Vallaha bırakmaz Üye Ol

Reklam / Sponsor

Gönderen Konu: Elif Şafak'ın 40 aşk kuralı  (Okunma sayısı 272 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı recolax

  • *****
  • İleti: 1678
  • Rep Puanı : 65529
  • Cinsiyet: Bay
Elif Şafak'ın 40 aşk kuralı
« : Temmuz 19, 2009, 06:20:21 ÖS »



Karşınızda Elif Şafak’ın “Aşk” romanında bahsedilen “40 kural”
Hayatta karşımıza çıkan şeyler belli şekillere bürünürler, bunlarıgruplayacak olursak aşağıdaki liste çıkar karşımıza. Benim için önemliolan deneyimlerin hangi şekle bürünerek geldiği ya da hangi gruba aitolduğu değildir.
Önemli olan olanı hayır ve şer diye ayırmadan olduğu gibi kabul etmekve sorumluluklarımızı yerine getirerek bir üst zemine çıkıp yenidensıfırdan başlayabilmektir.
Toprak: Hayattaki derin, sakin, katı şeyler…
Su: Hayattaki akışkan, kaygan ve değişken şeyler…
Rüzgar: Hayattaki terk, göç ve devr eden şeyler…
Ateş: Hayatta yakan, yıkan,yok eden şeyler..
Boşluk: Hayatta, varlıklarıyla değil yokluklarıyla bizi etkileyen şeyler…
Birinci Kural: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız,kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi önceliklekorkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sendekorku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok eğer Tanrı dendi mi evveleaşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolcamevcut demektir.

İkinci Kural: Hak Yolu’nda ilerlemek yürek işidir, akıl işideğil. Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil.Nefsini bilenlerden ol, silenlerden değil!

Üçüncü Kural: Kuran dört seviyede okunabilir. İlk seviye zahiremanadır. Sonraki batıni mana. Üçüncü batıninın batınisıdır. Dördüncüseviye o kadar derindir ki kelimeler kifayesiz kalır tarif etmeye.

Dördüncü Kural: Kainattaki her zerrede Allah’ın sıfatlarınıbulabilirsin, çünkü O camide, mescitte, kilisede, havrada değil her anher yerdedir. Allah’ı görüp yaşayan olmadığı gibi O’nu görüp ölen deyoktur. Kim O’nu bulursa sonsuza dek O’nda kalır.

Beşinci Kural: Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıltemkinlidir. Korka korka atar adımlarını. ‘Aman sakın kendini’ diyetembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: ‘bırak kendini, kogitsin!’
Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer.Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harapbir kalpte var!

Altıncı Kural: Şu dünyada çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğudilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk diyarındadil zaten hükmünü yitirir. Aşık dilsiz olur.

Yedinci Kural: Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadecekendi sesinin yankısını duyarak, Hakikat’i keşfedemezsin. Kendini ancakbir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.

Sekizinci Kural: Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma.Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği birpatika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennetbahçeleri var. Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi,dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.

Dokuzuncu Kural: Sabretmek öyle durup beklemek değil, ilerigörüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıpgündüzü tahayyül edebilmektir. Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibitatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilaldendolunaya varması için zaman gerekir.

Onuncu Kural: Ne yöne gidersen git, -Doğu, Batı, Kuzey ya daGüney -çıktığın her yolculuğun içine doğru bir seyahat olarak düşün!Kendi içine yolculuk eden kişi sonunda arzı dolaşır.

On Birinci Kural: Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, anarahminden bebeğe yol açılmaz. Senden yepyeni ve taptaze bir “Sen” zuhuredebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.

On İkinci Kural: Aşk bir seferdir. Bu sefere çıkan her yolcu,istese de istemese de tepeden tırnağa değişir. Bu yollara dalıp dadeğişmeyen yoktur.

On Üçüncü Kural: Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazlasayıda sahte hoca şeyh şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içine bakmayave nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir.Tutup da ona hayran olmaya değil.

On Dördüncü Kural: Hakk’ın karşısına çıkardığı değişimleredirenmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninleberaber aksın.” Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir “diyeendişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyiolmayacağını?

On Beşinci Kural: “Allah, içte ve dışta her an hepimizi tamamaerdirmekle meşguldur. Tek tek hepimiz tamamlanmamış bir sanat eseriyiz.Yaşadığımız her hadise, attığımız her badire eksiklerimizi gidermemiziçin tasarlanmıştır. Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkübeşeriyet denen eser, kusursuzluğu hedefler.”

On Altıncı Kural: Kusursuzdur ya Allah, O’nu sevmek kolaydır.Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişibir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir. Demek ki hakikatenkucaklamadan ötekini, Yaradan’dan ötürü yaratılanı sevmeden, nelayıkıyla bilebilir, ne layıkıyla sevebilirsin.

On Yedinci Kural: Esas kirlilik, dışta değil içte, kisvede değilkalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün,yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislikkalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.

On Sekizinci Kural: Tüm kainat olanca katmanları ve karmaşasıyla insanın içindegizlenmiştir. Şeytan dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç birmahluk değil, bizzat içimizde bir sestir. Şeytanı kendinde ara;dışında, başkalarında değil. Ve unutma ki nefsini bilen Rabbini bilir.Başkalarıyla değil, sadece kendiyle uğraşan insan, sonunda mükafatolarak Yaradan’ı tanır.


On Dokuzuncu Kural: Başkalarından saygı, ilgi ya da sevgibekliyorsan, önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyenbirinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünyasana diken yolladı mı sevin. Yakında gül yollayacak demektir.

Yirminci Kural: Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhudebir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekleyükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.

Yirmi Birinci Kural: Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık.Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi, hiç şüphesiz öyleyapardı. Farklılıklara saygı göstermemek, kendi doğrularını başkalarınadayatmaya kalkmak, Hak’ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir.

Yirmi İkinci Kural: Hakiki Allah aşığı bir meyhaneye girdi miorası ona namazgah olur. Ama bekri aynı namazgaha girdi mi orası onameyhane olur. Şu hayatta ne yaparsak yapalım, niyetimizdir farkıyaratan, suret ile yaftalar değil.

Yirmi Üçüncü Kural: Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuşrengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadarciddiye alır ki ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almazşöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir, yakıymet bilmeyiz.
Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadır ne tefritte. Sufi daima orta yerde…

Yirmi Dördüncü Kural: Madem ki insan eşref-i mahlukattır, yanivarlıkların en şereflisi, attığı her adımda Allah’ın yeryüzündekihalifesi olduğunu hatırlayarak, buna yakışır soylulukta hareketetmelidir. İnsan yoksul düşse, iftiraya uğrasa, hapse girse, hatta esirolsa bile, gene de başı dik, gözü pek, gönlü emin bir halife gibidavranmaktan vazgeçmemelidir.

Yirmi Beşinci Kural: Cenneti ve cehennemi illa ki gelecektearama. İkisi de şu an burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız, hesapsızve pazarlıksız sevmeye başarsak, cennetteyiz aslında. Ne vakitbirileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasede ve kine bulaşsak,tepetaklak cehenneme düşüveririz.

Yirmi Altıncı Kural: Kainat yekvücut, tek varlıktır. Her şey veherkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma;bir başkasının hele hele senden zayıf olanın canını yakma. Unutma kidünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuzedebilir. Ve bir kişinin saadeti, herkesin yüzünü güldürebilir.

Yirmi Yedinci Kural: Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasılseslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir lafçıkarsa, hayırlı bir laf yankılanır. Şer çıkarsa, sana gerisin geri şeryankılanır.
Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırkgün kırk gece sadece güzel sözler et. Kırk günün sonunda göreceksin herşey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse, dünya değişir.

Yirmi Sekizinci Kural: Geçmiş zihinlerimiz kaplayan bir sisbulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. Negeleceğimizi bilebilir, ne geçmişimizi değiştirebiliriz. Sufi daima şuan’ın hakikatini yaşar.

Yirmi Dokuzuncu Kural: Kader, hayatımızın önceden çizilmişolması demek değildir. Bu sebepten” ne yapalım kaderimiz böyle “ deyipboyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamı değil sadece yolayırımlarını verir. Güzergah bellidir ama dönemeç ve sapaklar yolcuyaaittir. Öyleyse ne hayatın hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin.

Otuzuncu Kural: Hakiki Sufi öyle biridir ki başkaları tarafındankınansa, ayıplansa, dedikodusu yapılsa, hatta iftiraya uğrasa bile, oağzını açıp da kimse hakkında tek kelime kötü laf etmez.
Sufi kusur görmez. Kusur örter.

Otuz Birinci Kural: Hakk’a yaklaşabilmek için kadife gibi birkalbe sahip olmalı. Her insan şu veya bu şekilde yumuşamayı öğrenir.Kimi bir kaza geçirir, kimi ölümcül bir hastalık; kimi ayrılık acısıçeker; kimi maddi kayıp… Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye fırsatveren badireler atlatırız. Ama kimimiz bundaki hikmeti anlar veyumuşar; kimimiz ise, ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.

Otuz İkinci Kural: Aranızdaki bütün perdeleri tek tek kaldır ki,Tanrı’ya saf bir aşkla bağlanabilesin. Kuralların olsun ama kurallarınıbaşkalarını dışlamak yakut yargılamak için kullanma. Bilhassa putlardanuzak dur, dost. Ve sakın kendi doğrularını putlaştırma. İnancın büyükolsun ama inancınla büyüklük taslama!

Otuz Üçüncü Kural: Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırkensen HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı.Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanıayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir.

Otuz Dördüncü Kural: Hakk’a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlikdemektir. Tam tersine, böylesi bir teslimiyet son derece güçlü olmayıgerektirir. Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sulardadebelenmeyi bırakır; emin bir beldede yaşar.

Otuz Beşinci Kural: Şu hayatta ancak tezatlarla ilerleyebiliriz.Mümin içindeki münkirle tanışmalı, Tanrıya inanmayan kişi ise içindekiinananla. İnsan-ı Kamil mertebesine varana kadar gıdım gıdım ilerlerkişi. Ve ancak tezatları kucaklayabildiği ölçüde olgunlaşır.

Otuz Altıncı Kural: Hileden, desiseden endişe etme. Eğerbirileri san tuzak kuruyor, zarar vermek istiyorsa, Tanrı’da onlaratuzak kuruyordur. Çukur kazanlar o çukura kendileri düşer. Bu sistemkarşılıklar esasına göre işler. Ne bir katre hayır karşılıksız kalır,ne bir katre şer.
O’nun bilgisi dışında yaprak bile kımıldamaz. Sen sadece buna inan!

Otuz Yedinci Kural: Tanrı kılı kırk yararak titizlikle çalışanbir saat ustasıdır. O kadar dakiktir ki sayesinde her şey tam zamanındaolur. Ne bir saniye erken, ne bir saniye geç. Her insan için bir aşıkolma zamanı vardır, bir de ölme zamanı.

Otuz Sekizinci Kural: ’Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimidönüştürmeye hazır mıyım?’ diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaçyaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamenyenilenmek mümkün.
Tek bir gün bile tıpatıp aynıysa yazık. Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.

Otuz Dokuzuncu Kural: Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır.Bu dünyadan giden bir hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen herdürüst insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiçbir zamanbozulmaz, her şey yerli yerinde kalır, merkezinde… Hem de bir gündenbir güne hiçbir şey aynı olmaz.
Ölen her Sufi için Yeni bir Sufi daha doğar.

Kırkıncı Kural: Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acabailahi aşk peşinde mi koşmalı, mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya dacismani diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. AŞK’ın ise hiçbir sıfatve tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde.

Bu kuralların sadece ekranda okuduğunuz yazıdan ibaret olmamasını,hayatınızın içinde yer almasını ve karanlık noktalarınızı aydınlatanışık olmasını dilerim.
Konuyu Paylaş:
  facebook  twitter  google  google



...By's RecolaX


KAHROLSUN KÜRTÇÜ VE TÜRKÇÜ FAŞİZM!
KAHROLSUN PKK!
KAHROLSUN NEOLİBERALİZM!
YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ ÜNİTER TÜRKİYE!
YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ!
YAŞASIN  DEVRİMCİ GENÇLİK!
Faşizm nerden gelirse gelsin ister pkkdan ister sağcı partilerden ister islamcılardan döktüğü kanda boğulacaktır!!!!

Çevrimdışı Negentropy

  • *****
  • İleti: 932
  • Rep Puanı : 65527
  • Cinsiyet: Bayan
Elif Şafak'ın 40 aşk kuralı
« Yanıtla #1 : Temmuz 19, 2009, 06:46:10 ÖS »
çok teşekkürler elif şafagın bu kitabını en yakın zamanda okuyacağım

Seo4Smf Tagleri:
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
536 Gösterim
Son İleti Temmuz 15, 2007, 04:05:40 ÖS
Gönderen: SpEtSnAz
3 Yanıt
507 Gösterim
Son İleti Kasım 21, 2008, 03:14:27 ÖÖ
Gönderen: FUKARA_KRAL
8 Yanıt
484 Gösterim
Son İleti Şubat 24, 2008, 06:44:13 ÖS
Gönderen: Fosil_Heart
4 Yanıt
296 Gösterim
Son İleti Haziran 10, 2008, 03:56:51 ÖS
Gönderen: piaf
0 Yanıt
191 Gösterim
Son İleti Nisan 20, 2008, 12:19:25 ÖS
Gönderen: WorHal
0 Yanıt
138 Gösterim
Son İleti Nisan 27, 2008, 07:51:12 ÖÖ
Gönderen: WorHal
1 Yanıt
166 Gösterim
Son İleti Haziran 16, 2008, 04:53:32 ÖS
Gönderen: harunbaba
0 Yanıt
175 Gösterim
Son İleti Temmuz 31, 2009, 04:47:34 ÖS
Gönderen: wildbuff
0 Yanıt
224 Gösterim
Son İleti Ağustos 03, 2009, 04:37:18 ÖS
Gönderen: SpEtSnAz
0 Yanıt
182 Gösterim
Son İleti Eylül 02, 2010, 12:30:14 ÖS
Gönderen: DiNoZoP