Vallaha bırakmaz Üye Ol

Reklam / Sponsor

Gönderen Konu: Hükümran Senfoni Online Genel Tanım  (Okunma sayısı 233 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Fosil_Heart

  • Ziyaretçi
Hükümran Senfoni Online Genel Tanım
« : Ağustos 14, 2008, 06:03:38 ÖS »



Dünya çapında bir oyunumuzun olmayışından yakınır dururduk. Ancak Karadenizli 3 kardeşin Crytek firmasını kurup; Far Cry‘ı, ardından da konuşmalar dahil tamamı Türkçe olan Crysis oyununu çıkarmasıyla bu yakınmamız sona erdi diyebilirim. Crysis gerçekten de dünya çapında bir üne kavuşan ve gururumuz olan bir oyun oldu. Şimdi ise tekrar övünebileceğimiz bir oyun daha geliyor: Hükümran Senfoni. Görüntülerden anladığım kadarıyla dünya çapında bir üne kavuşabilecek bir oyun gibi duruyor.

ODTÜ‘lü yazılım mühendisleri tarafından üretilen oyunun türü RPG olacak ve Türk kültüründen öğeler bulunacak. Örneğin oyunda sipahiler, yeniçeriler, azap askerlerleri yer alıyor. Görüntülerden anladığım kadarıyla oyunda fantastik unsurlar belirgin bir şekilde işlenmiş. Türk kültürü ile fantastik unsurların harmanlanması sonucu eminim ortaya enteresan birşeyler çıkmıştır. E, tüm bunları duyduktan ve görüntüleri gördükten sonra oyunu merak etmemek elde değil.

ODTÜ Teknopark‘daki Ceidot Oyun Stüdyoları‘nda yapılan oyun Crysis gibi Türkçe ve İngilizce olarak piyasaya sürülecekmiş. Oyunda Türk ve İslam kültürü motifleri dışında; Japonya, Mısır gibi ülkelerden de motifler bulunacakmış. Bana kalırsa oldukça güzel bir girişim. Kültürümüzden motiflerin dünyaya tanıtılması oldukça güzel birşey ve bu da bir tür reklamdır nihayetinde.

Ayrıca oyunun İngilizce ismi Sovereign Symphony olarak geçiyor. Ve oyunun şuan için çıkış tarihi Mayıs olarak belirlenmiştir...
« Son Düzenleme: Ağustos 14, 2008, 06:34:22 ÖS Gönderen: Fosil_Heart »
Konuyu Paylaş:
  facebook  twitter  google  google

Fosil_Heart

  • Ziyaretçi
Hükümran Senfoni Online
« Yanıtla #1 : Ağustos 14, 2008, 06:30:42 ÖS »


 
Céiron kurgusu, Hükümran Senfoni oyunlarının alt yapısını oluşturan ve tasarımı 7 yıldan fazla zaman alan devasa bir fikir havuzudur. Hükümran Senfoni serisinin öyküsü, Céiron gezegeninin en büyük kıtası olan Sorién'de geçer. Sorién, 3 büyük federasyona, 7 büyük ulusa (ve pek çok özerk millete), 70 eyalete (17 tanesi adalarda, 53 tanesi kıta Sorién’inde) ve 312 şehre (37 tanesi adalarda, 116 tanesi Batı Sorién’de, 159 tanesi Doğu Sorién’de) ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca insanlar dâhil 24 benzersiz ırkın yaşam alanları bu kıtada bulunur.

Céiron, basit bir kurgudan ziyade derin ve özgün bir “Alternatif Gerçeklik” olarak tanımlanabilir. Görülmemiş ırklara, fiziksel ve fizik ötesi etkileşimlere girebilen ve fantastik kurgulara devrimsel bir yaklaşım getiren "atrón" enerjisine ve büyük insan kültürlerine sahiptir. Kurgunun temellerini teşkil eden pek çok tasarım unsuru fizik, süper simetri, kuantum mekanikleri ve matematik temellerine oturtulmuş ve Céiron'a apayrı bir tat katmıştır. Mantığın yanında estetik ve ahenk gibi olgular da Céiron markasının olduğu yerde vazgeçilmezdir. Böylece Céiron, bizlere özgün bir atmosfer sunan ve yepyeni maceraları mümkün kılan bir fenomen olarak merhaba demektedir.

Céiron kurgusuyla ilgili daha fazla bilgiye ulaşmadan önce, lütfen aşağıdaki sıkça sorulan soruları gözden geçiriniz.

Céiron Kurgusu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Céiron, Hükümran Senfoni oyunlarının geçtiği gezegenin ismi midir?
Evet. Ayrıca Céiron hem kurgunun genel ismi, hem de kurgunun temeli olan gezegenin ismidir. Ancak Céiron kurgusunda başka gezegenler de bulunur.

Céiron Ne Demektir?
Céiron, kurgumuzdaki bir dilden gelen özel isimdir. Senon diline ait bu antik kelimeyi Türkçeye "elementlerin imparatoriçesi" olarak çevirmek mümkündür.

Novasna halkı atalarından Senon diline geçen bu kelimeyi; o zamanlar kıtada tüm gezegene verilmiş başka bir isim bulunmadığı için, evrenselleştirmekte zorlanmamıştır. Gezegenin yuvarlak olduğuna dair inanışları en eski halk olan Novasnalar, bu kelimeyi ilk olarak "toprak ana" anlamında kullanmışlardır. Zamanla teknolojinin ve bilimin gelişmesiyle elementleri keşfeden Novasnalar ve ardılları olan Pyrokalar, gezegenlerinin aslında sadece topraktan oluşmadığını, aksine pek çok elementten (temel elementler) oluştuğunu fark ettiklerinde bu kelimenin algılanışını da değiştirmişlerdir. Her ne kadar hala Céiron kelimesini çeşitli halklar "toprak ana" olarak algılasalar da, bu kelimenin en güncel anlamı "Elementlerin Sharéni"dir. "Sharén", Pyrokalarda kadın hükümdar anlamına gelir, dolayısıyla kelimeyi "elementlerin imparatoriçesi" olarak açıklamak da mümkündür.

Céiron kurgusu sadece Hükümran Senfoni serisi için mi tasarlanmıştır?
Hayır, Céiron kurgusu pek çok edebi ve sanatsal çıktıya zemin oluşturabilmesi için tasarlanmış bir alt yapıdır. Kurgumuz Hükümran Senfoni gibi pek çok oyuna konsept sağlayabileceği gibi, kitap ve animasyon filmleri gibi pek çok farklı ürün tipine de yardımcı olabilir.

Sorién'de bir gezegen midir?
Hayır, Sorién bir kıta ismidir ve bu kıta Céiron gezegeninde bulunur. Hükümran Senfoni oyunlarının öyküsü, bu kıtada bulunan medeniyetlerde geçer.

Céiron kurgusundaki diğer kıtalar hakkında bilgi edinebilecek miyiz? Ayrıca Hükümran Senfoni senaryosu Sorién'den başka kıtalara taşıyor mu?
Hükümran Senfoni'nin konusu sadece Sorién kıtasıyla ilgilidir, Céiron gezegenindeki diğer 6 kıta ile ilgisi yoktur. Ayrıca, şu etapta sadece Sorién ile ilgili bilgilere ulaşmak mümkündür.

Céiron kurgusunun hem bilimsel temellere, hem fantastik öğelere sahip olduğu anlaşılıyor. Bir kurgu nasıl hem fantastik hem bilimsel olabilir? Burada bir paradoks yok mu?
Bu konuda 2005 yılında Céiron’un baş tasarımcısı Erkan Bayol tarafından yazılan detaylı bir makale bulunmaktadır. Söz konusu makalede "Alternatif Gerçeklik" tanımı da detaylandırılmıştır.

Kurgunun en önemli unsurlarından birinin "atrón" isimli enerji olduğu anlaşılıyor. Atrón nedir?
Beyni olan bütün canlılarda varolduğu tahmin edilen; insanlar başta olmak üzere düşünebilen pek çok canlı grubu tarafından kullanılabilen ve geliştirilebilen, zamanla ya da ek müdahalelerle kendini yenileyebilen bir enerji/güçtür.

Atrón, beynin doğal bir yeteneğidir. Beyinden beyine değişen sabit potansiyelinin yanı sıra, zamanla, çevre etkisiyle, eğitimle ve çalışmayla potansiyeli ve rezervi geliştirilebilir.


Céiron kurgusunda Osmanlı-Türk temalı karakterlerin olduğu gözüme çarptı, acaba kurguda Türkler var mı? Var ise rolleri ve kurgudaki ağırlıkları nedir?
Kurgumuzda Osmanlı, Selçuklu, Memluk ve Harzemşah gibi İslam-Türk kültürlerinden esinlenildiği gibi, Göktürk, Uygur, Hun, Peçenek ve Avar gibi şamanistik Orta-Asya Türk kültürlerinden de pek çok alıntı bulunmaktadır.

Céiron kurgusu Türk kültürlerinin yanı sıra pek çok kültürel öğeyi içinde barındırır, dolayısıyla kurgunun sadece Türk esintilerinden oluştuğu iddia edilemese de, elbette kurgumuz içerisinde milli kültürlerimizin etkileri vardır.

Kültürel öğeler konusunda dünya tarihinden çokça alıntı yapan kurgumuzda direkt olarak "Türk" ismi geçmemektedir. Hiç bir ulusun ismi direkt olarak kullanılmamıştır. Bununla birlikte kurguda bazı Türkçe isimler, ya da Türkçe isimlere çok yakın isim ve sıfatlar bulunur.

 

Fosil_Heart

  • Ziyaretçi
Hükümran Senfoni Online
« Yanıtla #2 : Ağustos 14, 2008, 06:33:09 ÖS »



Etimoloji:

Atrón kelimesinin etimolojisi, Pyrokaların ataları olan Novasnaların mitlerine dayanır. Atrón ismi; Novasna mitindeki en önemli ve güçlü tanrı olan, tanrıların temeli olarak bilinen enerji tanrısının adı olan “Atróva”dan türemiştir. Enerji tanrısının isminin, insan beyninin ürettiği en muhteşem enerjiye isim babalığı yapması doğaldır. Üstelik Novasnaların baş tanrısı Atróva’nın güçleri ve yapabildikleri, atrónun insanoğluna sağladıklarına oldukça benzerdir.

Kelimenin kökeni, Novasna-Pyroka dillerinin kelime yapısına uygundur. Modern Pyroka dilinin yapısına da değiştirilmeden geçirilmiştir ve kazandığı evrensel anlam ile bütün dillerde hemen hemen aynı isimle anılmaktadır.

Kelimenin okunuşunda, ó harfine dikkat edilmelidir. “O” harfinin üzerinde ki çizgi, kelimede vurgunun bu harf üzerinde en sert şeklini alması gerektiğini bildirmektedir. Aynı zamanda, bu harfin son hecede bulunması, son heceye topluca bir ek vurgu gücü kazandırmaktadır.

Atrónun Kökeni ve Antik Tarihte Atrón:

Atrónun kökeni hakkında fazla bilgi yoktur. Pyroka bilim insanları, iki yüzyıl öncesine kadar atrón enerjisinin Umaykut (Aetia) isimli uydudan kopup Céiron'a çarpan "Ankherolen" isimli göktaşı vasıtasıyla geldiğini düşünüyorlardı. Ancak gök bilimin gelişmesiyle Synésæ (Synésae) isimli yeni bir gezegen keşfedildi ve bu gezegenin neredeyse tamamen farklı yapısal özellikler sergileyen atrón enerjisinden oluştuğu tespit edildi. Aslen bir gaz devi olan Synésae, atrónun gaz halinde bulunduğu ve yoğun atrónik radyoaktivitenin olduğu bir gök cismiydi ve bilim insanlarının atrónla ilgili pek çok bilgiyi yeniden gözden geçirmesine neden oldu.

Sorién kıtasının tam olarak olmasa da büyük ölçüde iki parçaya ayrılmasına sebep olan ve milyonlarca yıl önce Céiron'a çarptığı düşünülen Ankherolen isimli gök taşının Umaykut'tan değil, Synésae'den geldiğine inanmaya başlayan bilim insanları, atrónun kökenlerine doğru bir adım daha atmış olsalar da hala cevaplayamadıkları pek çok soru bulunmakta.

İnsanlık tarihindeki atrón hakkında bilinenler de, atrónun kökeni kadar olmasa da, sınırlı. Eski mitlerde yer alan üstün ırkların savaşları ve bu savaşlarda kimi zaman insanların da rol alması, üstün ırklara ait bir enerji olan atrónun insanlarla böyle tanışması ve daha pek çok bilgi doğruluğu ispatlanamamış bir şekilde tarihçilerin önünde duruyor. Mitlerde üstün ırkların savaştıkları bölgeler olarak anlatılan yerlerin bir çoğu (Kızıl Kum Çölü, Es'Ai Vadisi, Cinés-Rea toprakları, vb...) bugün insanlığın erişimine neredeyse tamamen kapalı yerler. Ancak günümüzdeki Asnaigorn İmparatorluğu ve Daehrün Sultanlığı topraklarında tarifi mümkün olmayan güçte atrón enerjisinin yol açtığına şüphe olmayan pek çok iz bulunuyor. Bu izlerin binlerce yıllık olduğu tahmin edildiğinden, mitlerde (ve kimi dini yazmalarda) anlatılanların doğru olabileceği düşünülüyor.

Tarihi belgelere bakıldığında, insanlığın aslında atrón ile oldukça eski bir tanışıklığı bulunuyor. Bu konudaki net bilgiler arasından en eskisi, Batı Sorién uygarlıklarından Novasnaların, Senjasnaların, Yinlerin, Jihónların, Daehronların, Mihranların ve Leikaların tarihlerinde sık sık geçen, kimi zaman üstün ırklara yapılan tapınaklarda, kimi zaman mitsel bir hava verilmiş savaş betimlemelerinde karşımıza çıkan "Synés" isimli enerjidir.

Üstün ırkların savaşı sırasında atrón kullanmayı öğrenen insanlara daha sonra ne olduğu mitolojilerde bile açık olmayan bir bilgidir. Net olarak bilinen, çeşitli gerekçelerle atrónistlerin diğer insanlar tarafından katledildiği ya da sürüldüğüdür. Hayatta kalanların ne yaptığı bilinmemektedir. Ancak atrónun izinin kaybolduğu bu ara dönemde, özellikle dini kaynaklarda "Synés" isimli atrón benzeri enerjinin yer almaya devam ettiği görülür. Bahsedilen bu olgunun aslında atrón olduğu pek çok tarihçi ve araştırmacı tarafından kabul görmektedir. Synés ismi, bilinen iki üstün ırkın (Synerler ve Cinés-Realar (kısaca Nésler)) isimlerinin harmanlamasıyla ortaya çıkmıştır ve bu ismi ilk olarak Yinlerin kullanmaya başladığı görülmektedir. Synés, antik Yin dinlerinde "tanrılara özgü üstün güç" olarak özetlenir. Ayrıca bu güç insanlara yasaklanmıştır. Bu konuda bize en net bilgiyi Senjasna kültü verir, bu kültün inanışına göre Synés üstün ırkların "fırçası", Céiron ise üstün ırkların "tuvalidir". Synés bizzat üstün ırklar tarafından insanlara öğretilmiş, ancak insanların günahkar kullanımları dolayısıyla yine üstün ırklar tarafından yasaklanmıştır. Burada Senjasna kültünün mitlerdeki üstün ırkların savaşlarına atıfa bulunup bulunmadıkları bilinmiyor. Asnailer, ataları olan Senjasnaların bu kültüyle ilgili bilgileri daha sonra bilinçli olarak yok ettikleri için geriye çok fazla bilgi kalmamıştır.

Konumuza geri dönersek, atrónun izini kaybettiğimiz yıllarda bile çok eski bir terim olan “Synés” kavramına rastladığımızı belirtmiştik. Ne var ki atrónun kaybolduğu dönemlerde Synés enerjisini kullanan bir insana rastlamak da mümkün değildir. Zira atrón ile synés aynı enerjiler değillerse bile o dönemlerde ikiside tanrısal enerji olarak kabul edildiğinden, atrónu yasaklayan zihniyetin synési de yasaklamış olacağını tahmin etmek zor değildir.

Peki atrónun karanlık tarihi nasıl aydınlanmış ve insanlık atrónu nasıl yeniden kazanmıştır? Bu sorunun cevabını modern tarihte aramak gerekir.

Modern Tarihte Atrón:

Bugün pek çok tarihçinin kabul ettiği kurama göre, atrónun yeniden hatırlanması iki kadına borçludur. Birincisi, “Buzların Kraliçesi” ya da “Denizin Kızı” olarak bilinen (gerçek ismi bilinmiyor) kadındır. Bu mistik bayan ile ilgili, sadece Modern Tarihten Önce 255-195 yılları arasında çeşitli izlere rastlanabilmiştir. O dönemlerde insanlığın büyük bir günah olarak gördüğü atrón kullanımı dolayısıyla tüm Sorién kıtasındaki atrónistler katledilmiş, kalanlar gözden ırak yerlerde yaşamak zorunda kalmış ve zamanla nesilleri tükenmiştir. İşte bu dönemde yaşamış olan Buzların Kraliçesi isimli kadın, büyük ihtimalle güçlü bir atrónist aileden gelmekteydi ve kanındaki bu yetenek bir şekilde açığa çıktığında hayatı değişti. Buzların Kraliçesi’nin Sfei doğumlu olduğu, yani bugün Asnaigorn İmparatorluğu’nun bir tebaası olan Yin halkından olduğu tahmin edilmektedir. Yetenekleri yüzünden can güvenliği azalınca, bugünkü Khyra’nın biraz doğusunda yer alan bir başka şehre göç ettiği, orada bir Novasna ile evlendiğine dair izler vardır. Burada da rahat bırakılmayan kadının, anti-atrónist gruplar tarafından evine yapılan bir baskın sonucunda ailesinin büyük bölümünü kaybettiği, kendisinin ise zorlukla Javie-Siónis’e kaçtığı bilinmektedir. Bu ülkede de derin izler bırakan Kraliçe, bu topraklardan da kendi isteğiyle daha güneye, buzullara doğru göç etmiştir. Jasiler için efsaneleşen bu kadının, hala güney buzullarında, kendisi için inşa ettiği doğaüstü yaşam alanında ve artık insan üstü bir varlık olarak hayatını sürdürdüğüne inanılır.

Buzların Kraliçesi’nin Javie-Siónis’e kaçarken ardında bıraktığı oğlunun Novasna topraklarında, geleceğe yön verecek bir ailenin temellerini attığı düşünülmektedir. İşte bu aile, yüzyıllar sonra “Kızıl Pairo” olarak bilinen Şaren Misésre Pairo isimli kız çocuğunu insanlığa kazandıracak, o da unutulmuş atrónu insan ırkının hizmetine yeniden sokacaktır.

Kızıl Pairo, yani Şaren Misésre Pairo, MTÖ 65-35 yılları arasına damgasını vurmuş bir Novasnadır. Pairo’nun atrón yeteneğinin ortaya çıkışı, hem Pyroñom ulusunun kuruluşu için, hem atrónun yeniden insanlığa kazandırılması için bir dönüm noktasıdır. Pairo, mensubu olduğu milliyetçi örgütün yürüttüğü ve Yinlerin ünlü savaşçı keşişleri Çatatailerin de desteklediği ünlü suikastlar zinciri ile kısa bir sürede zorba Bevellioçe hanedanını ortadan kaldırması ile Novasnaları özgürlüğüne kavuşturan hamlenin içinde yer aldı. Üstelik, Asnailerin karşı saldırılarının yine atrón ile püskürtülmesinde de kilit rol oynayarak, ulusunun kurtarıcısı oldu.

Pairo, atrónu insanlığa yeniden kazandıran kadındır. Aslında büyük ihtimalle hem kendi zamanında, hem de kendisinden önce (Buzların Kraliçesi örneğinde olduğu gibi) atrónu kullanmaya devam edenler olmuştur. Fakat Pairo kadar ses getiren ve bu yeteneğini gizlice değil, açıkça kullanan başka kimse olmamıştır. Pairo’nun bir başka önemi, kurtardığı Novasnaları yeni bir siyasi yapılanmaya sokarak, Pyroñom devletini kurması ve bu yeni devletin temellerine atrónu yerleştirmesi olmuştur. Böylece atrón sistematik olarak yeniden öğretilmeye başlanan, aktif olarak kullanılan ve özgürleştirilen bir enerji haline gelmiştir.

Novasnalar, ya da yeni adlarıyla Pyrokalar, atrónun modern tarihteki gelişiminde hep lider rolü üstlenmişlerdir. Yüzyıllar boyunca atróna sahip tek medeniyet olmuşlardır. Savaşlar ve düşman milletlerin ajanlarının çaldığı bilgiler, ayrıca şan, şöhret ve zenginlik arayan atrónistlerin daha “değerli” kabul edilecekleri devletlere sızması gibi sebepler yüzünden atrón Pyrokaların denetiminden çıkınca, tüm kıtaya yayılmıştır. Yine de, modern tarihten bugüne kadar her zaman Pyrokaların atrón, atrónoloji, ankatrónoloji ve benzeri tüm alanlarda kıtanın lideri kaldıklarını belirtmek gerekir.



Fosil_Heart

  • Ziyaretçi
Hükümran Senfoni Online Genel Tanım
« Yanıtla #3 : Ağustos 14, 2008, 06:35:33 ÖS »




• Dünyanın en gelişmiş grafikleri ve görsel geri bildirimleri ile Céiron'un eşsiz kurgusunu yansıtan yüksek kaliteli illüstrasyonlar bir araya geldi, Adobe(TM) Flash teknolojisi ve gerçek zamanlı parçacık efektleriyle buluştu ve gelmiş geçmiş en etkileyici görünen tarayıcı tabanlı devasa çevrimiçi oyunlardan birini, Hükümran Senfoni Online: Strateji Versiyonunu oluşturdu!

• Oyunumuzun sloganı olan "Dolu Dolu Aksiyon, Dolu Dolu Strateji!" tanımını hak etmek için çok çalıştık ve bakın neler yaptık... Birbirinden tamamen farklı iki ulus, 84 muhteşem bina, her birinin kendine has eşsiz özellikleri olan 18 askeri birim, stratejilerinizi derinden etkileyecek binlerce geliştirme ve en önemlisi, kendi segmentine devrimsel bir yaklaşım getiren oynanış şekli! Evet, bu oyunda sonuçları rapor ile almak yok, herşey gerçek zamanlı! Ordunuzu kurun, savaş alanına çıkın, rakiplerinize meydan okuyun ve savaşı bizzat kendiniz yönetin!

• Derin bir sosyal etkileşimin gücüne inananlardansanız bu oyun tam size göre! Oyundaki tüm modüllerden bağımsız sohbet panelimiz ile gerek üssünüzde üretim yaparken, gerek rakiplerinizle savaşırken muhabbet etme imkanına sahipsiniz. Ayrıca isterseniz özel odalar açarak klan arkadaşlarınızla strateji tartışabilir, ya da evrensel odalarda tüm oyuncularla buluşabilirsiniz.

• Tüm tarayıcı tabanlı oyunlar içerisinde en detaylı karakter özelleştirme seçenekleri Hükümran Senfoni Online'da! Sadece aldığınız silahların ve zırhların komutanınız üzerinde anında gözükmesinden bahsetmiyoruz, komutanınızın deri renginden suratına, saç modelinden rengine kadar her özelliğini dilediğiniz gibi değiştirebileceğinizi söylüyoruz!

• Geliştirdiğimiz yetenekli ve hafif sunucu alt yapımız sayesinde, diğer tarayıcı tabanlı devasa oyunların aksine on binlerce oyuncuyu aktif olarak aynı anda çevrimiçi tutabiliyoruz! Çok daha geniş oyuncu kitleleri, çok daha görkemli klan savaşları, çok daha rekabetçi savaş alanları!

Seo4Smf Tagleri:
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
217 Gösterim
Son İleti Ocak 22, 2007, 02:45:46 ÖÖ
Gönderen: salbayrak
0 Yanıt
178 Gösterim
Son İleti Şubat 17, 2007, 07:59:52 ÖS
Gönderen: TÜRKİYEM
0 Yanıt
755 Gösterim
Son İleti Mart 09, 2007, 03:49:23 ÖÖ
Gönderen: okyanus
0 Yanıt
200 Gösterim
Son İleti Mart 11, 2007, 08:31:10 ÖS
Gönderen: karamenco
0 Yanıt
3619 Gösterim
Son İleti Ekim 15, 2007, 06:24:36 ÖS
Gönderen: Fosil_Heart
1 Yanıt
1079 Gösterim
Son İleti Temmuz 10, 2008, 05:08:18 ÖÖ
Gönderen: aslim18
18 Yanıt
760 Gösterim
Son İleti Eylül 10, 2008, 02:05:22 ÖS
Gönderen: faruk6134
0 Yanıt
181 Gösterim
Son İleti Ağustos 14, 2008, 06:06:34 ÖS
Gönderen: Fosil_Heart
0 Yanıt
202 Gösterim
Son İleti Kasım 22, 2008, 01:45:32 ÖÖ
Gönderen: Fosil_Heart
1 Yanıt
936 Gösterim
Son İleti Temmuz 19, 2010, 08:30:43 ÖS
Gönderen: DiNoZoP