Vallaha bırakmaz Üye Ol

Reklam / Sponsor

Gönderen Konu: Çocuk Gelişimi  (Okunma sayısı 990 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı target_teen

  • *****
  • İleti: 1838
  • Rep Puanı : 32771
  • Cinsiyet: Bayan
Çocuk Gelişimi
« : Şubat 11, 2008, 12:20:45 ÖÖ »



Çocuğun gelişimi ve eğitimi açısından okul öncesi dönem büyük önem taşır. Çocuğunuzun gelişimine ilişkin temeller bu dönemde atılır. Çocuğun gelişimini incelemek pek çok yönden yararlıdır. Önce gelişim basamaklarında ortaya çıkan yeni yetenekler ve davranış özellikleri saptanabilir; sonra gelişimin her çocuktaki niteliğinden gelişim yönü ve hızı kestirilebilir. Kişisel ayrılıklarla birlikte ortak yanların bilinmesi çocuk eğitiminde izlenecek yolu belirler. Gelişim Dönemleri 2.5 YAŞBu yaş dönemi, gelişimin en büyük kriz dönemlerinden biri olarak kabul edilir. Bu zorlu dönemde çocuk dengesiz, olumsuz, kararsız ve isyankardır. Büyüklerinin sözlerini dinlemez, hatta tersini yapar, eylemleri kısıtlandığında öfkelenir, çevresinden yardım istemez, kendi başına başarmayı amaçlar. Bu dönem her çocukta görülebilen doğal bir geçiş evresidir. Ancak bu evrede oluşan saplantılar ve aşırı gerginlikler, ileriki yıllarda inatçılık ve direnç belirtileri şekline de dönüşebilir. Bu yaşta çocuklara nasıl yardımcı olunabilir:
  • Günaydın dendiğinde Günaymadı cevabının verilebildiği bu olumsuzluk evresinde çocuklar, başkalarıyla paylaşma konusunda zorlanacak ve rekabet duygusu yaşayacaklardır. Diğerleri üzerinde otorite kurmaya çalışırken, bir yandan da bağımsız olmayı isteyecekler, bir yandan da yetişkinlerin onayına ihtiyaç duyacaklardır. Zaman zaman otoriteye öfke ve terslikle karşı çıkılan bu dönemde çocukların olumsuz davranışlarını görmezden gelmek, kısa bir süre ilgisiz kalmak, tartışmaya girmemek, sürtüşmemek, bir başka etkinliğe yöneltmek ve bu arada sizlerinde başka bir şeyle meşgul olması gerekmektedir. Ancak olumsuz davranışı bittiğinde ilgilenmek en doğrusu olacaktır.
  • Hırçınlaştıkları, olumsuzlaştıkları, öfke nöbeti geçirdikleri dönemlerde sakin ve sabırlı bir tutum izlenmelidir. Anne babalar böyle bir zamanda tüm dikkatlerini çocukları üzerinde yoğunlaştırıp, göz kontağı kurarak, kabul belirtisini beden diliyle de ifade etmelidir. Ciddi bir yüz ifadesi takınıp, çocuğa yaklaşıp onu dinlemek en doğrusudur. Kararlı bir ses tonuyla konuşmak gereklidir. Unutulmaması gereken bu kriz döneminin gelişimin normal bir evresi olduğu ve geçici olduğudur.
  • Yine bu dönemde çocukların çabaları desteklenmeli, hataları görmezden gelinmelidir. Tüm başarıları övülmelidir.
  • Oyunda paylaşmayı öğrenebilmeleri için başkalarına bir şeyler vermesini gerektiren oyunlar oynanmalıdır.
  • Zıplama ve ayak ucunda yürüme faaliyetlerinin yer aldığı oyunlarla, top ve koşmaca yoluyla enerjilerini harcamaları sağlanmalıdır. Özellikle yeşil alanda gerçekleştirilecek, çocuğu yoran bu tür oyunlar hem çocukların uyku düzenine yardımcı olacak hem de günlük gerilimden arınmalarını sağlayacaktır. 3 YAŞ
    3 yaşındaki çocuk artık çevresinde kendisinden bağımsız bir dünyanın varlığını ve kendisinin o dünya içinde bir birey olduğunu kabul etmiştir. Bu evrede çocuk kendine özel ayrı bir benlik ve cinsiyet duygusu geliştirmeye başlar. 3-4 yaşlarında çocuklar, grup halinde oynamaya, oynarken birbirleriyle konuşmaya ve grup içinde oynamak istediklerini seçmeye başlarlar. En çok rastlanan ortak davranış, birbirlerini seyretme ve konuşmadır. Okul Öncesi DönemiCinsel faaliyet ne zaman başlar? Annenin rahmindeyken mi, yoksa doğumdan sonra mı? Doğumdan önce sertleşmenin olduğundan bugün kimsenin kuşkusu kalmamıştır. Doğum odasında cinsel organların tepkileri gözle görülür niteliktedir. Pek çok erkek çocuk penisi sertleşmiş biçimde doğar, pek çok kız çocuğunun ise dölyolundaki salgı bezleri doğumdan itibaren çalışmaya başlar. 3 ay civarında çocuk ellerini kullanmaya başlar başlamaz dişi ya da erkek olsun cinsel organıyla oynamaya başlarlar. Bebekler bunu hoşlarına gittiği için yaparlar yani bu erken uyarılma değil, keşiftir. Kimi anne-babalar bebeklerin bu tür davranışlarından hoşlanırlar kimileri ise hoşlanmazlar. Çocuğun bu keşiften haz alması, doğal bir süreçtir, kaygı duyulmamalıdır. Yuvaya başlamış olan çocukta, cinsellikle ilgili uğraş yoğun olarak devam ediyorsa, bu bir problem işareti olabilir çünkü çocuklar rahatlamak için, kendilerine dönerler. Çocuğun cinselliği ile ilgili yoğun uğraşı rahatsızlık veriyorsa, görmezlikten gelinebilir ya da odasında yapması söylenebilir. Önemli olan, çocuğa verilen mesajın, çocuğu utandırmayan ve yaptığının yanlış olduğunu belirtmeyen ifadeler içermesidir. 5 yaş civarında, çocuk artık cinsiyetinin farkındadır ve bu yönde cinsel kimlik geliştirmeye başlar. Doğal gelişim süreci içerisinde, çocuğun model olarak aldığı yetişkin evli olduğu için, kız çocuk babasıyla, erkek çocuk annesiyle evleneceği hayallerini kurar. Çocuğa bu dönemde sarılarak, sevgi göstererek, anne ile babanın birbirleriyle evli olduğu, büyüdüğünde onun da birini sevip evleneceği anlatılmalıdır. Bu dönemin ardından, çocuk kendisine hemcinsi olan ebeveynini model alıp, idealindeki ebeveyn gibi olmaya çalışacağından, gelişim dönemleri doğal karşılanıp, olumlu iletişimler kurulmalıdır. Bazı oyunlar çocuğun cinsel açıdan çeşitli düşlerini ve meraklarını ifade etmesi açısından ilginçtir. Evcilik oyunu bunlardan biridir. Çocuk bu oyunda anne ya da babayı oynamak ister. Bu oyunda genellikle evdeki yaşamı taklit eder, anne ya da baba gibi davranmaya çalışır. ""Ben nereden geldim"" sorusuna; ""Annenle ben birbirimizi öyle çok seviyorduk ki, bir yavrumuz olmasını istedik. Sadece sarılmak yetmedi, cinsel organlarımızın da birbirini sevmesi gerekiyordu. Babanın cinsel organı büyüdü çünkü yapacak çok işi vardı. Onun cinsel organından çıkan hücreler annenin rahmindeki (bebek yuvası da denebilir) yumurta ile birleşti"" cevabını verebilirsiniz. Kız çocuklarına bebek yuvasının boyunu yumruğunu sıkarak gösterebilirsiniz. Bedeninin kendine ait olduğunu fark etmesi ve istemeden kimsenin ona dokunamayacağını, özgüven oluşumu için hayır diyebilmeyi öğretmeliyiz. Çocuklar anne-babalarından edindikleri bilgileri arkadaşları ile paylaşırlar, bunda da bir sakınca yoktur. Ancak kendi cinsel yaşamınızla ilgili bilgileri vermeyin. Böyle bir soru sorduğunda bunun sizin için özel olduğunu, paylaşmak istemediğinizi belirtin. Çocuğunuz sizi çıplak, giyinirken görürse doğal olun, paniğe kapılmayın çünkü çocuk anne ya da babanın anatomik yapısını gözlemler. Ama bunu özellikle de yapmayın, uzun süre çıplak dolaşmayın. 3 yaşından önce anne-babanın çocuk ile beraber yıkanmasının bir sakıncası yoktur ama 3 yaşına girmesiyle cinsel kimlik ve mahremiyet oluşmaya başlayacağından beraber yapılan banyolara son verilmelidir. Çocukların cinsel eğitimi yıllara göre farklılık gösterse de süreklilik gerektirir. Örneğin temizlik alışkanlığı küçük yaşlarda edinilir; ilerleyen yıllarda olumlu ya da olumsuz yönde etkilenir. Bu yaştaki çocuklara nasıl yardımcı olunabilir:
    • Çocuklar bu dönemde yetişkinlerden çok yaşıtlarıyla konuşmak isteyeceklerdir. Bu sebeple diğer çocuklarla bir arada olabilecekleri ortamlar hazırlanmalıdır. Bu dil gelişimi için de faydalı olacaktır. Okul öncesi eğitimini gerekli kılan nedenlerden biri de budur.
    • Çocukların zaman içerisinde bağımsızlıklarını öğrenebilmeleri için kendi kendilerine yetmelerine ortam hazırlamak gereklidir. Örneğin gardırobundan yazlıkları kaldırıp kışlıklar arasından kendi elbisesini kendisinin tek başına seçmesine şans tanınmalıdır. Kararlarına saygı duyulmalıdır. Bu nedenle tartışma ve sürtüşmelerden kaçınılmalıdır.
    • Birlikte gidilen kitapçıdan kitabını kendi başına seçmesine izin verilmelidir.
    • Düzen alışkanlığının kazandırılması için ""Oyuncakların dağılmış, istersen birlikte toplayalım"" diyerek teşvik edilmelidir. Ardından başarısı takdir edilmelidir. 4 YAŞ
      4 yaş çocuğu isteklerinin anında yerine getirilmemesini anlayışla karşılamayı öğrenmeye başlar. O artık kendi dışındaki dünyanın kuralları olduğunu, başkalarının hak ve istekleri olduğunu görür ve beklemeyi öğrenir. 4 yaş çocuğu değişken bir görünüm sergiler. Genellikle yarım bırakılan bir şeye karşı duyarsızdır. Sorgu çağı 4 yaşında en yüksek düzeye ulaşır. Bu yaştaki çocuklara nasıl yardımcı olunabilir :
      • Bu dönemde çocuklarla konuşurken tam ve düzgün cümleler kurmaya özen göstermek gerekir.
      • Çocukların sorgu çağını yaşadıklarının bilincinde olarak tüm sorularını sabırla yanıtlamak gerekir. Onlar dış dünyayı biz büyüklerin aracılığıyla öğreneceklerdir. Bütün bunları yapabilmek için çocuğa zenginleştirilmiş bir yakın çevre ortamı sunulmalıdır. Bu da evde oturup televizyon seyretmekle değil, birlikte yürüyüş, tiyatro, sinema, müze, konser, maç gibi farklı türdeki ortak etkinliklerle mümkün olur. 5 YAŞ
        Daha bilgili ve olgun bir birey görünümünde olan 5 yaş çocuğu, çevresine karşı dostça bir yaklaşım içerisindedir. En belirgin özellikleri arasında, yeterli ve dengeli oluşu gelmektedir. 4 yaş çocuğu, yarım bırakılan bir şeye karşı duyarsızken 5 yaş çocuğu başladığını bitirmeyi sever. Artık daha çabuk karar verir. Kas hakimiyeti gelişmiştir, düzenli cümleleriyle insanlarla olan kişisel ve sosyal ilişkileri artmıştır. Bu yaştaki çocuklara nasıl yardımcı olunabilir :
        • Anne babalar bu dönemde çocukların sorularına bıkmadan cevap verip, olayları sebep-sonuç ilişkisi içinde anlatırlarsa, hem çocukların sözcük bilgisini artırmış hem merak duygularını tatmin etmiş hem de olayları birbirine bağlamalarına yardım etmiş olurlar.
        Son olarak;Çocuğun ilk altı yılı, bireyin gelişiminin temel taşlarını oluşturması, temel bilgi ve becerilerin bu erken gelişim yıllarında kazanılması nedeniyle büyük önem taşır. 0-6 yaş arası çocuk gelişiminin hızla yönlendiği kritik yıllardır. Bu erken gelişim yıllarında temeli atılan beden gelişimi, psiko-sosyal gelişim ve kişilik yapısının, ileri yaşlarda yön değiştirmekten çok aynı yönde gelişme şansı daha yüksektir. Araştırmalar, çocukluk yıllarında kazanılan davranışların yetişkinlikte, bireyin kişilik yapısını, tavır, alışkanlık, inanç ve değer yargılarını büyük ölçüde biçimlendirdiğini ortaya koymaktadır. Çocuk, 0-6 yaş döneminde, yaşaması ve yaşama umutla, mutlulukla bakması gereken en önemli şeyi öğreniyor: Sevgiyi… Çocuk bu dönemde, ilerde kendisine başarı getirecek çok önemli bir şeyi yaşayarak öğreniyor: Özgüveni… Çocuk bu dönemde, ileride kendisine yardımcı olacak önemli bir şeyi keşfediyor: Yeteneklerini… Çocuk bu dönemde, kendi yaşıtlarıyla birlikte olabilmesini sağlayan çok önemli bir yeteneğini geliştiriyor: Paylaşmayı… Çocuk bu dönemde,kendisi için gerekli olan bir özelliğini geliştiriyor: Cesaretli olmayı … Çocuk bu dönemde, mutluluğu adına bir şey öğreniyor: İnsanlarla sağlıklı iletişim kurmayı… KAYNAK:
        • Haluk Yavuzer, Çocuğunuzun İlk 6 Yılı
        • İlkim Öz, Çocuğun Gelişim Dönemleri

        Çocuk Gelişiminde Oyunun Yeri ve Oyuncak Seçimi
        Oyun; çocuğun çevresinde olup bitenleri öğrenme yöntemidir, çocuğun işidir. Oyun, çocuğun gerilimden kurtulmasını ve biriktirdiği enerjisini boşaltmasını sağlar. Bu enerjinin boşaltılmaması, çocuğun alıngan ve içe dönük bir yapıya sahip olmasına neden olabilir. Oyun yoluyla çocuktaki saldırganlık dürtüsü boşaltılır, hayal kırıklıkları azaltılır ve çocuk korkuların yarattığı gerilimden kurtulur. Oyunun tedavi edici özelliği de vardır. Çocuk kendisine izin verilmediği için yapamadığı bir işi oyunlarında yaparak rahatlayabilir. Evin bireylerine olan duygularını oyun yoluyla açığa vurur. Örneğin; kardeşini kıskanan bir çocuk oyununda kardeşi rolündeki bebeği cezalandırabilir. Uzmanlar bu özelliklerinden dolayı oyunu ve oyuncakları sorunun teşhis ve tedavisinde kullanırlar. Sorunun teşhisinde ev, bebek gibi oyuncaklardan, tedavisinde ise hamur, kum, kil, su gibi materyallerden yararlanılabilir. Kum, kil, hamur her türlü yaratıcılığa fırsat verir, ürkek ve sıkılgan çocuğun bazı beceriler edinerek kendini kanıtlamasına, huzursuz çocuğun gerginliğini gidermesine, hareketli çocuğun enerjisini harcamasına imkan sağlar. Su her yaşta çocuğu keyiflendirir, deney yapma olanağı sağlar, utangaç çocuğu uyarır, çekingen çocuğu rahatlatır ve saldırgan çocuğu sakinleştirir. Anne-babalar çocuğun gelişiminde büyük yeri olan oyun ve oyuncaklara gereken önemi vermelidir, çocuğa oyun için yer, zaman ve fırsat tanımalıdır, oyunlarına saygı göstermeli ve mümkün olduğunca oyunlarına katılmalıdır.
        Çocuklarımıza uygun oyuncağı nasıl seçeceğiz? Bu çok kolay bir iş değildir, çocuğun gelişimini, ilgilerini bilmeli, çocuğu iyi tanımalıyız. Yeni doğan bebeğin en değerli oyuncağı kendi bedenidir. Bebek ellerini açıp kapatarak, başını sallayarak kendi kendine eğlenir. İlk aylarda hareketli ve ses çıkaran nesneler dikkatini çeker. Yatağın üstüne asılan mobiller gibi… 6.-7. aylardan itibaren oturmaya başlamasıyla bebek plastik küplerden, renkli halkalardan, yumuşak hayvancıklardan hoşlanır. 10-12. aylarda ayağa kalkmaya başlayan bebeğin dikkatini renkli toplar, iç içe geçen kutu ve küpler çeker. 13. aydan itibaren, yürümeye başlayınca ipinden çekerek oynayabileceği hareketli, tekerlekli oyuncakları tercih eder. 15-18 aylık çocuklar üstüne çıkıp oturabileceği oyuncaklardan hoşlanırlar. İkinci yılın sonuna doğru, oyuncakları iç içe veya üst üste yerleştirmek, bütünü parçalarına ayırmak, parçaları birleştirmek çocuğun en sevdiği oyunlardır. Kova, kazma, kürek, marangoz aletleri, bebekler, arabalar bu yaş çocuğu için ideal oyun gereçleridir. 3-4 yaşlarındaki çocukların en sevdikleri faaliyetler bisiklete binmek, tırmanmak, atlayıp zıplamaktır. Bisiklet, bloklar, küpler bu yaş çocuğu için uygundur. Ayrıca 2 yaşından itibaren su, kil, kum oyun hamuru gibi materyaller çocuğun yaratıcılığını geliştirmek için yararlıdır. 4-6 yaş çocuğu hareketli faaliyetlerin yanında, boyama, kesme, yapıştırma, puzzle yapma gibi faaliyetlerle de uğraşmaya başlar. Bu dönemin en yaygın oyunları evcilik, doktorculuk gibi oyunlardır. Okul çağıyla beraber kitap okuma, kalem-kağıt faaliyetleri artar, ancak çocuk yapı ve montaj oyunlarına ilgi duymaya devam eder. Çocuk okula başlayınca oyuncak ve oyun ihtiyacının sona erdiği düşünülmemelidir. Çocuk daha çok uzun bir süre oyundan yararlanacaktır. Oyun ve oyuncak okul öncesi dönemdeki çocuklar için, içinde yaşadığı dünyayı, çevresindeki insanları tanıma ve anlama aracıdır. Bu nedenle oyunlar ve oyuncaklar boş zaman faaliyeti olarak değil, çocuğun zamanının büyük bir bölümünü alan, ciddi bir uğraş olarak nitelendirilmelidir.
        OYUN NEDİR? Oyun, çocuğun kendi deneyimleriyle öğrenmesini, hayal gücünü kullanmasını sağlayan, eğlence amaçlı yapılan hareketlerdir. Oyun, çocuğun birikmiş enerjisini ve saldırganlık dürtüsünü atması için bir fırsattır. Aynı zamanda;

        Çocuğun duygu ve gereksinimlerini ifade etmesi için de iyi bir yoldur.

        Çocukluk döneminin temel amacıdır.

        Öğrenme, yaratma, deneyim kazanma, iletişim kurma ve yetişkinliğe hazırlanma aracıdır.

        Yorgunluk ve sıkıntılardan kurtuluştur.

        Özgürce ve kendiliğinden yapılan, haz veren, mutluluk kaynağı olan, çocuğu geliştiren ve eğlendiren bir etkinliktir.
        • Çocuğun zihinsel yetenekleri kadar, tüm gelişim yüzlerini uyaran, duygularını ve duyularını geliştiren etkinliklerin tümüdür.
        OYUNUN EVRELERİ
        a- Tek Başına Oyun: (0-2 Yaş) Başlangıçta çocuklar için mümkün olan tek oyun türüdür. Bu dönemin başlangıcında çocuk öncelikle kendi uzuvlarıyla ve birkaç aylık olunca da çevresindeki uyarıcılarla ilgilenmeye başlar. Bu dönemde nesnelerin renkleri, sesleri ve hareketleri çocuğun oyununu oluşturmaktadır. Daha sonra ise çocuk diğer kişilerle sosyal etkileşim olmaksızın, oyuncaklarıyla yalnız başına oynamaktadır. Bu dönemin en belirgin özelliği, çocuğun çevresindeki hiçbir şeyden etkilenmeden oyununa devam etmesidir. Fakat ileriki yaşlarda, örneğin 4-5 yaşında çocuklar bazen tek başlarına oyuna dönüş yapabilirler ve oyuncaklarıyla uzun süre sıkılmadan tek başlarına oynayabilirler.
        b- Oyunu İzleme: (2-3 Yaş) Bu tür oyunda çocuk sözlü herhangi bir ilişki kurmadan sadece diğer çocukların oyunlarını izler. Oyuna katılmadan onların davranışları hakkında sorular sorabilir. Bu oyun aşaması, çocuğun diğerlerinin oyunuyla ilgilenmesi ile tek başına oyun aşamasından ayırt edilebilmektedir.
        c- Paralel Oyun: (3 Yaş) Aynı oyun malzemesini kullanan çocukların yan yana oynamalarına karşın, faaliyetlerini bağımsız sürdürmeleridir. Paralel oyunda çocukların sosyal etkileşimleri çok az olmakla birlikte, bir oyuncağı istemek, düşüncelerini söylemek gibi durumlarda birbirleriyle çok az da olsa etkileşime girebilirler.
        d- Birlikte Oyun: (3-5 Yaş) Bu evrede çocuklar zaman zaman birbirlerinin fikirlerinden yararlandıkları gibi, oyuncak alışverişinde de bulunurlar. Bu şekilde çocuklar birbirlerinin hareketlerini izleme olanağı da bulurlar. Burada çocuklar bir arada grup şeklinde ve birbirleriyle etkileşim halindedirler.
        e- Kooperatif Oyun: (6 Yaş) Bu evrede amaç topluca organize olarak belirli bir sonuca varmaktır. Bu amaca ulaşmak üzere çocuklar aralarında örgütlenirler. Bu dönemde çocukların arasında gerçek bir sosyal etkileşim vardır ve oyun malzemeleri de uygun olarak paylaşılır.
        OYUNCAK VE ÖNEMİ Gelişim basamakları boyunca çocuğun hareketlerine düzen getiren, zihinsel, bedensel ve psiko-sosyal gelişimlerinde yardımcı olan, hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren tüm oyun malzemesi Oyuncak olarak tanımlanabilir. Su, kil, kum gibi doğal oyun malzemesiyle boş kibrit kutusu, makara gibi artık ürünler de oyuncak kapsamına girer.
        GELİŞİM ALANLARINA GÖRE OYUNCAKLAR
        Büyük kas gelişimi için oyun araçları: Merdiveni ve kaydırağı olan oyuncak ev, üç tekerlekli bisiklet, çeşitli boyda arabalar, ip merdivenler, tahta kalaslar, taşınabilir tahta, kayma ,tırmanma, sallanma oyuncakları, tahterevalli.
        Küçük kas gelişimi için oyun araçları: Renkli kalem, keçe kalem, kağıt, ucu küt kağıt makası, yapıştırıcı, çeşitli ekleme oyuncakları, legolar, parçalı bulmacalar, bir yetişkinin denetiminde oynanacak tahta, çivi, keser gibi marangoz gereçleri.
        Yaratıcı, Hayal Gücünü Geliştiren Oyuncaklar: Kukla sahnesi, el ve parmak kuklaları, bez bebekler, çeşitli giysiler, doktor araçları, telefonlar, bebek arabaları.
        Yaratıcı Sanat için Malzemeler: Oyun hamuru, kil, çamur, toprak, pastel boya, renkli tebeşir, sulu boya, parmak boya, fırçalar, kağıtlar, artık kumaşlar, kağıt, ip, gibi kolaj malzemesi ve yapıştırıcı, baskı kalıbı olarak kullanılabilecek makara, havuç, patates, portakal dilimleri, yaprak, ağaç parçaları.
        Okuma ve Konuşmayı Geliştirecek Uyarı Araçları: Tahtadan harf ve sayılar, mıknatıslı harf ve sayılar, harf ve sayıları içeren oyuncaklar, dominolar, tamamlama, karşılaştırma oyunları, karatahta.
        Matematik ve Sayılar: Renkli çubuklar, mozaik geometrik şekiller, tahta oyuncak saat veya saati öğretecek tahta küpler, matematik kavramlarını geliştirecek oyunlar.
        Doğa Bilimleri: Mıknatıs, ayna, taş, yaprak, deniz kabuğu, doğayla ilgili çocuk kitap ve CD’leri.
        • Müzik ve Dans Araçları : Ritim araçları (tef, davul, trampet, flüt, melodika, zil, çan, çıngırak), cd’ler.
          Bunların dışında, bilgisayar oyunlarına olan ilgi hızla artmakta ve giderek tehlikeli boyutlara ulaştığı dikkat çekmektedir. Bilgisayar oyunları, çocuğun dar bir mekana sıkışıp kalmasına neden olan bireysel bir oyundur. Çocuğu arkadaşlarından uzaklaştırmakla sosyal gelişimini olumsuz açıdan etkileyen bu oyunlar, yaratıcılık yeteneklerinin gelişmesini de engellemektedir. Dikkat, algı, göz-el koordinasyonu ve muhakeme gibi bazı zihinsel işlevlerin gelişimine yararları bulunmasına rağmen, bilgisayar çocuğun gerçek anlamdaki oyun faaliyetlerini ve sosyal gelişimini olumsuz yönde etkiler. Fakat gelişim düzeyine uygun yoğunlukta, yaşına uygun olarak seçeceğiniz oyunlarla, sınırlı kullanıldığı taktirde olumlu etkilerini artırabiliriz. Bir iletişim aracı olan televizyonun da eğlendirici ve öğretici nitelikleri vardır. Ancak televizyonun olumlu hizmetlerinin yanı sıra, iyi değerlendirilmediği takdirde olumsuz sonuçları da olabilmektedir. Televizyon aile içi ve dışı toplumsal etkileşimi en alt düzeye indirdiğinden, çocuğumuzun sosyal gelişimini olumsuz yönde etkiler. İlk çocukluk döneminden itibaren çocukların kendilerine model olarak seçtikleri televizyondaki dizi kahramanları, çocuktaki saldırganlık dürtülerini harekete geçirebilir. Çocuğun televizyondan etkilenmesinde kişilik özellikleri ve yakın çevre faktörlerinin de rolü büyüktür. Ayrıca son zamanlardaki araştırmalar uzun süre televizyon seyretmenin dikkat eksikliğine yol açtığını ileri sürmektedir. Sonuç olarak; çocuklarımızı bilgisayar ve televizyon yerine gelişim basamakları boyunca çocuğun hareketlerine düzen getiren, zihinsel, bedensel ve psiko-sosyal gelişimlerine yardımcı olan, hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren oyuncaklara zaman ayırmaları konusunda yönlendirmeliyiz.
          Oyuncak alırken paketin üzerinde yazılı olan yaş talimatlarını kontrol etmek, istenmeyen durumların oluşmasını engelleyecektir. Oyuncakların düzenli bir şekilde (açık bir oyuncak kutusu, sepet veya oyuncak sandığı gibi) saklanması ev ortamını daha güvenli kılacaktır. Ayrıca, gözetim gerektiren oyuncaklar çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklanmalıdır. Oyuncaklar kırıldığı zaman da kullanımları güvenli olmadığı için en doğrusu, eğer tamir edilemiyorsa, çöpe atmak olacaktır. Öyleyse oyun, çocuğun kendi deneyimleriyle öğrenmesini, hayal gücünü kullanmasını sağlayan, eğlence amaçlı yapılan hareketlerdir. Oyun, çocuğun birikmiş enerjisini ve saldırganlık dürtüsünü atması için bir fırsattır. Aynı zamanda çocuğun duygu ve gereksinimlerini ifade etmesi için de iyi bir yoldur. Kardeşiyle problem yaşayan çocuğun oyunlarında kardeşine cezalar verdiği görülebilir. Oyun çocuğun kendini geliştirmesi için de iyi bir ortamdır. Oyun yoluyla çocukların, zihinsel, bilişsel, sosyal ve dil gelişimleri hız kazanacaktır. Oyun vasıtasıyla çocuk sayı saymayı, kavramları öğrenirken kil veya oyun hamurları yardımıyla daha sonra yazı yazmak için gerekli olacak el becerilerini kazanır. Oyun çocuğun toplum kurallarını öğrenmesi ve uyum göstermeyi öğrenmesi için de uygun bir yoldur. Çocuk çevresinde neyin yanlış neyin doğru olduğunu deneyerek ve oynayarak görecektir. İleriki yıllarda ve hayatının her devresinde ihtiyaç duyacağı sosyal becerileri öğrenmesi için en uygun zamanlardan biridir. Oyunda kurallar konulacak, zaman zaman arkadaşlarıyla tartışacaktır. Fakat bu durumlarla nasıl baş edeceğini ve olayları nasıl çözümleyeceğini sahip olacağı sosyal beceriler sayesinde ve deneyerek bulacak ve gerekli yerlerde uygulamayı öğrenecektir. Sadece oyun oynarken değil çocuğun yaşamının her evresinde ailelerin çocuklara model oluşturdukları unutulmamalıdır. Çocuk için oyun onun hayatındaki en önemli şeylerden biridir, dikkat ve ilgi ister.
          Bizim için oyun bir oyundur fakat onlar için oyun eğlenmek, kendilerini ifade etmek, öğrenmek, gelişmek, büyümek ve ilerlemek için en iyi yoldur. Onların işi oyundur...
          KAYNAK:

          Haluk Yavuzer, Çocuk Psikolojisi

          Maggie Jones, Çocuk ve Oyun

          Norma Razon, Okul Öncesi Eğitimde Oyunun, Oyunda Yetişkinin İşlevi
           
           
Konuyu Paylaş:
  facebook  twitter  google  google


'' NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ''

'' Yüksel Türk Senin İçin Yüksekliğin Sınırı Yoktur ''

Seo4Smf Tagleri:
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
259 Gösterim
Son İleti Eylül 27, 2007, 10:37:18 ÖS
Gönderen: parlak
0 Yanıt
599 Gösterim
Son İleti Mart 06, 2007, 10:27:33 ÖS
Gönderen: SiBeLcİk
0 Yanıt
412 Gösterim
Son İleti Temmuz 10, 2007, 04:30:04 ÖS
Gönderen: albayrak
0 Yanıt
277 Gösterim
Son İleti Temmuz 14, 2007, 06:45:49 ÖS
Gönderen: albayrak
1 Yanıt
344 Gösterim
Son İleti Kasım 30, 2007, 06:19:12 ÖS
Gönderen: DOGİ
3 Yanıt
483 Gösterim
Son İleti Temmuz 26, 2008, 06:10:48 ÖS
Gönderen: sahin43
2 Yanıt
457 Gösterim
Son İleti Kasım 15, 2009, 04:14:56 ÖS
Gönderen: çoncikli
5 Yanıt
401 Gösterim
Son İleti Ağustos 04, 2008, 05:37:11 ÖS
Gönderen: ej853
1 Yanıt
188 Gösterim
Son İleti Ağustos 04, 2008, 08:56:41 ÖS
Gönderen: recolax
3 Yanıt
653 Gösterim
Son İleti Nisan 18, 2011, 09:10:18 ÖS
Gönderen: albayrak