Vallaha bırakmaz Üye Ol

Reklam / Sponsor

Gönderen Konu: Deprem, Depemİn OluŞ Nedenlerİ  (Okunma sayısı 861 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Fosil_Heart

  • Ziyaretçi
Deprem, Depemİn OluŞ Nedenlerİ
« : Ekim 15, 2007, 06:36:52 ÖS »



EPREM, DEPEMİN OLUŞ NEDENLERİ, DEPREMİN TÜRLERİ,DEPREMLE İLGİLİSIKÇA SORULAN SORULAR VE FOTORAFALAR GİRİŞ Dünyanin olusumundan beri,sismik yönden aktif bulunan bölgelerde depremlerin ardisikli olarakolustugu ve sonucundan da milyonlarca insanin ve barinaklarin yokoldugu bilinmektedir. Bilindigi gibi yurdumuz dünyanin en etkin depremkusaklarindan birinin üzerinde bulunmaktadir. Geçmiste yurdumuzdabirçok yikici depremler oldugu gibi, gelecekte de sik sik olusacakdepremlerle büyük can ve mal kaybina ugrayacagimiz bir gerçektir.Deprem Bölgeleri Haritasi'na göre, yurdumuzun %92'sinin deprembölgeleri içerisinde oldugu, nüfusumuzun %95'inin deprem tehlikesialtinda yasadigi ve ayrica büyük sanayi merkezlerinin %98'i vebarajlarimizin %93'ünün deprem bölgesinde bulundugu bilinmektedir. Son58 yil içerisinde depremlerden, 58.202 vatandasimiz hayatini kaybetmis,122.096 kisi yaralanmis ve yaklasik olarak 411.465 bina yikilmis veyaagir hasar görmüstür. Sonuç olarak denilebilir ki, depremlerden her yilortalama 1.003 vatandasimiz ölmekte ve 7.094 bina yikilmaktadir.
DEPREM NEDIR ? :Yerkabugu içindeki kirilmalar nedeniyle ani olarakortaya çikan titresimlerin dalgalar halinde yayilarak geçtikleriortamlari ve yeryüzeyini sarsma olayina "DEPREM" denir. Deprem, insaninhareketsiz kabul ettigi ve güvenle ayagini bastigi topragin daoynayacagini ve üzerinde bulunan tüm yapilarinda hasar görüp, cankaybina ugrayacak sekilde yikilabileceklerini gösteren bir dogaolayidir. Depremin nasil olustugunu, deprem dalgalarinin yeryuvariiçinde ne sekilde yayildiklarini, ölçü aletleri ve yöntemlerini,kayitlarin degerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diger konulariinceleyen bilim dalina "SISMOLOJI" denir. DEPREMIN OLUS NEDENLERI VETÜRLERIünyaniniç yapisi konusunda, jeolojik ve jeofizik çalismalar sonucu elde edilenverilerin destekledigi bir yeryüzü modeli bulunmaktadir. Bu modelegöre, yerkürenin dis kisminda yaklasik 70-100 km.kalinliginda olusmusbir tasküre (Litosfer) vardir. Kitalar ve okyanuslar bu taskürede yeralir.Litosfer ile çekirdek arasinda kalan ve kalinligi 2.900 km olankusaga Manto adi verilir. Manto'nun altindaki çekirdegin Nikel-Demirkarisimindan olustugu kabul edilmektedir.Yerin, yüzeyden derinegidildikçe isinin arttigi bilinmektedir. Enine deprem dalgalarininyerin çekirdeginde yayilamadigi olgusundan giderek çekirdegin sivi birortam olmasi gerektigi sonucuna varilmaktadir. Manto genelde katiolmakla beraber yüzeyden derine inildikçe içinde yerel sivi ortamlaribulundurmaktadir. Tasküre'nin altinda Astenosfer denilen yumusak ÜstManto bulunmaktadir.Burada olusan kuvvetler, özellikle konveksiyonakimlari nedeni ile, tas kabuk parçalanmakta ve birçok "Levha"larabölünmektedir. Üst Manto'da olusan konveksiyon akimlari, radyoaktivitenedeni ile olusan yüksek isiya baglanmaktadir. Konveksiyon akimlariyukarilara yükseldikçe tasyuvarda gerilmelere ve daha sonra da zayifzonlarin kirilmasiyla levhalarin olusmasina neden olmaktadir. Halen 10kadar büyük levha ve çok sayida küçük levhalar vardir. Bu levhalarüzerinde duran kitalarla birlikte, Astenosfer üzerinde sal gibiyüzmekte olup, birbirlerine göre insanlarin hissedemeyecegi bir hizlahareket etmektedirler. Konveksiyon akimlarinin yükseldigi yerlerdelevhalar birbirlerinden uzaklasmakta ve buradan çikan sicak magmadaokyanus ortasi sirtlarini olusturmaktadir. Levhalarin birbirlerinedegdikleri bölgelerde sürtünmeler ve sikismalar olmakta, sürtünenlevhalardan biri asagiya Manto'ya batmakta ve eriyerek yitme zonlariniolusturmaktadir. Konveksiyon akimlarinin neden oldugu bu ardisikli olaytatkürenin altinda devam edip gitmektedir. Iste yerkabugunu olusturanlevhalarin birbirine sürtündükleri, birbirlerini sikistirdiklari,birbirlerinin üstüne çiktiklari ya da altina girdikleri bu levhalarinsinirlari dünyada depremlerin olduklari yerler olarak karsimizaçikmaktadir. Dünyada olan depremlerin hemen büyük çogunlugu bulevhalarin birbirlerini zorladiklari levha sinirlarinda dar kusaklarüzerinde olusmaktadir. Yukarida, yerkabugunu olusturan "Levha"larin,Astenosferdeki konveksiyon akimlari nedeniyle hareket halindeolduklarini ve bu nedenle birbirlerini ittiklerini veya birbirlerindenaçildiklarini ve bu olaylarin meydana geldigi zonlarin da deprembölgelerini olusturdugunu söylemistik. Birbirlerini iten ya dadigerinin altina giren iki levha arasinda, harekete engel olan birsürtünme kuvveti vardir. Bir levhanin hareket edebilmesi için busürtünme kuvvetinin giderilmesi gerekir. Itilmekte olan bir levha ilebir diger levha arasinda sürtünme kuvveti asildigi zaman bir hareketolusur. Bu hareket çok kisa bir zaman biriminde gerçeklesir ve sokniteligindedir. Sonunda çok uzaklara kadar yayilabilen deprem(sarsinti) dalgalari ortaya çikar.Bu dalgalar geçtigi ortamlarisarsarak ve depremin olus yönünden uzaklastikça enerjisi azalarakyayilir. Bu sirada yeryüzünde, bazen gözle görülebilen, kilometrelerceuzanabilen ve FAY adi verilen arazi kiriklari olusabilir. Bu kiriklarbazen yeryüzünde gözlenemez, yüzey tabakalari ile gizlenmis olabilir.Bazen de eski bir depremden olusmus ve yerüzüne kadar çikmis, ancakzamanla örtülmüs bir fay yeniden oynayabilir. Depremlerinin olusumununbu sekilde ve "Elastik Geri Sekme Kurami" adi altinda anlatimi 1911yilinda Amerikali Reid tarafindan yapilmistir ve laboratuvarlarda dadenenerek ispatlanmistir. Bu kurama göre, herhangibir noktada, zamanabagimli olarak, yavas yavas olusan birim deformasyon birikimininelastik olarak depoladigi enerji, kritik bir degere eristiginde, faydüzlemi boyunca var olan sürtünme kuvvetini yenerek, fay çizgisinin heriki tarafindaki kayaç bloklarinin birbirine göreli hareketleriniolusturmaktadir. Bu olay ani yer degistirme hareketidir. Bu ani yerdegistirmeler ise bir noktada biriken birim deformasyon enerjisininaçiga çikmasi, bosalmasi, diger bir deyisle mekanik enerjiye dönüsmesiile ve sonuç olarak yer katmanlarinin kirilma ve yirtilma hareketi ileolmaktadir. Aslinda kayalarin, önceden bir birim yerdegistirmebirikimine ugramadan kirilmalari olanaksizdir. Bu birim yer degistirmehareketlerini, hareketsiz görülen yerkabugunda, üst mantoda olusankonveksiyon akimlari olusturmakta, kayalar belirli bir deformasyonakadar dayaniklilik gösterebilmekte ve sonrada kirilmaktadir. Iste bukirilmalar sonucu depremler olusmaktadir. Bu olaydan sonra dakayalardan uzak zamandan beri birikmis olan gerilmelerin ve enerjininbir kismi ya da tamami giderilmis olmaktadir. Çogunlukla bu depremolayi esnasinda olusan faylarda, elastik geri sekmeler (atim), fayinher iki tarafinda ve ters yönde olusmaktadirlar. FAYLAR genelliklehareket yönlerine göre isimlendirilirler. Daha çok yatay hareket sonucumeydana gelen faylara "Dogrultu Atimli Fay"denir. Fayin olusturdugu ikiayri blokun birbirlerine göreli olarak saga veya sola hareketlerindende bahsedilebilinir ki bunlar sag veya sol yönlü dogrultulu atimli fayabir örnektir. Düsey hareketlerle meydana gelen faylara da "Egim AtimliFay"denir. Faylarin çogunda hem yatay, hem de düsey hareket bulunabilir.
DEPREM TÜRLERI: Depremler olus nedenlerine göre degisik türlerdeolabilir. Dünyada olan depremlerin büyük bir bölümü yukarida anlatilanbiçimde olusmakla birlikte az miktarda da olsa baska dogal nedenlerlede olan deprem türleri bulunmaktadir. Yukarida anlatilan levhalarinhareketi sonucu olan depremler genellikle "TEKTONIK" depremler olaraknitelenir ve bu depremler çogunlukla levhalar sinirlarindaolusurlar.Yeryüzünde olan depremlerin %90'i bu gruba girer. Türkiye'deolan depremler de büyük çogunlukla tektonik depremlerdir. Ikinci tipdepremler "VOLKANIK" depremlerdir. Bunlar volkanlarin püskürmesi sonucuolusurlar.Yerin derinliklerinde ergimis maddenin yeryüzüne çikisisirasindaki fiziksel ve kimyasal olaylar sonucunda olusan gazlarinyapmis olduklari patlamalarla bu tür depremlerin maydana geldigibilinmektedir. Bunlar da yanardaglarla ilgili olduklarindan yereldirlerve önemli zarara neden olmazlar. Japonya ve Italya'da olusandepremlerin bir kismi bu gruba girmektedir. Türkiye'de aktif yanardagolmadigi için bu tip depremler olmamaktadir. Bir baska tip depremler de"ÇÖKÜNTÜ" depremlerdir. Bunlar yer altindaki bosluklarin (magara),kömür ocaklarinda galerilerin, tuz ve jipsli arazilerde erime sonucuolusan bosluklari tavan blokunun çökmesi ile olusurlar. Hissedilmealanlari yerel olup enerjileri azdir fazla zarar getirmezler. Büyükheyelanlar ve gökten düsen meteorlarin da küçük sarsintilara nedenoldugu bilinmektedir. Odagi deniz dibinde olan Derin DenizDepremlerinden sonra, denizlerde kiyilara kadar olusan ve bazenkiyilarda büyük hasarlara neden olan dalgalar olusur ki bunlara(Tsunami) denir. Deniz depremlerinin çok görüldügü Japonya'daTsunami'den 1896 yilinda 30.000 kisi ölmüstür.
DEPREM PARAMETRELERI Herhangibir deprem olustugunda, bu depremimtariflenmesi ve anlasilabilmesi için "DEPREM PARAMETRELERI" olaraktanimlanan bazi kavramlardan söz edilmektedir. Asagida kisaca buparametrelerin açiklamasi yapilacaktir.
*ODAK NOKTASI (HIPOSANTR) Odak noktasi yerin içinde depreminenerjisinin ortaya çiktigi noktadir.Bu noktaya odak noktasi veya içmerkez de denir.Gerçekte , enerjinin ortaya çiktigi bir nokta olmayipbir alandir , fakat pratik uygulamalarda nokta olarak kabuledilmektedir. *DIS MERKEZ (EPISANTR) Odak noktasina en yakin olan yerüzerindeki noktadir.Burasi ayni zamanda depremin en çok hasar yaptigiveya en kuvvetli larak hissedildigi noktadir.Aslinda bu , bir noktadançok bir alandir.Depremin dis merkez alani depremin siddetine bagliolarak çesitli büyüklüklerde olabilir. Bazen büyük bir depremin odaknoktasinin boyutlari yüzlerce kilometreyle de belirlenebilir.Bu nedenle"Episantr Bölgesi" ya da "Episantr Alani" olarak tanimlama yapilmasiOdak noktasi, dis merkez ve sismik deprem dalgalarinin yayilisi
*ODAK DERINLIGI Depremde enerjinin açiga çiktigi noktaninyeryüzünden enkisa uzakligi, depremin odak derinligi olarak adlandirilir. Depremlerodak derinliklerine göre siniflandirilabilir.Bu siniflandirma tektonikdepremler için geçerlidir.Yerin 0-60 km.derinliginde olan depremler sigdeprem olarak nitelenir.Yerin 70-300 km.derinliklerinde olan depremlerorta derinlikte olan depremlerdir.Derin depremler ise yerin 300 km.denfazla derinliginde olan depremlerdir.Türkiye'de olan depremlergenellikle sig depremlerdir ve derinlikleri 0-60 km.arasindadir.Orta vederin depremler daha çok bir levhanin bir diger levhanin altina girdigibölgelerde olur.Derin depremler çok genis alanlarda hissedilir , bunakarsilik yaptiklari hasar azdir.Sig depremler ise dar bir alandahissedilirken bu alan içinde çok büyük hasar yapabilirler. *ESSIDDET(IZOSEIT) EGRILERI Ayni siddetle sarsilan noktalari birbirine baglayannoktalara denir. Bunun tamamlanmasiyla essiddet haritasi ortaya çikar.Genelde kabul edilmis duruma göre, egrilerin olusturdugu yani iki egriarasinda kalan alan, depremlerden etkilenme yönüyle, siddet bakimindansinirlandirilmis olur. Bu nedenle depremin siddeti essiddet egrileriüzerine degil, alan içerisine yazilir.

*SIDDET Herhangibir derinlikte olan depremin, yeryüzünde hissedildigibir noktadaki etkisinin ölçüsü olarak tanimlanmaktadir. Diger birdeyisle depremin siddeti, onun yapilar, doga ve insanlar üzerindekietkilerinin bir ölçüsüdür. Bu etki, depremin büyüklügü, odak derinligi,uzakligi yapilarin depreme karsi gösterdigi dayaniklilik dahi degisikolabilmektedir. Siddet depremin kaynagindaki büyüklügü hakkinda dogrubilgi vermemekle beraber, deprem dolayisiyla olusan hasari yukaridabelirtilen etkenlere bagli olarak yansitir. Depremin siddeti,depremlerin gözlenen etkileri sonucunda ve uzun yillarin vermis oldugudeneyimlere dayanilarak hazirlanmis olan "Siddet Cetvelleri"ne göredegerlendirilmektedir. Diger bir deyisle "Deprem Siddet Cetvelleri"depremin etkisinde kalan canli ve cansiz herseyin depreme gösterdigitepkiyi degerlendirmektedir. Önceden hazirlanmis olan bu cetveller, hersiddet derecesindeki depremlerin insanlar, yapilar ve arazi üzerindemeydana getirecegi etkileri belirlemektedir. Bir deprem olustugunda, budepremin herhangibir noktadaki siddetini belirlemek için, o bölgedemeydana gelen etkiler gözlenir. Bu izlenimler Siddet Cetveli'nde hangisiddet derecesi tanimina uygunsa, depremin siddeti, o siddet derecesiolarak degerlendirilir. Örnegin; depremin neden oldugu etkiler, siddetcetvelinde VIII siddet olarak tanimlanan bulgulari içeriyorsa, o depremVIII siddetinde bir deprem olarak tariflenir. Deprem SiddetCetvellerinde, siddetler romen rakamiyla gösterilmektedir. Bugünkullanilan batlica siddet cetvelleri degistirilmis "Mercalli Cetveli(MM)" ve "Medvedev-Sponheur-Karnik (MSK)" siddet cetvelidir. Her ikicetvelde de XII siddet derecesini kapsamaktadir. Bu cetvelleregöre,siddeti V ve daha küçük olan depremler genellikle yapilarda hasarmeydana getirmezler ve insanlarin depremi hissetme sekillerine göredegerlendirilirler. VI-XII arasindaki siddetler ise, depremlerinyapilarda meydana getirdigi hasar ve arazide olusturdugu kirilma,yarilma, heyelan gibi bulgulara dayanilarakdegerlendirilmektedir.*MAGNITÜD Deprem sirasinda açiga çikan enerjininbir ölçüsü olarak tanimlanmaktadir. Enerjinin dogrudan dogruyaölçülmesi olanagi olmadigindan, Amerika Birlesik Devletleri'ndenProf.C.Richter tarafindan 1930 yillarinda bulunan bir yöntemledepremlerin aletsel bir ölçüsü olan "Magnitüd" tanimlanmistir. Prof.Richter, episantrdan 100 km. uzaklikta ve sert zemine yerlestirilmisözel bir sismografla (2800 büyütmeli, özel periyodu 0.8 saniye ve %80sönümü olan bir Wood-Anderson torsiyon Sismografi ile) kaydedilmiszemin hareketinin mikron cinsinden (1 mikron 1/1000 mm) ölçülenmaksimum genliginin 10 tabanina göre logaritmasini bir depremin"magnitüdü" olarak tanimlamistir. Bugüne dek olan depremler istatistikolarak incelendiginde kaydedilen en büyük magnitüd degerinin 8.9 oldugugörülmektedir(31 Ocak 1906 Colombiya-Ekvator ve 2Mart 1933Sanriku-Japonya depremleri). Magnitüd, aletsel ve gözlemsel magnitüddegerleri olmak üzere iki gruba ayrilabilmektedir. Aletsel magnitüd,yukarida da belitildigi üzere, standart bir sismografla kaydedilendeprem hareketinin maksimum genlik ve periyod degeri ve aletkalibrasyon fonksiyonlarinin kullanilmasi ile yapilan hesaplamalarsonucunda elde edilmektedir. Aletsel magnitüd degeri, gerek hacimdalgalari ve gerekse yüzey dalgalarindan hesaplanilmaktadir. Genelolarak, hacim dalgalarindan hesaplanan magnitüdler (m), ile yüzeydalgalarindan hesaplanan magnitüdler de (M) ile gösterilmektedir. Heriki magnitüd degerini birbirine dönüstürecek bazi bagintilar mevcuttur.Gözlemsel magnitüd degeri ise, gözlemsel inceleme sonucu elde edilenepisantr siddetinden hesaplanmaktadir. Ancak, bu tür hesaplamalarda,magnitüd-siddet bagintisinin incelenilen bölgeden bölgeye degistigi degözönünde tutulmalidir. Gözlemevleri tarafindan bildirilen bu depreminmagnitüdü depremin enerjisi hakkinda fikir vermez. Çünkü deprem sigveya derin odakli olabilir. Magnitüdü ayni olan iki depremden sig olanidaha çok hasar yaparken, derin olani daha az hasar yapacagindan aradabir fark olacaktir. Yine de Richter ölçegi (magnitüd) depremlerinözelliklerini saptamada çok önemli bir unsur olmaktadir. Depremlerinsiddet ve magnitüdleri arasinda birtakim ampirik bagintilarçikarilmistir. Bu bagintilardan siddet ve magnitüd degerleri arasindakidönüsümleri asagidaki gibi verilebilir.
DEPRMLE İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR:
Dünyada kaydedilen en büyük deprem hangisidir?
1900 den bu yana kaydedilen en büyük deprem, 22 Mayıs 1960'ta Şilide olmuştur (magnitude 9.5 Mw).

Yeryüzünde en az sallanan kıta hangisidir?
Depremi en az olan kıta Antartikadır.

Magnitüd ve Şiddet arasindaki fark nedir?
Magnitüd depremin kaynağında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü; şiddetise depremin yapılar ve insanlar üzerindeki etkilerinin birölçüsüdür.(Magnitüd / Şiddet karşılaştırması)

Depremin Magnitüdü Nedir?
Depremin Magnitüdü, belli bir zaman diliminde kaydedilen sismogramüzerindeki deprem dalgalarının genliğinin logaritması olaraktanımlanır. (Richter-ML, mb, MS, MW)

Depremin Şiddeti Nedir?
Depremin yer yüzeyindeki etkileri depremin şiddeti olarak tanimlanir.Şiddetin ölçüsü, insanlarin deprem sirasinda uykudan uyanmalari,mobilyalarin hareket etmesi, bacalarin yikilmasi ve toplam hasar gibiçeşitli kistaslar göz önüe alinarak yapilir. Şiddeti tanimlamak içinbirçok ölçek geliştirilmiştir. Bunlardan en yaygin olarak kullanilaniDegiştirilmiş Mercalli Şiddet Ölçegidir (Modified Mercalli (MM)Intensity Scale). Bu ölçek, Romen rakamlari ile belirlenen 12 düzeydenoluşur. Hiçbir matematiksel temeli olmayip bütünü ile gözlemselbilgilere dayanir

Richter Ölçeği nerede satılır?
Satılmaz. Richter Ölçeği bir alet değildir; depremin magnitüdünü tanımlayan matematiksel bir formüldür.

Artçı Deprem (Aftershock) nedir?
Ana depremi izleyen daha küçük sarsıntılar dizisidir.

Artçı Depremler (Aftershocklar) ne kadar süre ile devam eder?
Belli bir süresi yoktur, 1 ay da olabilir 2 yıl da...

Depremin süresi ne kadardır?
İki - Üç dakika.

Depremler önceden belirlenebilir mi?
Var olan koşullarda depremin önceden belirlenmesi olanaksizdir.

Fay nedir?
Yerkabuğunu oluşturan kayaçların bir yüzey boyunca kırılması ve oluşaniki parçanın birbirine göre göreceli olarak yerdeğiştirmesidir. (FayTürleri)

Kuzey Anadolu Fay Hattı nedir?
Doğuda Karlıova ile batıda Mudurnu vadisi arasında doğu-batıdoğrultusunda bir yay gibi uzanır. Dünyanın en aktif ve en önemli kırıkhatları arasında yer alan Kuzey Anadolu fay zonunun uzunluğu yaklaşık1200 km dir; genişliği ise 100 m ile 10 km arasında değişir.

Deprem olan her yerde fay varmıdır?
Eğer yoksa bile yeni bir tane oluşmuştur.

P ve S dalgası nedir?

P dalgası: Kayıtçılara ilk ulaşan deprem dalgasıdır. Hızı kabuğunyapısına göre 1.5 ile 8 km/sn arasında değişir. Tanecik hareketleriyayılma doğrultusundadır (boyuna dalga). Yıkım etkisi düşüktür.
S dalgası: Kayıtçılara ikincil olarak ulaşan deprem dalgasıdır. Hızı Pdalgası hızının %60'ı ile %70'i arasında değişir. Tanecik hareketleriyayılma doğrultusuna dik ya da çaprazdır (enine dalga). Yıkım etkisiyüksektir.
Konuyu Paylaş:
  facebook  twitter  google  google

Seo4Smf Tagleri: deprem nedenler depemn olu 
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
326 Gösterim
Son İleti Ağustos 14, 2007, 09:16:05 ÖS
Gönderen: SpEtSnAz
0 Yanıt
387 Gösterim
Son İleti Eylül 06, 2007, 06:17:16 ÖS
Gönderen: albayrak
1 Yanıt
194 Gösterim
Son İleti Eylül 27, 2007, 06:47:09 ÖS
Gönderen: parlak
12 Yanıt
1080 Gösterim
Son İleti Ekim 24, 2007, 11:40:55 ÖS
Gönderen: zeynep-gulsen
3 Yanıt
392 Gösterim
Son İleti Ekim 09, 2007, 05:30:24 ÖS
Gönderen: 0o0_ÇaRŞıBjK_0o0
0 Yanıt
246 Gösterim
Son İleti Ekim 15, 2007, 05:25:59 ÖS
Gönderen: Fosil_Heart
7 Yanıt
504 Gösterim
Son İleti Şubat 18, 2008, 04:44:00 ÖÖ
Gönderen: Jezxy
0 Yanıt
157 Gösterim
Son İleti Nisan 08, 2008, 02:30:48 ÖÖ
Gönderen: _EmRe_
0 Yanıt
166 Gösterim
Son İleti Nisan 19, 2008, 07:15:08 ÖÖ
Gönderen: WorHal
0 Yanıt
173 Gösterim
Son İleti Mayıs 01, 2008, 04:44:21 ÖS
Gönderen: ALbyRocK