Vallaha bırakmaz Üye Ol

Reklam / Sponsor

Gönderen Konu: psişik enerjinin dışarı atılması  (Okunma sayısı 230 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Negentropy

  • *****
  • İleti: 932
  • Rep Puanı : 65527
  • Cinsiyet: Bayan
psişik enerjinin dışarı atılması
« : Ekim 17, 2008, 02:31:01 ÖÖ »



İD; İdin enerjisi refleks hareketi ve istek giderimi yoluyla içgüdüsel haz için kullanılır .Enerjini bir nesnenin imgesi üzerinde yapılan yatırımı veya enerjinin bir içgüdüyü tatmin edecek bir nesne için dışarıya boşaltılmasına nesne seçimi veya cathexis adı verilir. İdin tüm enerjisi nene cathexi için tüketilir.Enerji yolu nesneden nesneye çok hızlı bir şekilde geçebilir bunun sonucunda enerjinin yönü de değişir buna yön değiştirme adı verilir.İdin enerjisi nesneler arasında ince bir ayrım yapmaya muktedir olmasından dolayı çok değişkendir. İdin bu urumu isnatçı  düşünce adı verilen çarpıtılmış bir düşünce yaratır.Örneğin bir ağaç ve erkek cinsel organı , her ikisinin de dışarı doğru çıkan ,uzayan bir fiziksel karakteri paylaşmasından dolayı    kişinin zihninde eşit tutulduğu zaman bu kişinin isnatçı düşünme yaptığı söylenebilir.Bu tip düşünme özellikle rüya ve yorumlarında gözükür.

İçgüdüsel enerjinin yönsel kışı , ego veya süperego süreci tarafından bloke edildiği zaman  , enerji dirençlerini kırıp geçmeye ve kendini fantezilerle veya eylemlerle deşarj etmeye çalışır.  Bu eylemde başarılı olduğu zaman  Ego zayıflamış olur.Kişi konuşmada , yazmada ,idrak etmede ve hatırlamada  hatalar yapmaya başlar ve kafası karıştığı için kazalara maruz kalır.İd içgüdüsel enerjisinin deşarj  edilmesi için çıkış yolu bulmadığı zaman  ego veya süperego tarafından bu enerjiye el konur .

EGO
Egonun kendi başına bir enerjisi yoktur.İd içinden çıkan psişik enerjinin  egoyu oluşturan ve görünmeyen bir süreç içinde yönlendirilmesine kadar geçen sürede var olduğu söylenemez.O ana kadar var olan bu yeni süreç ego atri bir sistem  olarak uzun ve karmaşık gelişimine başlar.

Egonun eyleme geçeceği bu nokta  özdeşleşme olarak bilinen  mekanizmadadır.İdin gerilimi rahatlatma ihtiyacını gerçekleştirmekte başarısız olması  egonun oluşmasında temel teşkil eden ayrım yeteneğini oluşturur.Bu ayrıştırma sonucunda   idin tamamen sübjektif  içsel dünyası  sübjektif bir iç dünyaya ve objektif bir dış dünyaya bölünür.Bilimdeki tüm ilerlemeler  kişinin kendi kafasındaki dünya ile ilgili zihinsel temsillerinin  daha doğru imgelerle  yani dünyanın gerçekte olduğu şekli ile yapılmasından oluşur.

Bir nesne ile ilgili fikir  o nesnenin gerçeği ile  uyuştuğu zaman , fikrin nesne ile özdeşleştirilebildiği söylenir.Düşüncelerin gerçeklerle özdeşleştirilmeleri  yakın ve sırlı bir halde olmalıdır ki bir eylem planı kişiyi amacına ulaştırsın.

Bu özdeşleşme mekanizmasının bir sonucu olarak idin ilgisiz ve konseptsiz  imgeler için yatırım yaptığı enerji , gerçek dünyanın  zihinsel bir temelinin yapılışına doğru yönlendirmesi egonun gelişimindeki ilk aşamadır.

Zihin ve gerçekliğin fiziksel dünyası arasındaki ayrıştırma  engellenme ve öğrenme ile arasında yer alır.Kişi ğ kalmak istiyorsa imgeler ile gerçeklik arasındaki farkı öğrenmelidir.Şüphesiz doğuştan böyle bir eğilim vardır ve bu eğilim gerekli eğitim ve deneyim ile geliştirilir.

Özdeşim ve özdeşleşme arasındaki farka bir örnek olarak rüyasında bir aslan tarafından takip edildiğini gören kişi  , doğal olarak bir aslan tarafından takip edildiğini hisseder.Bir rüya esnasında görülen imgeler temsil ettikleri gerçek nesneden ayrıştırılmazlar.Bunlar özdeşimdir.Bunun tam aksine televizyon seyrede veya  kitap okuyan bir kişi gördüğü resimlerin veya okuduğu kelimelerin , nesneni gerçekten kendisi olduğunu düşünmez.

Dış dünyayı nesneleri tanıdıktan sonra bu cümlelerin sübjektif temsillileri  id içindeki cathexlerin içine alınır.Bunlara iddekilerden farklı olarak ego cathexleri adı verilir.Daha sonra özdeşleşme yolları sayesinde  enerji halüsinsyonal  istek gideriminin  yerini almak üzere  gerçeğe it düşüncenin gelişmesi için mevcut hale getirilir.Enerjini idden egoyu bu yağılımı kişiliğin gelişimindeki dinamik olaydır.

Egonun içgüdüleri memnun etmesindeki başarı idden daha fazla enerjinin ego içine emilmesini sağlar.Ancak eğer ego başarısız olur ego cathexleri yeniden  içgüdüsel nesne cathexlerine ve gelişmemiş istek giderimi konumun geri çevrilir.Uykuda olanda budur.Normal şartlar altında pişik enerjinin depolanması pişik enerjinin  hemen hemen egonun tekelindedir.İdden yeterince enerji aldığında bu enerjiyi  içgüdülerin tatmini yerine diğer amaçlar için kullanır.Bu enerji  algılama , yer alma ,  öğrenme, hatırlama , kara verme , ayırım yapma, sebepleme ve imgeleme  işlemlerinin psişik sürçleri için kullanılır.Bu süreçler enerji kontrolü egoya geçtikçe artar.Egonun bir kısım enerjisi  gerilimleri motor istemi vasıtasıyla  deşarj edilmesine mani olmak için kullanılır.Bu engellemenin amacı egoya eylem öncesi planlama zamanı bırakmaktır.Bir enerjiyi engellemek için kullanılan enerjiye anti cathex adı verilir.Bir anti cathex , bir cathexe karşı bir enerji birikimidir.

Ego içindeki enerji aynı zamanda  yeni cathexlerinin oluşturulmasında kullanılır.Bu neneler her ne kadar ilişkili bağlarla ihtiyaçlarını  karşıladıkları nesnelere bağlı iseler de organizmanın temel ihtiyaçlarını direkt olarak karşılayamazlar.Örneğin açlık içgüdüsü  pek çok  yöne doğru dağılabilir ve açlığın giderilmesi için gerekli olmayan çeşitli aktiviteler haline gelebilir.

Egonun içgüdüsel olmayan maçlar adayacağı enerjisinin olmasının sebebi , egonun verimli çalışması durumunda , yaşam için gerekli olan heyeti enerji ihtiyacının da ötesinde fazladan bir enerjiyi üretebilmektedir. Ego bedensel ihtiyaçların karşılanmasında kullandığı enerjide  ne kadar çok  tasarruf yaparsa boş zamanları geçirmek için  yapılacak eylemler için o kadar çok enerjiye sahip olur.

Son olarak ego enerjisi  kişiliği oluşturan 3 sistemin sentezi için kullanılır.Bu sentezin amacı iç ahengi sağlamak ve çevreyle problemsiz bir uyum içinde olabilmektedir.

SÜPEREGO
Cezalandırma ve onaylanma arzusu   çocuğun  kendisini ebeveynlerinin ahlak kurallarıyla  özdeşleştirmesine sebep olur.Bu durum süperegoyu oluşturur.Süperego mükafatlandırıcı  veya cezalandırıcı güçlerle donatılmıştır.Mükafatlandırma benlik ülküsü ile , cezalandırma ise vicdan ile yapılır.

Vicdanın yasakları içgüdüsel enerjinin  ya direkt olarak içtepisel davranışlarla   ve istek giderimi ile  yada dolaylı yollarla ego mekanizması tarafından deşarj edilmesini önleyen  yasaklar veya anti cathexlerdir.Yani vicdan hem egoya hem de ide karşıdır ve haz prensibi ve gerçeklik prensibinin işleyişini tıkamaya çalışır.
Vicdan anti cathexleri egonunkinden farklıdır.Egonun direnen güçleri , egonun tatmin edici olarak  bir plan hazırlaması için  nihai eylemin gerçekleştirilmesi amacını yerine getirirler.Vicdan” hayır” derken ego “bekle” der.

Benlik ülküsü mükemmele ulaşmaya  çalışır.Benlik ülküsüne çok fazla enerji bağlamış olan kişi  idealist  ve akla önem veren bir kişidir.Gerçekçi değil idealist bir yaklaşım içindedir.Gerçek ile yanlış yerine iyi yada kötü ayrımları ile uğraşır.Kendini ego seçimleri ile tanımlayan ego , kendisiyle gurur duyar.Gurur egoya iyi olmasından dolayı benlik ülküsü tarafından verilen bir mükafattır.Ego kendisini  süperego tarafından  değersiz olarak görülen bir nesne ile özdeşleştirilirse veya seçerse suçlu hissetmesi sağlanarak cezalandırılır.

Kullanılan bu enerji sınırlıdır yani ego enerji kazanırsa id ve süperego enerji kaybeder.Kişiliğin bir isteminin enerjilendirilmesi  enerjinin diğer sistemlerden geri çekilmiş olması demektir.Egosu güçlü olan kişinin süperegosu ve idi zayıf olacaktır.
Konuyu Paylaş:
  facebook  twitter  google  google

Seo4Smf Tagleri:
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
283 Gösterim
Son İleti Şubat 18, 2009, 10:52:06 ÖS
Gönderen: GÖZDEM
1 Yanıt
523 Gösterim
Son İleti Ağustos 29, 2010, 01:39:31 ÖS
Gönderen: by_nakre