Vallaha bırakmaz Üye Ol

Reklam / Sponsor

Gönderen Konu: Dünyada ve Türkiyede Nüfus...  (Okunma sayısı 2727 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Fosil_Heart

  • Ziyaretçi
Dünyada ve Türkiyede Nüfus...
« : Ekim 15, 2007, 04:24:11 ÖS »



DÜNYADA VE TÜRKİYEDE NÜFUS
Sınırları belli bir alanda yaşayaninsan sayısına nüfus denir. Nüfusun sayısı, eğitim durumu, yaş vecinsiyet gruplarına dağılımı gibi özellikleri hakkında bilgiedinebilmek için, nüfus sayımları yapılır. Nüfus sayımı bir ülkedeyaşayan insanların belli bir günde sayılması işlemidir.

Günümüzde Dünya Nüfusu 5 Milyar 530 Milyona ulaşmıştır. Dünya nüfusundaki bu hızlı artışın nedenleri;

·Tıp Bilimindeki gelişmeler : Tıp bilimindeki gelişmelere bağlı olarak doğum oranlarının artması ve ölüm oranlarının azalması nüfus artışına yol açmıştır.
·Tarımdaki Gelişme ve Endüstrileşme :Tarım ve endüstri alanındaki gelişmelere yaşam koşullarınıniyileşmesini sağlamıştır. Böylece kötü beslenmeden kaynaklanan ölümlerazalmıştır.
·Teknolojik Gelişmeler : Teknolojik gelişmeler, yaşam koşullarını iyileştirerek, nüfus artışına dolaylı olarak etki eder.

Nüfusun Kıtalara Dağılımı

  Birleşmiş Milletler’in 1994 yılı verilerine göre Dünya Nüfusu 5 Milyar 530 milyondur.

Doğal Nüfus Artış Hızı (Doğurganlık Hızı)

  Bir yıl içinde, doğum veölüm sayısına bağlı nüfus artışına doğal nüfus artış hızı ya dadoğurganlık hızı denir. Doğurganlık hızı, eğitime, kültüre ve ekonomikgelişime bağlı olarak değişir. Ekonominin tarım ve hayvancılığa dayalıolduğu, eğitim ve kültür düzeyinin geri olduğu ülke ve bölgelerdedoğurganlık hızı fazladır. Ayrıca kırsal kesimde doğurganlık hızıkentlere göre daha yüksektir. Nüfusun yıl içinde göstermiş olduğu artışhızına ise yıllık nüfus artış hızı denir. Bir bölgedeki yıllık nüfusartış hızı doğum ve ölüm oranları dışında göçlerle de değişebilir.Doğurganlık hızı ve yıllık nüfus artış hızı yüzde (%) yada binde (%o)ile ifade edilir.

Dünya Yıllık Nüfus Artış Hızı

  Aşağıda, BirleşmişMilletler’in verilerine göre (1990-1995) kıtaların doğum oranı, ölümoranı, doğal nüfus artış hızı ve yıllık nüfus artış hızı verilmiştir.

Kıtalara Göre Doğum Oranları

  Doğum oranının en yüksekolduğu kıta %o 42 ile Afrika’dır. Avrupa ise %o 12 ile doğum oranınınen düşük olduğu kıtadır. Doğum oranları ile kıta veya bölgeningelişmişliği arasında yakın bir ilişki vardır. Ekonominin tarım vehayvancılığa dayalı olduğu, eğitim ve kültür düzeyinin düşük olduğuyerlerde doğum oranlarında artış görülür.

Kıtalara Göre Ölüm Oranları

  Yaşam koşularına bağlıolarak insanların ortalama yaşam süresi kısalmaktadır. Bu nedenle ölümoranının en yüksek olduğu kıta, ekonomik ve kültürel yönden geri kalmışAfrika’dır. Genç nüfusun fazla olduğu ve sürekli göç veren GüneyAmerika ise, %o 7 ile ölüm oranının en az olduğu kıtadır.

Dünya Doğal Nüfus Artış Hızı

  1990-1995 yıllarıarasında, ekonomik ve kültürel yönden geri kalmış olması nedeniyledoğal nüfus artışının en fazla olduğu kıta Afrika’dır. Avrupa’da isedoğal nüfus artışının en az olmasının nedeni,doğurganlık hızlarınıkontrol altına almış gelişmiş ülkelerin varlığıdır.

Dünya Yıllık Nüfus Artış Hızı

  1990-1995 yılları arasındayıllık nüfus artışının en fazla olduğu kıta, %o 28 ile Afrikakıtasıdır. Avrupa ise göç almasına karşın %o ile yıllık nüfus artışhızının en az olduğu kıtadır.

Hızlı Nüfus Artışının Getirdiği Sorunlar

  • Tüketici   durumda olan çocuk yaştaki nüfusu ve tüketimi artırır.
  • Kişi   başına düşen ulusal gelir payı azalır.
  • Ulusal   gelirin büyük bölümünün artan nüfus tarafından tüketilmesine bağlı olarak   ekonomik kalkınma hızı yavaşlar.
  • Artan nüfusu beslemek içintoprağın aşırı kullanılması toprak erozyonunu hızlandırır. Çeşitliçevre sorunları ortaya çıkar.
  • Ekonomik   bağımlılık oranı yükselir.
  • Yetersiz   beslenme sorunu ortaya çıkar.
  • Kırsal   kesimden kentlere doğru olan göçler yoğunluk kazanır.
  • Kırsal   alanlarda ve kentlerde işsizlik ve geçim sıkıntısı başlar.
  • Çarpık   kentleşme görülür.
UYARI : Bir ülkedeki nüfus artışhızının fazla olmasının sorun haline gelmesindeki temel etken, oülkenin ekonomik kaynaklarının ülkede yaşayan nüfusun beslenme,barınma, eğitim, sağlık ve iş gibi temel gereksinimlerinikarşılayamamasıdır. Bu duruma aşırı nüfuslanma denir.

Göçler

  Nüfusun geçici veyasürekli olarak yer değiştirmesidir. Göçler, hızlı nüfus artışının doğalbir sonucudur. Bir bölgedeki nüfusun, artmasında veya azalmasındagöçlerin büyük etkisi vardır.
Göçlerin oluşum nedenleri 3 grupta toplanır.
  • Doğal Yıkımlar
Deprem, heyelan, kuraklık, taşkın, sel, çığ gibi doğal yıkımlar göçlere neden olmaktadır.
Doğal yıkımlardan zarar göreninsanlar bulundukları yerleri terk ederek koşulları daha iyi olanyerlere göç ederler. Örneğin ülkemizde 1998’de Adana’da meydana gelendepremde zarar gören birçok kişi başka kentlere göç etmişlerdir. Yine1998’de Bartın’da meydana gelen sel felaketi ise ilçeyi yaşanamaz halegetirmiş ve göçe neden olmuştur.
  • Sosyal ve Siyasi   Nedenler
Savaşlar, işgaller, devrimler,terör olayları veya dini olaylar göçlere neden olmaktadır. ÖrneğinSırpların işgali nedeniyle Bosnalıların bulundukları bölgeyi terketmesi siyasi nedenli bir göçtür.
  • Ekonomik   Nedenler
Ekonomik gelişmenin yavaş olduğubölgelerde iş olanaklarının az olması, göçlere neden olmaktadır.İşsizlik nedeniyle yapılan göçlere işgücü göçü denir. İşgücü göçlerimevsimlik, kısa süreli veya uzun süreli olabilir. Örneğin ülkemizde yazmevsiminde pamuk işçilerinin Çukurova’ya gelmesi mevsimlik işgücügöçüdür.

Göç Tipleri

  Göçler bir ülkeninsınırları içinde olabileceği gibi ülkeler arasında da olabilir. Göçler,oluştukları yere göre iki gruba ayrılır :
  • İç Göçler
Herhangi bir ülkenin sınırlarıiçinde oluşan göçlerdir. Bu yer değiştirme hareketi sırasında ülkenüfusunda herhangi bir değişme söz konusu değildir. Genellikle içgöçlere bağlı olarak kent nüfusları artarken, kırsal nüfusazalmaktadır. İç göçler;
Kırsal alandan kırsal alana
Kırsal alandan kentlere
Kentlerden kentlere
Kentlerden kırsal alana
doğru olmaktadır. İç göçlerinen fazla görüleni kırsal alandan kentlere doğru olanıdır. Verimli tarımalanları, endüstrinin geliştiği bölgeler, ticaret merkezleri, madenyatakları bakımından zengin olan bölgeler ve turistik yöreler göçmençekerler.
  • Dış Göçler
Bir ülkeden başka ülkelere olan göçlerdir. Göç veren ülkenin nüfusu azalır. Dış göçler, oluşum nedenlerine göre 5 gruba ayrılır:

§Zorunlu Göçler (Sığınma Göçleri) :Savaş, baskı veya zulümden açarak başka ülkelere yapılan sığınmagöçleridir. Örneğin 1991 yılındaki Körfez Savaşı sırasında Kuzey Irakhalkının bir bölümünün ülkemize göçü bu türdendir.
§Yer Değiştirme (Mübadele) Göçleri : Birantlaşmanın esaslarına dayanılarak yapılan, ülke nüfuslarınınkarşılıklı olarak yer değişmesi ile oluşan göçlerdir. Örneğin KurtuluşSavaşı sonrası Yunanistan ile yapılan anlaşmalarla ülkemizde yaşayanRumlar ile Yunanistan’daki Türkler arasında yer değiştirme göçleriyaşanmıştır.
§Gönüllü Göçler : İnsanlarınçeşitli nedenlerle, kendi istekleri doğrultusunda, sürekli yaşamak içinbaşka ülke veya kıtalara gitmesiyle oluşan göçlerdir. ÖrneğinAvrupalıların yeni dünya kıtalarına göçü bu türdendir.
§İşgücü Göçleri : İnsanların,işsizliğin fazla olduğu geri kalmış ülkelerden, iş olanakları fazlaolan endüstrileşmiş ülkelere gitmesiyle oluşan göçlerdir. Bu göçle işçigönderen ülkeler döviz sağlar, ülkede işsizlik azalır, ülkelerarasındaki ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkiler gelişir. Örneğin 1960yılından itibaren, Türkiye’den çeşitli Avrupa ülkelerine işçi göçüolmuştur.
§Beyin Göçleri : İyieğitilmiş elemanların daha iyi çalışma olanakları sağlayan ülkeleregitmesiyle oluşan göçlerdir. Örneğin II. Dünya Savaşı sırasında Almanbilim adamlarının ABD’ye göçü bu türdendir.

Nüfusun Dağılışı

  Dünya’nın her yerinde nüfus dağılımı aynı değildir. Bu dağılımda;
  • İklim,
  • Bitki   örtüsü,
  • Yer   şekilleri,
  • Tarımsal   etkinlikler,
  • Endüstri,
  • Madenler,
  • Ulaşım,
  • Ticaret
gibi doğal ve beşeri koşulların etkisi vardır.

UYARI : Nüfusun dağılışındayer şekilleri, iklim, doğal bitki örtüsü, su kaynakları gibi doğalkoşulların belirleyici olduğu ülkeler ve bölgeler, ekonomik bakımdangeri kalmış yerlerdir. Gelişmiş bölge ve ülkelerde nüfusun dağılışıdaha çok ekonomik koşullara bağlıdır.

Sık Nüfuslanmış Yerler

  Dünya nüfusunun büyük birbölümü uygun yaşama koşulları taşıyan ılıman iklim kuşağındatoplanmıştır. Dünya’da sık nüfuslanmış alanlar :
Muson Asyası :
Asyakıtasının güney ve güneydoğusundaki ülkeleri kapsayan bu bölgede, bolyağışlı iklim nedeniyle pirinç ve çay tarımı önem taşır. Dünya’nın enkalabalık ülkeleri olan Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan bu bölgedebulunmaktadır.
Akarsu Havzaları :
Tarım koşullarının elverişli olduğu Ganj, İndus, Fırat, Nil gibi akarsu havzaları sık nüfuslanmıştır.
Avrupa :
Madencilik, endüstri ve ticaretin çok geliştiği Avrupa’nın bütünü sık nüfuslanmıştır.
Japonya ve Kuzey Amerika’nın doğu kıyıları : Sanayileşmenin ve kısmen madenciliğin etkisiyle sık nüfuslanmıştır.

Seyrek Nüfuslanmış Yerler

  İklim koşullarının olumsuzluğuna bağlı olarak nüfusun çok az olduğu, tenha yerlerdir.
Soğuk Bölgeler :
Kuzey Kutup Dairesi içinde bulunan Grönland, Alaska, Kanada’nın Kuzeyi,İskandinav Yarımadası ve Sibirya’nın kuzey bölgeleri düşük sıcaklıknedeniyle seyrek nüfuslanmıştır.

Yüksek Dağlar :
İklim koşullarının her türlü ekonomik faaliyeti, özellikle tarımı sınırlamasına bağlı olarak seyrek nüfuslanmıştır.

Sıcak ve Nemli Ekvatoral Bölgeler :
Tropikal kuşakta, Amazon, Kongo havzaları gibi alçak yerler, yükseksıcaklık, aşırı nemlilik, sık ormanlar ve geniş alan kaplayanbataklıklar nedeniyle az nüfuslanmıştır. Bu bölgede nüfus, iklimkoşullarının elverişli olduğu yüksek kesimlerde toplanmıştır.

Nüfuslanmamış Yerler

  İklim ve zemin koşulları nedeniyle insanların yerleşmesine elverişli olmayan, nüfuslanmamış yerlerdir.

Kutup Bölgeleri :
GüneyKutup Bölgesi’nde bulunan Antartika Kıtası 14 milyon km2 genişliktedir.Kalın buzullarla kaplı bir kıta olduğu için nüfuslanmamıştır.

Bataklıklar :
Bataklık, yağış miktarının fazlalığı nedeniyle, toprağın çok ıslakolduğu, yer yer suların yüzeyde biriktiği yerlerdir. Yerleşmeyi veekonomik faaliyeti sınırlandırdıkları için nüfuslanmamıştır.

Çöller :
Dönenceler çevresindeki Meksika, Büyük Sahra, Arabistan, Kalahari,Avusturalya çölleri ile Asya’nın iç kesimlerindeki İran, Kızılkum,Karakum, Taklamakan ve Gobi çölleri, insanların yaşamasına veyerleşmesine uygun değildir. Bu nedenle nüfuslanmamıştır. Ancak vahaadı verilen sulak yerlerde az da olsa nüfuslanma görülür.

Nüfus Yoğunluğu

  Belli bir alanda yaşayannüfusun, o alana oranıdır. Ülkenin genişliği ve toplam nüfus hakkındabilgi verir. Kişi/km2 olarak gösterilir.
Nüfus yoğunluğu 3 farklı biçimde ifade edilir.
  • Aritmetik Nüfus   Yoğunluğu
Bir bölgenin veya ülkenin toplam nüfusunun bölgenin yüzölçümüne bölünmesiyle elde edilen nüfus yoğunluğudur.
              Toplam Nüfus
Aritmetik Nüfus Yoğunluğu =  Yüzölçümü
formülü ile hesaplanır.
Aritmetik nüfus yoğunluğu,ülkenin gelişmişlik durumunu, nüfuslanma özelliğini ifade etmez. Sadeceülkenin yüzölçümü hakkında bilgi verir.
  • Tarımsal Nüfus   Yoğunluğu
Bir ülkenin tarımla geçine kırsal nüfusunun, toplan tarım arazisine bölünmesiyle elde edilen nüfus yoğunluğuna denir.
                Kırsal Nüfus
Tarımsal Nüfus Yoğunluğu =  Tarım Alanları
formülü ile hesaplanır.
Tarımsal nüfus yoğunluğutarım alanlarının genişliği hakkında bilgi verir. Dağlık bölgelerdetarım alanları dar olduğu için ve yağışların fazla olduğu yerlerdesulamaya gerek duyulmadan tarım yapılabildiği için, kırsal nüfusfazladır. Buna bağlı olarak tarımsal nüfus yoğunluğu yüksektir.

UYARI : Dağlık ve engebeli yerlerde tarım arazisi az olacağı için tarımsal nüfus yoğunluğu da az olabilir.
  • Fizyolojik Nüfus   Yoğunluğu
Bir ülkenin toplam nüfusunun, tarım alanları yüzölçümüne bölünmesi sonucu elde edilen nüfus yoğunluğudur.

          Toplam Nüfus 
Fizyolojik Yoğunluk= Tarım Alanları
    formülü ile hesaplanır.
    Fizyolojik nüfus yoğunluğu, nüfusun tamamını tarımla geçiniyor kabul ettiği için yanıltıcı sonuçlar verebilir.

Nüfusun Yapısı

  Bir ülkede nüfusun sayısıve yoğunluğundan daha önemli olan nüfusun yapısıdır. Bir ülkeninsosyo-ekonomik, sosyo-kültürel durumu hakkında bilgi edinmek içinülkenin nüfus yapısından yararlanılır. Nüfusun yapısını belirleyenözellikler :
  • Nüfusun   Yaş Gruplarına ve Cinsiyete Göre Dağılımı
  • Etkin   (çalışan) Nüfusun Sektörlere Dağılımı
  • Nüfusun   Gelir Durumu
  • Nüfusun   Eğitim Durumu
  • Nüfusun   Kır ve Kentlere Dağılımı
Nüfusun Yaş Gruplarına ve Cinsiyete Göre Dağılımı

Nüfusun yaş gruplarınadağılımına nüfusun yaş yapısı denir. Bunun için ülkenin toplam nüfusuyaş dilimleri temel alınarak gruplandırılır. Bu gruplandırma genellikle0-14, 15-64, 65-65 üstü biçiminde yapılır.
Nüfusun kadın ve erkek nüfusolarak dağılımına nüfusun cinsiyet yapısı denir. Hemen her ülkede erkekve kadın sayısı birbirine yakındır. Savaş dönemlerinde erkeklerinölmesi veya erkek nüfusun ekonomik nedenlerle göç etmesi bu dengeyibozar.

Nüfus Piramitleri

  Nüfusun yaş yapısı nüfuspiramidi adı verilen grafiklerle gösterilir. Nüfus piramitleri ülkeningelişmişliğine göre farklı özellikler gösterir.

Piramit 1 : Bu piramit doğumve ölüm oranlarının yüksek olduğu, geri kalmış ülkelerin nüfus yapısınıgöstermektedir. Bu tür nüfus yapılarına gelişen nüfus denir.

Piramit 2 : Bu piramit doğumoranlarının fazla çocuk ölümlerinin az olduğu, gelişmekte olanülkelerin nüfus yapısını göstermektedir.

Piramit 3 : Bu piramit doğumve ölüm oranlarının düşük olduğu, endüstrisi gelişmiş ülkelerin nüfusyapısını göstermektedir. Piramidin tabanının dar olması, doğum oranınındüşük, 60 yaşın üzerindeki nüfusun fazla, ortalama insan ömrünün uzunolduğunun göstergesidir. Bu tür nüfus yapılarına durağan nüfus denir.

Piramit 4 : Bu piramit doğumoranları son yıllarda artmaya başlayan ülkelerin nüfus yapısınıgöstermektedir. Genellikle İtalya, Almanya, İngiltere, Danimarka, ABD,Kanada gibi ülkelerin nüfus dinamiğini gösterirler.

Piramit 5 : Nüfusu artmaktaolan ülkelerin doğum oranlarını hızla azaltması sonucu oluşanpiramitlerdir. Piramidin tabanındaki daralma, doğurganlığın çeşitliönlemlerle yavaşladığını göstermektedir.

Etkin (Çalışan) Nüfusun Sektörlere Dağılımı

  Çalışan nüfusa etkin nüfusdenir. 15-64 yaş arasındaki nüfus, çalışma çağındaki nüfusu (etkinnüfusu) oluşturur. Gelişmiş ülkelerde çalışma yaşı daha yüksektir veçalışma çağındaki nüfusun tümü etkindir. Gelişmemiş ve gelişmekte olanülkelerde ise nüfusun büyük bölümü tüketici durumdadır.
Çalışan nüfus 3 ana sektöredağılır. Bir ülkede hizmet ve endüstri sektörlerinde çalışan nüfusunfazla olması, ülkenin gelişmişliğinin göstergesidir. Az gelişmiş veyagelişmekte olan ülkelerde ise tarım sektöründe çalışan nüfus dahafazladır.

Nüfusun Gelir Durumu

  Bir ülke nüfusunun gelirdurumu, ülkenin gelişip gelişmediği hakkında bilgi verir. Örneğingelişmiş ülkelerde nüfus artış hızı düşük, ekonomik kalkınma hızıyüksektir. Buna bağlı olarak kişi başına düşen ulusal gelir yüksektir.
Gelişmemiş ülkelerde isenüfus artış hızının yüksek olması ekonomik kalkınmayı yavaşlatır. Bunabağlı olarak kişi başına düşen ulusal gelir azalır.

Nüfusun Eğitim Durumu

  Bir ülkede her alandayetişmiş insan gücüne gereksinim duyulur. Bu nedenle yetişmiş insangücünün ülke kalkınmasına katkısı çok büyüktür. Gelişmiş ülkelerdeokullaşma oranı ve yetişmiş insan sayısı fazladır. Bu durum ülkeninkalkınma hızını artırıcı etki yapar.

Okullaşma Oranı :
Eğitimalmış nüfusun toplam nüfus içindeki payına okullaşma oranı denir.Okullaşma oranı yüksek olan ülkelerin gelişme hızı da yüksektir.

Nüfusun Kır ve Kentlere Dağılımı

  Her ülkede kır ve kentnüfusu farklıdır. Kentleşme hızı yüksek olan yerlerde iş olanaklarıdaha geniştir. Bu nedenle kentlerin nüfusu doğal nüfus artışından çok,aldıkları göçlere bağlı olarak artar. Genellikle kır nüfusu fazla olanülkelerde gelişme yavaş, kent nüfusu fazla olan ülkelerde ise gelişmehızlıdır.

Ülkelere Göre Nüfus Yapısı

  Gelişmiş ve geri kalmış ülkelerde nüfusun yapısı birbirine zıt özellikler taşır.

Gelişmiş Ülkelerde Nüfus Yapısı

  Ekonomik ve sosyal yönden gelişmiş ülkelerde :
  • Nüfus   artış hızı azdır.
  • Doğum   oranı düşük olduğu için, 0-14 yaş arası nüfus azdır.
  • Çocuk   ölüm oranı azdır.
  • Sağlıklı ve bilinçli beslenme ilegelişkin sağlık hizmetlerine bağlı olarak ortalama yaşam süresi uzun,yaşlı nüfus sayısı fazladır.
  • Üretici   nüfus fazla, tüketici nüfus azdır.
  • Okur   yazar oranı yüksektir.
  • Nüfusun   büyük bölümü kentlerde yaşar
Az Gelişmiş Ülkelerde Nüfus Yapısı

Ekonomik ve sosyal yönden gelişmemiş ülkelerde :
  • Nüfus   artış hızı fazladır.
  • Doğum   oranı yüksek olduğu için, 0 – 14 yaş arası nüfus fazladır.
  • Çocuk   ölüm oranı fazladır.
  • Sağlıksız ve bilinçsiz beslenmeile sağlık hizmetlerinin yetersiz olmasına bağlı olarak ortalama yaşamsüresi kısa, yaşlı nüfus sayısı azdır.
  • Üretici   nüfus az, tüketici nüfus fazladır.
  • Okur   yazar oranı düşüktür.
  • Nüfusun   büyük bölümü kırsal kesimde yaşar.
Yerleşme

İnsanların barındığı vegeçimlerini sağlamak amacıyla çalıştığı yeri kapsayan alandır. Ancakyeryüzünün tamamı yerleşmeye uygun değildir. Doğal ve ekonomik kökenlibazı etmenler yerleşmeleri sınırlamaktadır.

Yerleşmeyi Sınırlayan Etmenler

  Denizler
Kutuplar
Çöller
Ormanlar
Yer şekilleri
Toprak özellikleri
Ekonomik özellikler
Ulaşım olanakları

UYARI : Sıcak kuşaktayerleşmenin üst sınırı 3000 m, ılıman kuşakta 2000 m, soğuk kuşakta 0m’dir. Örneğin Türkiye’de 2000 m’nin üstündeki yerleşmeler oldukçaazdır.

Yerleşme Tipleri

  Yerleşmeler ekonomik etkinliğin türüne göre ikiye ayrılır.
Sürekli Yerleşmeler
Geçici Yerleşmeler

Sürekli Yerleşmeler

  Tarım, ticaret, endüstri,madencilik, ulaşım gibi bir yere yerleşmeyi zorunlu kılan ekonomikfaaliyetlerin görüldüğü yerleşmelerdir. Bu yerleşmeler ikiye ayrılır.

Kent Yerleşmeleri :
Ekonomik faaliyetlerin endüstri, madencilik, ticaret, ulaşım turizm vb.olduğu yerleşmelerdir. Kentler, öne çıkan ekonomik faaliyetlere göre;
Endüstri kenti
Ticaret kenti
Maden kenti
Tarım kenti
Ulaşım kenti
Turizm kenti
Eğitim, kültür kenti gibi sınıflara ayrılır. Bu faaliyetlerin bir arada bulunduğu kentlerde gelişme daha hızlıdır.

Kır Yerleşmeleri

  Bir yerleşim merkezininkır yerleşmesi sayılabilmesindeki en belirleyici özellik ekonominintarım ve hayvancılığa dayalı olmasıdır. Kırsal yerleşmeler, yerleşimalanının özelliğine göre ikiye ayrılır.

Toplu Kır Yerleşmeleri :
Evlerin bir arada bulunduğu yerleşmelerdir. Bu yerleşmelerinoluşmasında iklimin kurak ve yarı kurak olması, su kaynaklarının heryerde bulunmaması belirleyici olmuştur. Bu nedenle toplu kıryerleşmeleri su kaynakları çevresinde kümelenir.

Dağınık Kır Yerleşmeleri :
Evler arasındaki uzaklığın fazla olduğu ve geniş bir alan yayılmış olanyerleşmelerdir. Bu yerleşmelerin oluşmasında arazinin engebeli, tarımtopraklarının küçük, parçalı ve dağınık olması belirleyici olmuştur.Yağışların ve su kaynaklarının bol olması, tarımda sulamaya ihtiyaçduyulmaması dağınık yerleşmeyi kolaylaştırmıştır.

Geçici Yerleşmeler

  Ekonomik faaliyetin göçebehayvancılık, tarım, turizm veya tükenebilen madenin işletilmesi olduğuyerlerde, faaliyet süresince yapılan yerleşmedir.

Konut Tipleri

  Yerleşmelerin en küçükbirimi konutlardır. Kırsal kesimde ve geri almış yerlerde konutlardakullanılan yapı malzemesi doğal çevre ile uyumludur. Gelişmişbölgelerde ise konut tiplerinde teknolojinin etkisi belirgindir.

Doğal Barınaklar :
Mağaralar ve ağaç kovuklarıdır. İlk insanların kullandıkları barınaklardır.
Çadırlar :
Göçebe hayvancılıkla geçinenlerin, konar-göçer yaşantılarını sürdürdükleri barınaklardır.

Kulübeler :
Saz ve kamışlardan yapılan basit evlerdir. Afrika ülkelerinde görülür.
KerXXX evler :
İklimin kurak ve yarı kurak olduğu bölgelerde, bitki örtüsünün cılızolması nedeniyle, killi toprağın yapı malzemesi olarak kullanıldığıevlerdir. Türkiye’de İç ve Doğu Anadolu ile Orta Asya, İran, Orta Doğuve Kuzey Afrika’da yaygındır.
Taş evler :
Arazinin dağınık olduğu yerlerde taşın, yapı malzemesi olarak kullanıldığı evlerdir.
Ahşap evler :
İklimin nemli olduğu yağışlı bölgelerde ağaçtan yapılan evlerdir.Türkiye’de Karadeniz Bölgesi’nde, Kuzey Orta Avrupa’da, Sibirya’da,Muson ülkelerinde, Ekvatoral bölgelerde ve Kanada’da yaygındır.
Betonarme evler :
Endüstrileşmeye bağlı olarak demir, tuğla ve betonun yapı malzemesiolarak kullanıldığı evlerdir. Endüstrileşmiş ülkelerde yaygın olarakgörülür .

Türkiye’de Nüfus ve Yerleşme

Türkiye’de Nüfus

   Ülkemizdeki nüfusunsayısı ve nüfusla ilgili veriler yapılan nüfus sayımları ile eldeedilir. Bu sayımlar sonucunda, toplam nüfus, nüfusun yaş gruplarına vecinsiyete göre dağılımı, okur yazar oranı, eğitilmiş nüfus durumu,işsiz sayısı, çalışan nüfusun iş kollarına göre dağılımı, köy ve kentnüfus sayıları belirlenir.

Türkiye’de ilk düzenli nüfussayımı 1927’de, ikinci nüfus sayımı ise 1935’te yapılmıştır. Daha sonra5 ve 0 ile biten yıllarda nüfus sayımı yinelenmiştir. En son nüfussayımı 1990’da yapılmış ve daha sonraki sayımların 10 yılda biryapılması kararlaştırılmıştır.

Yıllara Göre Nüfus Sayımları ve Sonuçları

  1927-1990 yılları arasında Türkiye nüfusu 43 milyon kişi artmıştır.
En düşük nüfus artış hızı (% 10,5). 1940-1945 arası dönemde görülür. Bu durumun nedeni II. Dünya savaşı koşullarıdır.
Nüfus artış hızının en fazlaolduğu dönem 1955-1960 arasıdır. Nedeni sağlık hizmetlerininyaygınlaşması ve yanlış nüfus politikalarıdır.
1960-1965 arası dönemde bir önceki döneme göre nüfus artışında azalma görülür. Nedeni yurt dışına yapılan işçi göçleridir.
1985’ten itibaren nüfus artış hızında sürekli olarak azalma görülür.

Türkiye’de Doğal Nüfus Artış Hızı (Doğurganlık Hızı)

  Bir yıl içinde, doğum veölüm sayısına bağlı nüfus artışına doğal nüfus artışı hızı ya dadoğurganlık hızı denir. Doğurganlık hızı, eğitime, kültüre ve ekonomikgelişime bağlı olarak değişir.
Türkiye genelinde kırsal kesimde doğurganlık hızı fazladır.
Doğurganlığın en az olduğu bölgeler Marmara ve Kıyı Ege, en fazla olduğu bölgeler, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’dur.

Doğurganlık Hızının Sonuçları

  Doğurganlığın fazla olduğubölgelerden ve kırsal kesimlerden iş olanaklarının fazla olduğugelişmiş bölge ve kentlere göçler olur. Göçler nedeniyle nüfusunbölgeler arası dağılım dengesi ve cinsiyet dengesi bozulur.
Doğurganlık arttıkça içtüketim artar, hammadde kaynakları hızla tükenir, iş, eğitim, sağlık,beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçlar karşılanamaz.

Türkiye’de Göçlerin Nedenleri

  Türkiye’de 1850’denitibaren kırsal kesimden kentlere doğru hızlı bir iç göç başlamıştır.Türkiye’deki göçlerin nedenleri şunlardır.
Kırsal kesimdeki hızlı nüfus artışı
Tarım arazisinin miras yoluyla parçalanıp küçülmesi
Tarımda makineleşmenin başlamasıyla oluşan işsizlik.
Verimli tarım alanlarının azalması.
Kan davaları ve güvenlik sorunu.
Kentlerin iş, eğitim ve sağlık bakımından çekiciliği.
İç göçlerin hızla artması, bir çok sorunu da beraberinde getirmiştir.

UYARI : iç göçler sonucunüfus, ülke sınırları içerisinde yer değiştirdiği için toplam nüfustaartma ya da eksilme olmaz. Nüfusun dağılım dengesi ve cinsiyet dengesi,bölgeden bölgeye değişir.

Türkiye’de Göçlerin Sonuçları
  • Kent   nüfusu hızla artar
  • Alt   yapı yetersizliği ve plansız kentleşme sorunları ortaya çıkar.
  • Kentlerde,   ulaşım, konut, eğitim gibi alanlarda sorunlar oluşur.
  • Kentlerde   işsizlik artar
  • Kentlerde   güvenlik bozulur
  • Kırsal   alandaki yatırımlar verimsiz hale gelir.
Türkiye’de Nüfus Dağılışı

Türkiye’de nüfusundağılımında, iklim, yer şekilleri, ulaşım, tarım olanakları, endüstri,madenler gibi doğal ve ekonomik koşulların etkisi vardır. Bu koşullarınelverişli olduğu yerler sık nüfuslanmıştır. Arazinin dağlık ve engebeliolduğu, tarım alanlarının az bulunduğu, önemli yolların uzağında kalan,endüstri ve ticaretin gelişmediği yerler ise seyrek nüfuslanmıştır.

Türkiye’de Nüfus Yoğunluğu

  Belli bir alanda yaşayannüfusun o alanın yüzölçümüne oranıdır. Kişi/km2 olarak gösterilir.Nüfus yoğunluğu 3 farklı biçimde ifade edilir.

Aritmetik Nüfus Yoğunluğu

  Bir bölgenin veya ülkenin toplam nüfusunun bölgenin yüzölçümüne bölünmesiyle elde edilen nüfus yoğunluğudur.
              Toplam Nüfus 
Aritmetik Nüfus Yoğunluğu =  Yüzölçümü

formülü ile hesaplanır.
Ülkemizde 1990 yılı sayımınagöre km2’ye 73 kişi düşer. Alanın genişliğine ve nüfusun fazlalığınagöre değişen aritmetik nüfus yoğunluğu illere ve bölgelere görefarklılık gösterir.

İllere Göre Nüfus Yoğunluğu

  Aritmetik nüfus yoğunluğuen fazla olan ilimiz İstanbul, en az olan ilimiz Gümüşhane’dir. İllerinnüfus yoğunlukları turizme ve tarımsal faaliyete bağlı olarak mevsimegöre değişir. Örneğin yaz mevsiminde Antalya’nın nüfusu turizmnedeniyle artarken, Adana’nın nüfusu Çukurova’ya çalışmak için gelenişçiler nedeniyle artmaktadır.

Bölgelere Göre Nüfus Yoğunluğu

  Aritmetik nüfus yoğunluğuen fazla olan bölgemiz iş olanaklarının fazla olduğu Marmara, en azolan bölgemiz ise doğal ve ekonomik koşulların olumsuzluğu nedeniyleDoğu Anadolu’dur. Ayrıca bölgenin yüzölçümünün geniş olması da nüfusyoğunluğunun az olmasında etkilidir.

UYARI : Aritmetik nüfusyoğunluğu hesaplanırken Türkiye’nin gerçek alanı (814.578 km2) değilgöl yüzölçümlerinin katılmadığı izdüşüm alanı (774.814 km2) dikkatealınmıştır. Türkiye’nin göl yüzölçümlerinin dikkate alındığı izdüşümalanı ise 779.452 km2’dir.

Tarımsal Nüfus Yoğunluğu

  Tarımsal nüfus yoğunluğu, tarımla geçinen nüfusun tarım alanları yüzölçümüne bölünmesiyle elde edilen nüfus yoğunluğudur.


 
Kırsal Nüfus

Tarımsal Nüfus Yoğunluğu = Tarım Alanları
formülü ile hesaplanır.
Tarım alanlarının az, sulamaolanakları ve yağışların fazla olduğu yerlerde tarımsal nüfus yoğunluğufazladır. Örneğin Doğu Karadeniz kıyıları ile Doğu Anadolu’da tarımsalyoğunluk 500 kişiyi bulurken, tarım arazisinin geniş olduğu İç veGüneydoğu Anadolu ile endüstrileşme ve kentleşme oranının yüksek olduğuMarmara’da çok azdır.

Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu

  Bir ülkenin toplam nüfusunun tarım alanları yüzölçümüne bölünmesiyle elde edilen nüfus yoğunluğudur.
          Toplam   Nüfus
Fizyolojik Yoğunluk = Tarım Alanları
formülü ile hesaplanır.
Ülkemizde 1990 yılı sayımınagöre km2’ye 197 kişi düşer. Ancak bu yoğunluk nüfusun tamamını tarımlıgeçiniyor kabul ettiği için sonuçları güvenilir değildir.

Türkiye’de Nüfusun Yapısı

  Nüfusun sayısı veyoğunluğundan daha önemli olan nüfusun yapısıdır. Bu bölümde Türkiyenüfusunun yaş gruplarına dağılımı, cinsiyet özellikleri ve eğitimdurumu ile etkin (çalışan) nüfusun sektörlere dağılımı incelenecektir.

Nüfusun Yaş Gruplarına ve Cinsiyete Göre Dağılımı

  Nüfusun yapısını belirleyen en önemli özellik yaş grupları ve cinsiyet dağılımıdır.

Yaş Grupların Göre Dağılım

  Türkiye’de toplam nüfusun %50 si 20 yaşın altındadır. Yani ülkemiz genç nüfusludur.
Nüfus artış hızı yüksektir. Bu durum temel ihtiyaçların karşılanması konusunda sorunlar yaratır.
Tüketici nüfus fazla, üretken nüfus azdır. Bu nedenle ekonomik bağımlılık oranı yüksektir.
Okul çağındaki nüfus fazladır.
Ortalama insan ömrü kısadır.

Cinsiyete Göre Dağılım

  Ülkemizde kadın erkeksayıları arasında genel bir denge vardır. Nüfusun bu cinsiyet dengesigöçlerle değişir. Göç veren bölgelerde kadın sayısı, göç alanbölgelerde erkek sayısı daha fazladır. Çok göç veren iller arasındabulunan ve bu nedenle devamlı olarak kadın nüfus fazlalığı olan Rize,Trabzon, Gümüşhane ve Giresun bu konu için iyi birer örnektir.

UYARI : Türkiye, nüfusun yaşgruplarına göre dağılımı ve nüfus artış hızı bakımından geri kalmışülkelere benzer özellikler taşır.

Nüfusun Eğitim Durumu

  Bir ülkenin gelişmişlikdüzeyini saptarken eğitim en temel ölçüttür. Ülkemizde okur yazarlıkoranı gittikçe artmakla birlikte, hala istenen düzeyde değildir. Bunabağlı olarak gazete, dergi ve kitap tüketimi gelişmiş ülkelerdekidüzeyin çok altındadır. Nüfusun, %46,1’ini ilkokul, %7,4’ünü ortaokul,%7,8’ini lise ve %3,2’sini yüksek öğrenim düzeyinde eğitim alanlaroluşturmaktadır. Hiç eğitim almamış olanlar %19,6, okula gitmemişokuryazarlar ise % 15,9’dur. Kırsal kesimde iş gücüne duyulan ihtiyaçnedeniyle çocukların okula gönderilememesi, kız çocuklarının eğitimineönem verilmemesi ve okullaşma oranının yetersizliği eğitimin istenendüzeye gelmesini engellemektedir.

Etkin Nüfusun Sektörlere Dağılımı

  1990 yılı verilerine göreetkin nüfusumuz 23,3 milyon kişidir. Bu nüfusun sektörlere dağılımı iseşöyledir. Tarım sektöründe çalışan 12 milyon 118 bin kişi etkin nüfusun%49’unu, Endüstri sektöründe çalışan2 milyon 910 bin kişi etkin nüfusun %15,2’sini, Hizmet sektöründeçalışan 7 milyon 919 bin kişi etkin nüfusun %35,8’ini oluşturmaktadır.

Türkiye’de Yerleşmeler

  Türkiye’de yerleşmeler ekonomik etkinliğe bağlı olarak ikiye ayrılır.

Sürekli Yerleşmeler
Geçici Yerleşmeler

Sürekli Yerleşmeler

  Türkiye’de sürekli yerleşmeler ekonomik etkinliklerine ve idari yapılarına göre gruplandırılır.

Kent Yerleşmeleri
Kır Yerleşmeleri

Kent Yerleşmeleri

  Nüfusu 10.000’in üzerindeolan, kaymakam veya vali tarafından yönetilen, iş bölümünün belirgin,tüketici nüfusun fazla, ekonomik faaliyetin endüstri, ticaret, turizmvb. olduğu yerleşim merkezleridir. Kentler, iş olanaklarının daha fazlaolması nedeniyle, kırsal kesimden sürekli göç alarak büyümektedir. Bunabağlı olarak Türkiye’de hızlı bir kentleşme süreci devam etmektedir.1990 nüfus sayımına göre toplam nüfusun 33,8 milyonu (% 59,1) kentlerdeyaşamaktadır.

Kır Yerleşmeleri

  Nüfusu 2000’den az olan,muhtar tarafından yönetilen, üretici nüfusun fazla olduğu, iş bölümününbelirgin olmadığı, ekonomik faaliyetin tarım ve hayvancılığa dayalıolduğu, konutlarda yapı malzemesinin doğadan temin edildiğiyerleşmelerdir. Yerleşmeler arazinin yapısı ve su kaynaklarınınözelliğine göre ikiye ayrılır.

Toplu Kır Yerleşmeleri
Dağınık Kır Yerleşmeleri

Toplu Kır Yerleşmeleri

  Evlerin birbirine çokyakın olduğu kır yerleşmeleridir. Bu tür yerleşmelerde iklim koşullarıbelirleyici olmuştur. Yerleşim birimleri su kaynaklarının çevresindetoplanmıştır. İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolubölgelerinde yaygın olarak görülür.

Dağınık Kır Yerleşmeleri

  Evler arasında uzaklığınfazla olduğu, geniş bir alana yayılan kır yerleşmeleridir. Bu türyerleşmelerde arazinin engebelik durumu tarım topraklarının küçük,parçalı ve dağınık olması belirleyici olmuştur. Yağışların ve sukaynaklarının bol olması dağınık yerleşmeyi kolaylaştırmıştır.Karadeniz Bölgesi’nde dağınık yerleşme yaygındır.

Geçici Yerleşmeler

  Ülkemizde kıryerleşmelerinin, ekonomik açıdan tamamlayıcısı olarak gelişmiş,ekonomik faaliyetin tarım ve hayvancılığa dayalı olduğu yerleşmelerdir.Yayla, mezra, oba, kom, ağıl gibi adlar verilen geçici yerleşmeler DoğuAnadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygın olarak görülür. Ayrıcamevsimlik olarak konaklamak amacıyla gidilen yazlık siteler, dağ ve bağevleri de geçici yerleşmelerdir.

Yayla :
Yaz aylarında hayvan otlatmak veya tarımsal faaliyette bulunmakamacıyla gidilen geçici yerleşmelerdir. Yaylalar dinlenmek amacıylagidilen yazlık sayfiye yerleri de olabilir.
Mezra :
bazı ailelerin tarım alanlarının az olması, kan davaları gibinedenlerle bulundukları sürekli yerleşmelerden ayrılıp daha uzak biryere yerleşmesiyle oluşmuş yerleşmelerdir. Tarımsal faaliyetlerhayvancılığa göre ön plandadır. Bir kaç ev ve eklentilerden oluşanmezralar zamanla sürekli yerleşme haline gelebilir. Örneğin Elazığ,Harput’un bir mezrası iken zamanla büyüyerek kent haline gelmiştir.

Oba :
Daha çok göçebe hayvancılık yapan toplulukların geçici olarak yerleşip, çadır kurdukları yerleşmelerdir.

Dam :
Köy ailelerinin geçici bir süre için yararlandıkları yerleşmebiçimidir. Bölge köy yerleşmelerinde bir kısım aileler, birkaç aylıksüre için köylerinden ayrılarak, kendi bahçe, tarla ve otlaklarındakidamlarda oturduktan sonra, tekrar köylerine dönerler.

Kom :
Ekonomik faaliyetin büyük ölçüde hayvancılığa dayalı olduğu aileler veya kişiler tarafından oluşturulan geçici yerleşmelerdir.

Ağıl :
Hayvanlarınbarındığı, çevresi taş veya ahşap ile çevrili yerlere ağıl adıverilmektedir. Ağıllar zamanla nüfusun artmasına bağlı olarak sürekliyerleşme haline gelebilir. Sürü sahipleri tarafından kurulan ağıllarkış mevsiminde hayvanların korunması amacıyla kullanılır.

Türkiye’de Görülen Konut Tipleri

  Dünya’nın her yerindeolduğu gibi Türkiye’de de konut tiplerini belirleyen temel etmen iklimkoşullarıdır. Ayrıca jeolojik yapı, bitki örtüsü gibi doğa doğalkoşullar da konut tiplerini belirlemektedir. Ülkemizde ekonomik vekültürel gelişme, doğal çevrenin konut tipleri üzerindeki etkisiniazaltmaktadır.

KerXXX Evler :
KerXXXevlerde yapı malzemesi olarak killi toprak kullanılmaktadır. Killitoprak samanla karıştırılarak çamur haline getirilir, kalıplaradökülerek kurutulur. KerXXX evler, yağışların az, iklimin kurak olduğuİç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygın olarak görülür.

Taş Evler :
Arazinin dağlık olduğu, ağacın ve toprağın yeterince bulunmadığıyerlerde yaygın olan konut tipidir. Yapı malzemesi olarak kullanılantaşlar genellikle yakın çevreden karşılanır. Akdeniz’de Toros Dağları,İç Anadolu’da Nevşehir, Ürgüp Yöresi, Güneydoğu Anadolu’da MardinYöresi taş evlerin yaygın olduğu yerlerdir.

Ahşap Evler :
İklimin nemli ormanın bol olduğu yerlerde yapı malzemesi olarak ağacınkullanıldığı konut tipidir. Bazı yörelerde ağaçla birlikte taş veyakerXXX de kullanılır. Taş evler ormanların geniş yer kapladığıKaradeniz Bölgesi’nde yaygın olarak kullanılır.

Betonarme Evler :
Yapı malzemesi olarak demir, beton ve tuğlanın kullanıldığı konuttipidir. Son yıllarda kullanımı artan betonarme evler, sanayileşmenedeniyle Marmara ve Ege Bölgesi’nde yaygın olarak görülür.
Konuyu Paylaş:
  facebook  twitter  google  google

Seo4Smf Tagleri: türkiyede dünyada nüfus 
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
400 Gösterim
Son İleti Ekim 05, 2006, 11:02:32 ÖÖ
Gönderen: albayrak
0 Yanıt
436 Gösterim
Son İleti Şubat 06, 2007, 01:42:32 ÖS
Gönderen: Fosil_Heart
0 Yanıt
24606 Gösterim
Son İleti Şubat 06, 2007, 01:43:38 ÖS
Gönderen: Fosil_Heart
0 Yanıt
208 Gösterim
Son İleti Haziran 02, 2007, 03:42:15 ÖÖ
Gönderen: SpEtSnAz
4 Yanıt
341 Gösterim
Son İleti Eylül 20, 2007, 10:09:53 ÖÖ
Gönderen: parlak
Yurdumuzda Nüfus Yerleşimi

Başlatan Fosil_Heart Coğrafya

0 Yanıt
276 Gösterim
Son İleti Ekim 15, 2007, 05:28:14 ÖS
Gönderen: Fosil_Heart
6 Yanıt
7030 Gösterim
Son İleti Nisan 29, 2009, 07:59:08 ÖS
Gönderen: loverman26
1 Yanıt
644 Gösterim
Son İleti Kasım 30, 2007, 03:12:14 ÖS
Gönderen: albayrak
0 Yanıt
208 Gösterim
Son İleti Mayıs 06, 2008, 04:22:39 ÖS
Gönderen: albayrak
0 Yanıt
296 Gösterim
Son İleti Mayıs 11, 2009, 11:32:44 ÖS
Gönderen: Negentropy