Vallaha bırakmaz Üye Ol

Reklam / Sponsor

Gönderen Konu: Depremler Ve TÜrkİye’de Depremler  (Okunma sayısı 1656 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Fosil_Heart

  • Ziyaretçi
Depremler Ve TÜrkİye’de Depremler
« : Ekim 15, 2007, 06:32:16 ÖS »



DEPREMLER VE TÜRKİYE’DE DEPREMLER
Deprem: Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkantitreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzeyini sarsma olayına "DEPREM" denir. Deprem, insanın hareketsizkabul ettiği ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını veüzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görüp, can kaybına uğrayacakşekilde yıkılabileceklerini gösteren bir doğa olayıdır.
DEPREM TÜRLERİ :
Depremler oluş nedenlerine göre değişik türlerde olabilir. Levhalarınhareketi sonucu olan depremler genellikle "TEKTONİK" depremler olaraknitelenir ve bu depremler çoğunlukla levhalar sınırlarındaoluşurlar.Teknotik depremlerin etki alanı çok geniştir. Yeryüzünde olandepremlerin %90'ı bu gruba girer. Türkiye'de olan depremler de büyükçoğunlukla tektonik depremlerdir. İkinci tip depremler "VOLKANİK"depremlerdir. Bunlar volkanların püskürmesi sonucu oluşurlar.Yerinderinliklerinde ergimiş maddenin yeryüzüne çıkışı sırasındaki fizikselve kimyasal olaylar sonucunda oluşan gazların yapmış olduklarıpatlamalarla bu tür depremlerin meydana geldiği bilinmektedir. Bunlarda yanardağlarla ilgili olduklarından yereldirler ve önemli zararaneden olmazlar. Japonya ve İtalya'da oluşan depremlerin bir kısmı bugruba girmektedir. Türkiye'de aktif yanardağ olmadığı için bu tipdepremler olmamaktadır.
Bir başka tip depremler de "ÇÖKÜNTÜ" depremlerdir. Bunlar yer altındakiboşlukların (mağara), kömür ocaklarında galerilerin, tuz ve jipsliarazilerde erime sonucu oluşan boşlukları tavan blokunun çökmesi ileoluşurlar. Hissedilme alanları yerel olup enerjileri azdır fazla zarargetirmezler. Büyük heyelanlar ve gökten düşen meteorların da küçüksarsıntılara neden olduğu bilinmektedir.
Odağı deniz dibinde olan Derin Deniz Depremlerinden sonra, denizlerdekıyılara kadar oluşan ve bazen kıyılarda büyük hasarlara neden olandalgalar oluşur ki bunlara (Tsunami) denir. Deniz depremlerinin çokgörüldüğü Japonya'da Tsunami'den 1896 yılında 30.000 kişi ölmüştür.
        Japonların Tsunami'yi tasvir eden animasyonu





•   ODAK NOKTASI (HİPOSANTR)
Odak noktası yerin içinde depremin enerjisinin ortaya çıktığınoktadır.Bu noktaya odak noktası veya iç merkez de denir.Gerçekte ,enerjinin ortaya çıktığı bir nokta olmayıp bir alandır , fakat pratikuygulamalarda nokta olarak kabul edilmektedir.

Odak noktası, dış merkez ve sismik deprem dalgalarının yayılışı
•   DIŞ MERKEZ (EPİSANTR) 
Odak noktasına en yakın olan yer üzerindeki noktadır.Burası aynızamanda depremin en çok hasar yaptığı veya en kuvvetli larakhissedildiği noktadır.Aslında bu , bir noktadan çok biralandır.Depremin dış merkez alanı depremin şiddetine bağlı olarakçeşitli büyüklüklerde olabilir. Bazen büyük bir depremin odaknoktasının boyutları yüzlerce kilometreyle de belirlenebilir.Bu nedenle"Episantr Bölgesi" ya da "Episantr Alanı" olarak tanımlama yapılmasıgerçeğe daha yakın bir tanımlama olacaktır.
•   ODAK DERİNLİĞİ :
Depremde enerjinin açığa çıktığı noktanın yeryüzünden en kısa uzaklığı,depremin odak derinliği olarak adlandırılır. Depremler odakderinliklerine göre sınıflandırılabilir.Bu sınıflandırma tektonikdepremler için geçerlidir.Yerin 0-60 km. derinliğinde olan depremlersığ deprem olarak nitelenir.Yerin 70-300 km. derinliklerinde olandepremler orta derinlikte olan depremlerdir.Derin depremler ise yerin300 km.den fazla derinliğinde olan depremlerdir.Türkiye'de olandepremler genellikle sığ depremlerdir ve derinlikleri 0-60 km.arasındadır.Orta ve derin depremler daha çok bir levhanın bir diğerlevhanın altına girdiği bölgelerde olur.Derin depremler çok genişalanlarda hissedilir , buna karşılık yaptıkları hasar azdır.Sığdepremler ise dar bir alanda hissedilirken bu alan içinde çok büyükhasar yapabilirler.
•   EŞŞİDDET (İZOSEİST) EĞRİLERİ :
Aynı şiddetle sarsılan noktaları birbirine bağlayan noktalara denir.Bunun tamamlanmasıyla eş şiddet haritası ortaya çıkar. Genelde kabuledilmiş duruma göre, eğrilerin oluşturduğu yani iki eğri arasında kalanalan, depremlerden etkilenme yönüyle, şiddet bakımındansınırlandırılmış olur. Bu nedenle depremin şiddeti eş şiddet eğrileriüzerine değil, alan içerisine yazılır.

Şekil 1. Bir faylanma sonucu oluşan deprem odağından yayılan sismikenerjinin yer içinde yayılması ve bu sismik enerjinin neden olduğuhasara bağlı olarak çizilen eş-şiddet eğrilerinin gösterimi.

    SİSMİK DALGALAR
Yerkabuğunun kırılgan bölümlerindeoluşan depremlerden ortamın esneklik parametrelerine bağımlı olacakbiçimde dalgalar yayınır. Bu dalgalara sismik dalgalar denir. Budalgaların oluşturduğu sarsıntılar sesi işitilebilecek kadar yüksekfrekanslı olabildiği gibi birkaç saniye yada dakika uzunluklu olabilir.Büyük depremler yerküreyi birkaç kez dolaşan yada yerin bir kalp gibiatmasına neden olan sismik dalgalar üretebilirler. Depremi oluşturanfaylanma ile birlikte kaynaktan çeşitli türde sismik dalgalar yayılır.Bunlar boyuna dalgalar, enine dalgalar ve yüzey dalgalarıdır. Boyunadalgalara P dalgası da denmektedir. P dalgaları yayılma doğrultusunakoşut yönde parçacık hareketi oluştururlar. S dalgası olarakadlandırılan enine dalgalar, yayınım doğrultularına dik yönde parçacıkhareketine neden olurlar ve sıvı ve gaz ortamda yayılamazlar (Şekil 2).Yapılarda en fazla hasara S dalgaları neden olurlar. S dalgalarınınhızı P dalgalarından 1.7 kez daha yavaştır. Yüzey dalgaları, yeryüzündeen büyük genlikle oluşurlar ve derinlikle azalırlar. S dalgalarındansonra gelen bu dalgalar yakın depremlerde S dalgaları gibi yıkıcıözelliktedir. Oluşturdukları parçacık hareketleri yayılma doğrultusunadiktir (Şekil 2 ve 3).
 
Şekil 2. Depremlerden oluşan sismik dalgaların türleri ve yer içindeyayılma özellikleri. P dalgaları yayıldıkları ortamda hacım değişikliğiyaratırlarken, S dalgaları hacım değişikliğine yol açmazlar.

Şekil 3. P, S ve Yüzey dalgalarının kayıtçı izleri.

   DEPREM KAĞIT AYGITI (SİSMOGRAF)

Depremlerin yada diğer tür enerji kaynaklarının ürettiği sismikdalgalar sismograf olarak adlandırılan deprem kayıt aygıtlarıtarafından kaydedilir. Yeryüzünde, yeraltında yada denizaltındaalgılama yapabilen sismograflar, elektronik ve mekanik aksamların yeraldığı aygıtlardır. Algılayıcı (sismometre, jeofon), koşullandırıcı(yükseltici, süzgeç, saat ve radyo) ve kayıtçı (kalem, teyp,bilgisayar) birimlerinden oluşur.
Son yıllardaki gelişmeler sonucunda deprem kayıtçıları çok genişfrekans aralıklarında (0 100 Hz) kayıt yapabilmektedirler. Depremkayıtçılarının yer hareketini büyütme yetenekleri amaca göredeğişebilmekte, gerektiğinde bir milyon kez büyütme eldeedilebilmektedir. Yapılacak olan sismolojik araştırmanın niteliğinegöre, deprem kayıtçıları ivme, hız ve yer değiştirme kayıtçıları olaraksınıflanmaktadır. ivme kayıtçıları depremlerin yapılar ve topraküzerindeki etkilerini ve deprem kaynaklarının mekanizmasınıincelemekte, hız ve yer değiştirme kayıtçıları ise depremlerin kaynaközelliklerini, yerin fiziksel yapısını ve sismik dalgaların yayınımkarakteristiklerini araştırmakta kullanılır.
Deprem kayıtlarına sismogram denir. Şekil 4'de bir deprem içinkaydedilmiş ivme ve buna bağlı olarak elde edilmiş hız ve yerdeğiştirme sismogramları görülmektedir.



Şekil 4. 17 Ağustos 1999 Kocaeli-Gölcük depreminin İzmit Meteorolojiistasyonunda kaydedilen K-G, D-B ve Düşey bileşen ivme sismogramları.


•   ŞİDDET :
Her hangi bir derinlikte olan depremin, yeryüzünde hissedildiği birnoktadaki etkisinin ölçüsü olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir deyişledepremin şiddeti, onun yapılar, doğa ve insanlar üzerindeki etkilerininbir ölçüsüdür. Bu etki, depremin büyüklüğü, odak derinliği, uzaklığıyapıların depreme karşı gösterdiği dayanıklılık dahi değişikolabilmektedir. Şiddet depremin kaynağındaki büyüklüğü hakkında doğrubilgi vermemekle beraber, deprem dolayısıyla oluşan hasarı yukarıdabelirtilen etkenlere bağlı olarak yansıtır.
Depremin şiddeti, depremlerin gözlenen etkileri sonucunda ve uzunyılların vermiş olduğu deneyimlere dayanılarak hazırlanmış olan "ŞiddetCetvelleri"ne göre değerlendirilmektedir. Diğer bir deyişle "DepremŞiddet Cetvelleri" depremin etkisinde kalan canlı ve cansız her şeyindepreme gösterdiği tepkiyi değerlendirmektedir. Önceden hazırlanmışolan bu cetveller, her şiddet derecesindeki depremlerin insanlar,yapılar ve arazi üzerinde meydana getireceği etkileri belirlemektedir.
Bir deprem oluştuğunda, bu depremin her hangi bir noktadaki şiddetinibelirlemek için, o bölgede meydana gelen etkiler gözlenir. Buizlenimler Şiddet Cetveli'nde hangi şiddet derecesi tanımına uygunsa,depremin şiddeti, o şiddet derecesi olarak değerlendirilir. Örneğin;depremin neden olduğu etkiler, şiddet cetvelinde VIII şiddet olaraktanımlanan bulguları içeriyorsa, o deprem VIII şiddetinde bir depremolarak tarif edilir. Deprem Şiddet Cetvellerinde, şiddetler romenrakamıyla gösterilmektedir. Bugün kullanılan batlıca şiddet cetvellerideğiştirilmiş "Mercalli Cetveli (MM)" ve "Medvedev-Sponheur-Karnik(MSK)" şiddet cetvelidir. Her iki cetvelde de XII şiddet derecesinikapsamaktadır. Bu cetvellere göre,şiddeti V ve daha küçük olandepremler genellikle yapılarda hasar meydana getirmezler ve insanlarındepremi hissetme şekillerine göre değerlendirilirler.
VI-XII arasındaki şiddetler ise, depremlerin yapılarda meydanagetirdiği hasar ve arazide oluşturduğu kırılma, yarılma, heyelan gibibulgulara dayanılarak değerlendirilmektedir.

ŞİDDET l: insanlar tarafından hissedilmez, sadece deprem-ölçerler kaydedebilir.
ŞİDDET II: Asılı eşyalar sallanır.
ŞİDDET III: Yapıların içindekiler tarafından hissedilebilir, asılıeşyalar ve duran motorlu araçlar sallanabilir, süresi algılanabilir.
ŞİDDET IVI:Pencere ve kapılar ile duran motoriu araçlar sallanır,duvarlarda gıcırdamalar oluşur, yapıların içinde ve açık alandahissedilebilir.
ŞİDDET V:Herkes tarafından hissedilebilir, eşyalar düşer, cam eşyalarkırtlır, sıvalar çatlıyabilir/dökülebilir; ağaçlar, direkler ve yüksekbinalar sallanır, sallantının yönü izlenebilir; bahçe duvarlarıyıkılabilir.
ŞİDDET VI: Herkes tarafından hissedilir, yürümek zorlaşır, ağır eşyalarkayar ve kitaplar raflardan dökülebilir, sıvalar dökülür, bazı yapılaryıkılabilir.
ŞİDDET VII: Ayakta durmak güçleşir, eşyalar hasar görür, sıva ve yapıdekorasyon malzemeleri dökülür ve kırılır; yapılarda çatlamalar vehasar, su birikintilerinde çamurlanma oluşur.
ŞİDDET VIII: Binalarda hasar ve kısmi yıkılma oluşur, su kuleleri vebacalar yıkılır, ağır eşyalar devrilir; kumlu ve suya doygun zeminlerdesıvılaşma (kum fışkırmaları), yüzeyde faylanmalar ve heyelanlargelişir; su kaynaklarının debisi ve sıcaklığı değişir.
ŞİDDET IX: Yapıların çoğunda hasar ve yıkılma olur; zeminde büyükçatlak ve yarılmalar ve kum fışkırmaları meydana gelir; yer altı borusistemleri kırılır.
ŞİDDET X: Yapıların çoğu yıkılır, betonarme yapılarda ağır hasar vekırılma başlangıcı izlenir, barajlarda büyük hasar ve çatlamalaroluşur, zeminde büyük çatlaklar oluşur, raylar bükülür, kütle kaymalarıve sıvılaşma gelişir.
ŞİDDET XI: Çok az yapı yıkılmadan kalabilir, köprüler yıkılır, yer(kütle) kaymaları oluşur, yer-içi boru sistemlerinin tümü ile devredışı kalır.
ŞİDDET XII: Tüm yapılar yıkılır, coğrafya değişir, yüzeyde deprem dalgalarının ilerleyişi izlenebilir.
          Şekil 5. Mercalli deprem şiddet cetveli.

•   MAGNİTÜD ( DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ ) :
Deprem sırasında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü olaraktanımlanmaktadır. Enerjinin doğrudan doğruya ölçülmesi olanağıolmadığından, Amerika Birleşik Devletleri'nden Prof.C.Richtertarafından 1930 yıllarında bulunan bir yöntemle depremlerin aletsel birölçüsü olan "Magnitüd" tanımlanmıştır. Prof .Richter, episantrdan 100km. uzaklıkta ve sert zemine yerleştirilmiş özel bir sismografla (2800büyütmeli, özel periyodu 0.8 saniye ve %80 sönümü olan birWood-Anderson torsiyon Sismografı ile) kaydedilmiş zemin hareketininmikron cinsinden (1 mikron 1/1000 mm) ölçülen maksimum genliğinin 10tabanına göre logaritmasını bir depremin "magnitüdü" olaraktanımlamıştır. Bugüne dek olan depremler istatistik olarakincelendiğinde kaydedilen en büyük magnitüd değerinin 8.9 olduğugörülmektedir(31 Ocak 1906 Colombiya-Ekvator ve 2Mart 1933Sanriku-Japonya depremleri).
Magnitüd, aletsel ve gözlemsel magnitüd değerleri olmak üzere iki gruba ayrılabilmektedir.
Aletsel magnitüd, yukarıda da belitildiği üzere, standart birsismografla kaydedilen deprem hareketinin maksimum genlik ve periyoddeğeri ve alet kalibrasyon fonksiyonlarının kullanılması ile yapılanhesaplamalar sonucunda elde edilmektedir. Aletsel magnitüd değeri,gerek hacim dalgaları ve gerekse yüzey dalgalarından hesaplanılmaktadır.
Genel olarak, hacim dalgalarından hesaplanan magnitüdler (m), ile yüzeydalgalarından hesaplanan magnitüdler de (M) ile gösterilmektedir. Heriki magnitüd değerini birbirine dönüştürecek bazı bağıntılar mevcuttur.
Gözlemsel magnitüd değeri ise, gözlemsel inceleme sonucu elde edilenepisantr şiddetinden hesaplanmaktadır. Ancak, bu tür hesaplamalarda,magnitüd-şiddet bağıntısının incelenilen bölgeden bölgeye değiştiği degözönünde tutulmalıdır.
Gözlemevleri tarafından bildirilen bu depremin magnitüdü depreminenerjisi hakkında fikir vermez. Çünkü deprem sığ veya derin odaklıolabilir. Magnitüdü aynı olan iki depremden sığ olanı daha çok hasaryaparken, derin olanı daha az hasar yapacağından arada bir farkolacaktır. Yine de Richter ölçeği (magnitüd) depremlerin özelliklerinisaptamada çok önemli bir unsur olmaktadır.
Depremlerin şiddet ve magnitüdleri arasında birtakım ampirik bağıntılarçıkarılmıştır. Bu bağıntılardan şiddet ve magnitüd değerleri arasındakidönüşümleri aşağıdaki gibi verilebilir.
Siddet   IV   V   VI   VII   VIII   IX   X   XI   XII
Richter Magnitüdü   4   4.5   5.1   5.6   6.2   6.6   7.3   7.8   8.4

DEPREMİN DİĞER ÖZELLİKLERİ :
Bazen büyük bir deprem olmadan önce küçük sarsıntılar olur. Bu küçüksarsıntılara "ÖNCÜ DEPREMLER" denilmektedir. Büyük bir depreminoluşundan sonra da belki birkaç yüz adet küçük deprem olmaya devametmektedir. Bu küçük depremler "ARTÇI DEPREMLER" olarak isimlendirilirve büyük depremin oluş anına göre bunların şiddetinde ve sayısındaazalım görülür.
DEPREMİN OLUŞTUĞTU BÖLGELER:

- Deprem herhangi yerde ve herhangi bir zamanda oluşabilir. Genelolarak depremlerin kabuğu oluşturan levhaların sınırlarında oluştuğusöylenebilir. Dünyanın çeşitli yerlerinde benzer nitelikte depremlerintekrarlandığı gözlemlenmiştir ve bu kesimler hep levha sınırlarıdır.Depremlerin yoğun olarak gözlendiği bölgeler yeryüzünde üç ana kuşakoluşturur.

1. Kuşak (Pasifik Deprem Kuşağı): Şili'den kuzeye doğru Güney Amerikakıyıları, Orta Amerika, Meksika, ABD'nin batı kıyıları ve Alaska'nıngüneyinden Aleutian Adaları, Japonya, Filipinler, Yeni Gine, GüneyPasifik Adaları ve Yeni Zelanda'yı içine alan en büyük depremkuşağıdır. Yeryüzündeki büyük depremlerin yüzde 81'i bu kuşak üzerindegerçekleşir.

2. Kuşak (Alpine): Endonezya'dan (Java-Sumatru) başlayıp Himalayalar veAkdeniz üzerinden Atlantik Okyanusu'na ulaşan kuşaktır. Yeryüzündekibüyük depremlerin yüzde 17'si bu kuşakta oluşur.

3. Kuşak (Atlantik): Bu kuşak Atlantik Okyanusu ortasında yer alan levha sınırı (Atlantik Okyanus Sırtı) boyunca uzanır.

Dünya Üzerindeki Deprem Bölgeleri

1)Atlas Okyanusunun orta kesimi,
2)Akdeniz ve çevresi
3)Büyük Okyanus çevresi (En fazla bu bölgede görülmektedir. Sebebi katı haldeki yerkabuğunun (Sial) ince ve zayıf olmasıdır.)
Deprem Tehlikesinin Az Olduğu Yerler
1. K.Batı Avrupa-Grönland adası
2. Asya'nın kuzeyi (Sibirya)
3. Kanada'nın K.Doğusu
4.Güney Afrika
Türkiye ve Depremler
Yerküre üzerinde oluşan depremlerin büyüklüğü ve neden olduklarızararlar gözönüne alındığında iki ana deprem kuşağı en çok ilgi çekenbölgelerdir. Bunlardan biri Büyük Okyanusu çevreleyen ve özellikleJaponya üzerinde etkili olan Pasifik Deprem Kuşağı, diğeri iseCebelitarık’tan Endonezya adalarına uzanan ve Türkiye’nin de içindebulunduğu Akdeniz-Himalaya deprem kuşağıdır.
Türkiye’nin bulunduğu bölgede büyük levhalar arasında küçük birçoklevhanın olması, Türkiye’nin büyük bir bölümünün deprem kuşağı içindeyer almasına neden olur.
Türkiye, üç büyük levhanın etkisi altındadır. Avrasya, Afrika ve Araplevhaları. Anadolu’nun büyük bir kısmının yer aldığı Anadolu levhası,Avrasya levhasının küçük bir bölümüdür.

Bu levhalar arasındaki etkileşim şöyledir: Afrika levhası, Akdeniz’deHelenik-Kıbrıs Yayı denilen bölgede, Avrasya (veya onun bir parçasıolan Anadolu) levhasının altına dalar. Arap levhası ise Kızıldeniz’dekiaçılma nedeniyle kuzeye doğru hareket eder ve Anadolu levhasınısıkıştırır. Bu sıkıştırma sonucu Bitlis Bindirme Zonu (Bitlis KenetKuşağı) oluşmuştur. Sıkıştırma halen sürdüğü için, Anadolu levhasıkuzey ve güneydeki fay hatları boyunca batıya doğru hareket eder.Anadolu levhasının kuzey sınırı, bir bölümünde 17 Ağustos depremininoluştuğu Kuzey Anadolu Fayı’dır. Güney sınırını ise, Helenik-KıbrısYayı ile Doğu Anadolu Fayı oluşturur.
Arap levhasının sıkıştırması sonucu batıya kayan Anadolu levhasınınsınırlarında ve Afrika levhasının Avrasya levhasının altına dalmasısonucu Akdeniz’de ve Ege Graben Sistemi içersinde depremler meydanagelir. Ancak Arap levhasının sıkıştırması bu bölgelerdeki hareketlenmeile tamamen telafi edilemediği için İç Anadolu ve Doğu Anadolubölgelerinde de içsel deformasyon nedeniyle depremler olabilmektedir.

Türkiye’deki Deprem Bölgeleri
1)Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı: Saroz körfezinden başlar, Marmaradenizinden geçtikten sonra Kuzey Anadolu Dağlarının güneyini takipederek Van Gölünün kuzeyine doğru uzanır.
2)Batı Anadolu Deprem Kuşağı: Güney Marmara’dan başlar Ege Bölgesindeki çöküntü ovalarını takip eder.
3)Güney Anadolu Deprem Kuşağı: Hatay’dan başlar, Güney Anadolu Toroslarını takip ederek Van gölünün güneyine doğru devam eder.
Deprem Tehlikesinin En Az Olduğu Alanlar:
1)Konya, Karaman, Taşeli Platosu ve İçel çevresi.
2)Mardin-Şırnak çevresi. 









Türkiye'de Deprem Kuşaklarına Göre İllerin Dağılımı
I. Derece Bölgede
Yeralan İller    II. Derece Bölgede
Yeralan İller    III. Derece Bölgede
Yeralan İller    IV. Derece Bölgede
Yeralan İller    V. Derece Bölgede
Yeralan İller
1. Çanakkale
2. İzmir
3. Manisa
4. Aydın
5. Balıkesir
6. Muğla
7. Bursa
8. İstanbul
9. Denizli
10. Kocaeli
11. Yalova
12. Bilecik
13. Sakarya
14. Burdur
15. Isparta
16. Bolu
17. Bartın
18. Karabük
19. Çankırı
20. Kastamonu
21. Kırıkkale
22. Kırşehir
23. Amasya
24. Tokat
25. Hatay
26. K. Maraş
27. Malatya
28. Erzincan
29. Bingöl
30. Muş
31. Siirt
32. Bitlis
33.Hakkari   
1. Tekirdağ
2. Uşak
3. Kütahya
4. Eskişehir
5. Afyon
6. Antalya
7. Zonguldak
8. Çorum
9. Adana
10. Samsun
11. Adıyaman
12. Elazığ
13. Tunceli
14. Diyarbakır
15. Erzurum
16. Batman
17. Ardahan
18. Şırnak
19. Kars
20. Ağrı
21. Van
22. Iğdır   
1. Yozgat
2. Nevşehir
3. Mersin
4. Kayseri
5. Sivas
6. Kilis
7. Gaziantep
8. Ordu
9. Şanlıurfa
10. Gümüşhane
11. Bayburt
12. Mardin
13. Artvin   
1. Edirne
2. Kırklareli
3. Konya
4. Ankara
5. Niğde
6. Sinop
7. Giresun
8. Trabzon
9. Rize   
1. Karaman
2. Aksaray
Konuyu Paylaş:
  facebook  twitter  google  google

Seo4Smf Tagleri: trkye8217de depremler 
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
352 Gösterim
Son İleti Nisan 20, 2007, 05:08:38 ÖS
Gönderen: black_wind
1 Yanıt
264 Gösterim
Son İleti Temmuz 04, 2007, 02:32:56 ÖÖ
Gönderen: SpEtSnAz
0 Yanıt
162 Gösterim
Son İleti Temmuz 05, 2007, 12:18:00 ÖÖ
Gönderen: ALbyRocK
TÜrkİye’de Sanayİ

Başlatan Fosil_Heart Coğrafya

0 Yanıt
1909 Gösterim
Son İleti Ekim 15, 2007, 06:29:13 ÖS
Gönderen: Fosil_Heart
0 Yanıt
342 Gösterim
Son İleti Ekim 15, 2007, 06:29:41 ÖS
Gönderen: Fosil_Heart
1 Yanıt
840 Gösterim
Son İleti Ekim 26, 2007, 12:06:16 ÖÖ
Gönderen: target_teen
0 Yanıt
270 Gösterim
Son İleti Ekim 17, 2007, 08:17:06 ÖÖ
Gönderen: albayrak
0 Yanıt
242 Gösterim
Son İleti Şubat 23, 2008, 03:52:26 ÖS
Gönderen: albayrak