi yapar, her şeye karşı dayanır.

Başta demiştik: "Bütün mevcudât(bütün Yaratılmış olanlarlar) lisân-ı hal ile((Bir şeyin duruşu ve görünüşü ile bir mânâ ifâde etmesi)), "Bismillâh" der." Öyle mi?
Evet. Nasıl ki, görsen; bir tek adam geldi, bütün şehir ahalisini zorla bir yere sevk etti ve zorla işlerde çalıştırdı. Yakînen bilirsin, o adam kendi nâmiyle, kendi kuvvetiyle hareket etmiyor. Belki o bir askerdir, devlet nâmına hareket eder, bir padişah kuvvetine denk gelir.
Öyle de, her şey Cenâb-ı Hakkın nâmına hareket eder ki, zerrecikler gibi tohumlar, çekirdekler, başlarında koca ağaçları taşıyor, dağ gibi yükleri kaldırıyorlar. Demek her bir ağaç "Bismillâh" der; Rahmet hazînesi meyvelerinden ellerini dolduruyor, bizlere takdim ediyor sunuyor.
Her bir bostan, "Bismillâh" der, matbaha-i kudretten(İlâhî kudretin mutfağı) bir kazan olur ki, çeşit çeşit pek çok çeşitli leziz yiyecekler, içinde beraber pişiriliyor.
Her bir inek, deve, koyun, keçi gibi mübârek hayvanlar "Bismillâh" der, rahmet feyzinden bir süt çeşmesi olur. Bizlere Rezzâk(Bütün yaratılmışların rızkını veren ve ihtiyaçlarını karşılayan Allah) nâmına en Güzel, en temiz, Hayat suyu gibi bir gıdâyı takdim ediyorlar.
Her bir bitki ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları "Bismillâh" der, sert olan taş ve toprağı deler, geçer. "Allah nâmına, Rahmân nâmına" der; her şey ona itaatkar olur.
Evet, havada dalların intişârı ve meyve vermesi gibi, o sert taş ve topraktaki köklerin kemâl-i sühûletle Yayılması ve yer altında yemiş vermesi; hem Sıcaklığın şiddetine karşı aylarca nâzik, yeşil yaprakların yaş kalması, materyalistlerin(ateistlerin) ağzına şiddetle tokat vuruyor. Kör olası gözüne parmağını sokuyor. Ve diyor ki: "En güvendiğin Sağlamlık ve sıcaklık dahi emir tahtında hareket ediyorlar ki, o ipek gibi yumuşak damarlar, birer hz.Mûsâ asası (a.s.) gibi فَقُلْنَااضْرِبْْبِعَصَاك- َالْحَجَرَ ("Asânı taşa vur!" dedik. (Bakara Sûresi: 60.) ) emrine uyarak taşları yarar ve deler geçer. Ve o sigara kâğıdı gibi ince ince nazik yapraklar, birer hz. İbrâhim (a.s.) azası(organ, bedenin her bir uzvu) gibi, ateş saçan hararete karşı, يَانَارُكُونِىبَرْدًاوَسَ- لاَمًا ( Ey ateş! Serin ve selâmetli ol. (Enbiyâ Sûresi: 69.)) âyetini okuyorlar."
Mâdem herşey mânen, "Bismillâh" der, Allah nâmına Allah'ın nimetlerini getirip bizlere veriyorlar. Biz dahi, "Bismillâh" demeliyiz. Allah nâmına vermeliyiz. Allah nâmına almalıyız. Öyle ise, Allah nâmına vermeyen gàfil insanlardan almamalıyız.
Suâl: manavlara yiyecek satan insanlara bir fiyat veriyoruz. Acaba, asıl mal sahibi olan Allah ne fiat istiyor?
Elcevap: Evet, o Mün'im-i Hakikî(Gerçek nîmet verici olan Allah.), bizden o kıymettar nimetlere, mallara bedel istediği fiat ise, üç şeydir: Biri zikir, biri şükür, biri fikirdir.
Başta "Bismillâh" zikirdir. Ahirde "Elhamdülillâh" şükürdür. Ortada, bu kıymettar sanat harikası olan nimetler Ehad(Zâtı tek olan Allah), Samed'in(Kendisi hiç bir şeye muhtaç olmayan) mucizevi kudreti ve rahmet hediyesi olduğunu düşünmek ve İyice anlamak fikirdir.
Bir padişahın kıymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp hediye sahibini tanımamak ne derece Ahmaklık ise, öyle de, Görünüşte Nîmet vereni Övüp ve sevmek Mün'im-i Hakikîyi(Gerçek nimet sahibi olan Allah.) unutmak, ondan bin derece daha ahmaklıktır.
Ey nefis! Böyle aptal. olmamak istersen; Allah nâmına ver, Allah nâmına al, Allah nâmına başla, Allah nâmına işle, vesselâm.

yazan bediüzzaman said nursi hazretleri risale-i nur 1. sözden alıntı sadeleştirilmiştir...

besmele ile ilgili bir kaç hadisi şerif:

(Eve girerken Besmele çekilirse, şeytan, “Bu eve girmeme imkan yok” der, dönüp gider.) [Tibyan>

(Amel defterinde 700 Besmele bulunanı Allahü teâlâ Cehennemden çıkarır.) [Tergibussalat>

(Besmele ile yazı yazanın haceti kolaylaşır, Allahü teâlâ da razı olur.) [Deylemi>

(Besmele ile işe başlayanın günahları af olur.) [İ. Rafii>

(Yemeğe Besmele ile başlayıp, sonunda Elhamdülillah diyenin, daha sofra kalkmadan günahları af olur.) [Taberani>

(Besmele ile yenen yemek bereketli olur.) [İbni Mace>

(Sıkıntıya düşen, “Bismillahirrahmanirrahim ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billahil aliyyil azim” derse, her türlü sıkıntıdan kurtulur.) [Deylemi>

(Bin kere Besmele okuyanın dört bin büyük günahı af olur.) [Tergibussalat>

(Soyunurken çekilen Besmele, cinlere perde olur, avret yerlerini göremezler.) [İ. Ebiddünya>

(Helaya girerken çekilen Besmele, cinlere perde olur, avret yerlerini göremezler.) [T. Salat>

(Besmele yazılı bir kağıdı, yerden kaldıran sıddıklardan yazılır.) [Tergibussalat>

(Besmelesiz koku sürünen, şeytanlara da koku sürmüş olur.) [İbni Sünni>

Şeytandan korunmak için, yemeğe Besmele ile başla!) [Taberani>

(Su içerken Besmele çek, bitince de, Elhamdülillah de ve üç nefeste iç!) [İbni Sünni>

(Yemeğe başlarken, Besmele çekin! Eğer unutursanız, hatırladığınız zaman "Bismillahi alâ evvelihi" deyiniz!) [Tirmizi>

Bana öyle bir âyet indirildi ki, Dâvûd oğlu Süleyman’la Ben’den başka kimseye indirilmedi. Bu ‘Bismillâhirrahmânirrahim’dir (Heysemî, 7:86).

Bismillahirrahmânirrahim ile başlamayan her iş bereketsizdir, devam etmez ve köksüzdür (Müsned 2/259).

Sizden birisi eşine yaklaşmak istediğinde: ‘بِاسْمِ اللهِ اللَّهُمَّ جَنِّبْنَا الشَّيْطَانَ وَجَنِّبِ الشَّيْطَانَ ما رَزَقْتَنَا’ “Bismillah! Ey Allah’ım! Bizi şeytandan, şeytanı da bize ihsan ettiğin çocuktan uzak kıl!” der ve eğer bu yakınlıktan onlara bir çocuk bahşedilirse, o çocuğa şeytan ebediyen zarar veremez (Buhârî, nikâh 66; Müslim, nikâh 116).

Gerçek şu ki şeytan, Besmele çekilmeyen yemeği benimseyerek kendi hakkı sayar (Müslim, eşribe 102; Ebû Dâvûd, et’ime 15).

allaha emanet olun vesselam...
<!-- / message --><!-- sig -->
Konuyu Paylaş:
  facebook  twitter  google  google

Seo4Smf Tagleri:
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
245 Gösterim
Son İleti Ekim 01, 2007, 04:06:59 ÖÖ
Gönderen: Fosil_Heart
0 Yanıt
212 Gösterim
Son İleti Kasım 20, 2007, 04:55:31 ÖS
Gönderen: target_teen
2 Yanıt
452 Gösterim
Son İleti Kasım 29, 2007, 02:50:33 ÖS
Gönderen: dcan
0 Yanıt
378 Gösterim
Son İleti Aralık 14, 2007, 04:37:44 ÖS
Gönderen: target_teen
0 Yanıt
288 Gösterim
Son İleti Aralık 15, 2007, 01:08:17 ÖÖ
Gönderen: target_teen
0 Yanıt
247 Gösterim
Son İleti Aralık 15, 2007, 01:09:48 ÖÖ
Gönderen: target_teen
15 Yanıt
781 Gösterim
Son İleti Haziran 04, 2008, 11:23:36 ÖÖ
Gönderen: ufuk606
0 Yanıt
160 Gösterim
Son İleti Nisan 07, 2008, 10:50:47 ÖS
Gönderen: Fosil_Heart
0 Yanıt
144 Gösterim
Son İleti Ağustos 25, 2008, 01:40:19 ÖÖ
Gönderen: Fosil_Heart
0 Yanıt
182 Gösterim
Son İleti Mart 25, 2009, 10:39:17 ÖS
Gönderen: GÖZDEM