Vallaha bırakmaz Üye Ol

Reklam / Sponsor

Gönderen Konu: Enerji Kaynakları, Çeşitleri ve İlgili Haberler  (Okunma sayısı 1059 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Fosil_Heart

  • Ziyaretçi
Enerji Kaynakları, Çeşitleri ve İlgili Haberler
« : Ekim 15, 2007, 04:41:11 ÖS »



TÜRKİYE’NİN KULLANDIĞI ENERJİ ÇEŞİTLERİ
Taşkömürü
TÜBİTAK’ın yaptığı araştırmaya göre Türkiye’nin taşkömürü toplamrezervi 1127 milyon ton. 1998 yılında taş kömür üretimi 2.1 milyon tonolarak gerçekleşti. İhtiyaç duyulan taşkömürü giderek artan miktarlardaithal ediliyor. 1998 yılı ithalatı 10 milyon ton dolayında bulunuyor.Önümüzdeki yıllarda yerli üretimde bir miktar artış öngörülmeklebirlikte hızla büyüyen demir çelik sanayiine paralel olarak taşkömürüithalatının giderek artması, 2020 yılında 148 milyon ton seviyesineçıkması öngörülüyor.
Petrol ve doğalgaz
Petrol, Türkiye’nin enerji ithalatında en önemli yeri tutan veönümüzdeki yıllarda da bu önemini koruması beklenen enerji kaynağıolarak değerlendiriliyor. Türkiye’de 43.7 milyon ton üretilebilirpetrol mevcut olup, ilave rezerv olmaması halinde yaklaşık 13 yılüretim yapabilecek kapasite mevcut.
Doğalgazda ise Türkiye’nin 1998 yılı üretimi 565 milyon metreküp olarakgerçekleşti. Yerli üretimin yetersiz olması nedeniyle 1987 yılındanitibaren Rusya Federasyonundan doğalgaz ithal ediliyor. Ayrıca MarmaraEreğli’sinde yapılan LNG terminali Ağustos 1995 tarihinde işletmeyealındı. 1997 yılında Cezayir’den 3 milyar metreküp LNG ithalatı yapıldı.
Hidrolik enerji
Bugün işletmede 10 bin 306 MW kurulu güç bulunuyor. 1998 yılı sonuitibariyle 125 milyar kwh/yıl olan hidrolik potansiyelin halihazırdamevcut santrallerle yüzde 30’u değerlendirilmiş olup, 1998 yılındahidrolik enerji üretimi 42.2 milyar kwh olarak gerçekleşti. İnşahalindeki tüm hidrolik santrallerinin devreye girmesi ile Türkiye’ninekonomik potansiyelinin yaklaşık yüzde 38’i değerlendirilmiş olacak.2020 yılı itibariyle, ekonomik hidroelektrik potansiyel kurulu güçolarak yüzde 84.6 ve ortalama üretim olarak yüzde 83.3’üdeğerlendirilebilecek.
Biyokütle
Biyokütle kaynakları olan odun, bitki artıkları, tezek Türkiye’de uzunyıllardan beri kırsal bölgelerdeki konutlarda ısıtma ve yemek pişirmeamaçlı olarak tüketiliyor. Bu kaynaklar toplam olarak halen ülkeninbirincil enerji tüketiminin yüzde 10’unu ve konutlardaki enerjitüketiminin yüzde 40’ını oluşturuyor. Biyokütle nin sanayileşmişülkelerdeki birincil enerji tüketimindeki payı yüzde 3’ün altında isede, bazı ülkeler biyokütle enerji kaynağını önemli ölçüde kullanıyor.Örneğin Finlandiya yüzde 15, İsveç yüzde 9, Amerika yüzde 4 oranındabiyokütleden üretilen enerjiden faydalanıyor.
Elektrik enerjisi
Bugün 21 bin 889 mw (103 milyar kwh) olan kurulu gücün 2020 yılında 109bin mw (547 milyar kwh ) seviyesine yükselmesi öngörülüyor.
Jeotermal enerji
Türkiye, jeotermal enerji yönünden şanslı ülkeler arasında. Sıcaklığı100°C’ye varan 600’den fazla sıcak su kaynağının varlığı Türkiye içinönemli bir jeotermal enerji potansiyeli. Türkiye’nin ilk jeotermalsantralı 1984 yılında, TEK tarafından Denizli-Kızıldere’ de kuruldu. 20mw gücündeki bu santral üretim kuyularındaki CaCO3 kabuklaşmaproblemine rağmen kurulduğu yıldan bu yana elektrik üretimine devamediyor. Türkiye’de jeotermal enerjiye dayalı bina ve sera ısıtmacılığıda hızla gelişiyor. Balıkesir-Gönen, Kütahya-Simav, Kırşehir,Kızılcahamam, İzmir-Balçova vb. alanlarda 50 binden fazla konutgünümüzde jeotermal enerji ile ısıtılıyor. Hava kirliliği yaratmayan bukaynakla yapılan bina ısıtmacılığı diğer kaynaklara oranla çok dahaucuza mal oluyor. Ülke sathında 2 bin 843 mwt olan potansiyelin toplam250 mwt dolayındaki bölümü kullanılmış olup, bunun önümüzdeki yıllardagiderek artması bekleniyor.
Güneş
Türkiye’de güneş enerjisi potansiyeli açısından birçok ülkeye göreşanslı durumda. Ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2 bin 640 saat(günlük toplam 7.2 saat) olup, ortalama toplam ışınım şiddetimetrekareye yılda bin 311 kwh (günlük ortalama 3,6 kWh/m2) olduğuhesaplandı. En fazla güneş enerjisi alan bölge Güneydoğu Anadolu olup,bunu Akdeniz Bölgesi takip ediyor. Güneş enerjisi teknolojileri, termalgüneş sistemleri ve fotovoltaik sistemler olarak ikiye ayrılıyor. Güneşenerjisi ısıtma, kurutma, tuzlu suyun damıtılması, yemek pişirme, yüzmehavuzlarının ısıtılması, soğutma, proses ısısı sağlama gibi alanlardakullanılıyor. Ancak güneş enerjisi uygulamalarının en yaygın veekonomik olanı sıcak su sistemleridir.

Rüzgar
Türkiye’de rüzgar santrallerinin kurulması yolunda Enerji ve TabiiKaynaklar Bakanlığı’na Yap İşlet Devret modeli çerçevesinde 1400-1500MW civarında toplam 48 adet başvuru oldu. EİEİ tarafından yapılanrüzgar enerjisi çalışmalarında Çanakkale Boğazı civarı, Bozcaada,Gökçeada, Sinop, Bandırma, Ayvalık, Dikili, Çeşme, Bodrum, Antakya,Silifke ve Mardin yörelerinin rüzgar enerjisinden yararlanılabilecekalanlar olduğu tespit edildi.
Hidrojen
Geleceğin enerjisi olarak adlandırılan hidrojen, suyun elektrolizi veyaısıl parçalanması ya da kömür veya petrol ürünlerinin parçalanması gibiçeşitli yöntemlerle üretilebiliyor. Günümüzde ABD, Almanya, Kanada veRusya gibi ülkelerin yansıra Uluslararası Enerji Ajansı gibikuruluşlarda araştırma ve geliştirme çalışmalarına önemli kaynaklarayırıyor. Japonya, 2020 yılına kadar hidrojen araştırmaları için 4milyar dolar ayırdı. UNIDO işbirliği ile Türkiye’de UluslararasıHidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezi (ICHET) projesi ile hidrojençağına adım atılması hedefleniyor.
Nükleer enerji
Son yıllarda Türkiye’de enerji sektöründe en çok tartışılan konularınbaşında da nükleer enerji geliyor. Bu nedenle nükleer santral kurmaçabaları 1969 yılından bu yana, 30 yıldır gündemde olmasına rağmenhenüz bir gerçekleştirilemedi. Bugün dünyada 33 ülkede nükleer santralmevcut. 1997 yılı itibariyle 437 ünite işletmede olup, toplam kurulugüç 351 bin mw. Nükleer elektrik üretimi ise 2 milyar mwh seviyesindebulunuyor. Bu miktar dünya elektrik üretimin yüzde 18’ini oluşturuyor.1994 yılı dünya nükleer elektrik üretimi 470 milyon ton petrolekarşılık geliyor ve Suudi Arabistan’ın 1993 yılı petrol üretimindenfazla. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca yapılan projeksiyonlaragöre ilk nükleer santralın 2005 yılında, ikincisinin ise 2008 yılındaişletmeye alınması öngörülüyor. 2020 yılına kadar Türkiye’nin nükleerkurulu gücünun 10 bin mw seviyesine ulaşması hedefleniyor.














    ENERJİ TASARRUFU

Evde enerji tasarrufu enerjinin akıllıca kullanılışı anlamına gelir vegereksiz enerji tüketimini önlemekle yapılır. Enerji ihtiyacı vekullanımı açısından üzerinde en fazla durulması gereken grup ailedir.Çünkü toplumda aileler, diğer kaynaklarda olduğu gibi enerjikaynaklarının kullanımı ve tüketiminde de rol oynayan en önemlitüketici gruplarından biridir. Sağlıklı, rahat, temiz ve etkin bir evortamının yaratılabilmesi için yürütülen ısınma, aydınlatma, temizlik,kişisel bakım gibi çeşitli faaliyetler için aileler enerji kaynaklarınıkullanmakta ve buna bağlı olarak her ay bütçelerinden binlerce liraharcamaktadır.

Evde toplam enerji kullanımının yaklaşık %40’ı sıcak su sağlama,yiyecek hazırlama ve pişirme, bulaşık yıkama, çamaşır yıkama,aydınlatma, kişisel bakım, eğlenme, dinlenme ve iletişim gibifaaliyetler, %60’ı da konutun sahip olduğu özellikler ile ilişkilidir.

Özellikle konutlarda tüketilen enerjinin toplam enerji tüketimininyaklaşık 1/3 oranında olduğu dikkate alınırsa bu alanda yapılacaktasarrufun hem aile açısından hem de çevre açısından önemi ortayaçıkmaktadır.
EVLERİN ISITILMASINDA ENERJİ TASARRUFU
•   Isı elde etmek için elektrikli sobalar yerine gaz sobaları tercih edilmelidir.
•   Kötü takılmış kapı ve pencerelerdeki boşluklar ve hava girişleri kontrol edilerek gerekirse izolasyonları sağlanmalıdır.
•   Yerleri halı kaplamak zeminde ısı kaybını azaltacaktır.
•   Kalın astarlı perdeler kullanılarak pencerelerden ısı kaybı azaltılmalıdır.
•   Perdeler radyatör önlerini örtmeyecek şekilde kapatılmalıdır.
•   Odaları havalandırmak için pencereler uzun süre açılmamalıdır. 3-4 dakikalık süre yeterlidir.
•   Radyatörler yaldız boya ile boyanmalıdır.
•   Radyatörlerin üst tarafına mermer levha veya kafesler konmamalıdır.
•   Çamaşırlar radyatör üzerinde kurutulmamalıdır.
• Kullanılmayan odalar ısıtılmamalı ve kapıları kapalı tutulmalıdır.Ancak bu odaların sıcaklığının 10 °C altına düşmemesine dikkatedilmelidir.
•   Kullanılan odaların sıcaklığı 18-21 derece arasında tutulmalıdır.
•   Bacalar kış aylarına girmeden önce kontrol ettirilerek temizletilmelidir.
MUTFAKTA ENERJİ TASARRUFU

Yiyecek hazırlama ve pişirme faaliyetlerinde doğru tipte pişirme araçlarının kullanımı ile de enerjiden tasarruf sağlanır.

Her şeyden önce yemekler mümkün olan en az suyla pişirilmeli vetencerenin kapağı sıkı bir şekilde kapalı tutulmalı, yemek kaynamayabaşladıktan sonra ocak iyice kısılmalıdır. Çünkü kaynama başladıktansonra verilen yüksek ısı daha çok suyun buharlaşmasından, dolayısıylada enerjinin boşa harcanmasından başka hiç bir işe yaramaz. Ayrıcakapların sadece tabanına ısı verecek şekilde alev ayarlamasıyapılmalıdır. Kabın kenarlarından alev taşmamalıdır.

Düdüklü tencere olarak adlandırılan basınçlı tencereler, özellikle uzunsüre pişmesi gereken yiyeceklerin pişirilmesinde yakıt tasarrufusağladığı için tercih edilmelidir.

Basınçlı tencerelerin kullanılmadığı pişirme işlemlerinde isepişirmenin daha kolay ve kısa sürede olması için kenarları kıvrımsız,tabanı düz, yan yüzleri dik ve tabanla birleştiği yerde hafif yuvarlakolan kaplar kullanılmalıdır.

Ocakların verimli yanmalarını sağlamak için daima temiz tutulmalıdır.

Yiyecekler pişerken fırın kapağını sık sık açmak her seferinde soğukhavanın fırın içine girmesine, dolayısıyla da enerji kaybına nedenolmaktadır. Bu nedenle kapak gereğinden fazla açılmamalıdır.

Birçok yiyecek için pişirilirken fırının önceden ısıtılmasına gerek yoktur.


KONUTLARIN AYDINLATILMASINDA ENERJİ TASARRUFU
•   Kullanılmayan alanlar aydınlatılmamalıdır.
•   Çok sayıda ufak ampul yerine büyük bir ampul kullanılmalıdır.
•   Çalışırken masa lambası kullanılmalıdır.
•   Ampullerin üzerine ışığı az geçiren abajurlar kullanılmamalıdır.
•   Genel ışıklandırma yerine kısmi ışıklandırma tercih edilmelidir.
•   Duvarlar açık renklere boyanarak daha çok ışık yansıması sağlanmalıdır.
•   Merdiven aydınlatılmasında küçük ampullerin kullanılmasına özen gösterilmelidir.
• Evimizde enerji kaybına engel olmak için halojen ve normal ampulleryerine floresan lambalar kullanılmalıdır. Böylece %40 oranında enerjitasarrufu sağlayabiliriz.
SU TASARRUFU
•   Damlayan musluklar tamir ettirilmelidir.
•   Su akıtırken daha az akıtan duş başlıkları ve muslukları kullanılmalıdır.
•   Diş fırçalarken musluklar kapatılmalıdır.
•   Mümkün olduğunca küveti doldurmak yerine duş alarak yıkanılmalıdır.
•   Kısa sürede duş alınmalıdır.
•   Sifon asgari çekilmelidir. (Her sifon çekildiğinde, beş günlük içme suyu kaybedilmektedir)
•   Bulaşık ve çamaşır makinelerini tamamen doldurmadan çalıştırmamalıdır.
• Randımanlı su kullanan aletler tercih edilmelidir. Özellikle çamaşırve bulaşık makinelerin böyle olmasına dikkat edilmelidir.
• Sıcak su musluğu açıldığında suyun ısınmasını beklerken akıtılansuyun ziyan olmaması için kova doldurulup bu su gereken farklı yerlerdekullanılmalıdır (Örneğin, çiçek sulama, tuvalete dökme, balkon yıkama).
• Ne kadar az su kullanırsak o kadar az depolanmış su gerekir ve okadar az atık su oluşur. Biz de boşa harcadığımız suyu kesmekle sufaturalarından kolaylıkla %25 oranında tasarruf sağlamış oluruz.













    TÜRKİYE’NİN ENERJİ KONUSUNDAKİ SIKINTILARI
HABERLER :
1- NTVMSNBC İnternet sitesi
http://www.ntvmsnbc.com 23.Ekim.2001
Enerji Bakanı Zeki Çakan, Japonya ve Türkiye hükümetlerinin işbirliğiile kurulan enerji tasarrufu uygulama tesisinin açılışını yaptı. Çakan,açılış konuşmasında, Türkiye’nin enerji ithal eden bir ülke olduğunu ve2000 yılı itibariyle enerji arzının yüzde 66’sının ithal edildiğinibelirtti.
Çakan, 2020 yılında bu rakamın yüzde 78 olmasının beklendiğini ifadeederek, Türkiye’de enerji tasarrufunun önemini vurguladı. Çakan, şöylekonuştu:
“Sanayi sektöründe yıllık 1 milyar dolar enerji tasarrufu potansiyelibelirlenmiştir. Bu nedenle Türkiye enerjisinin verimli kullananımı veenerji tasarrufu konularının üzerinde önemle ve hassasiyetledurmaktadır. Tasarruf edilerek kazanılabilecek enerjiyi üretmek içinpahalı yatırımlara ve uzun zamana ihtiyaç vardır, oysa enerji tasarrufudaha çabuk ve ucuza elde edilen bir enerji kaynağıdır.”
Enerji tasarrufu projesi kapsamında, mini bir fabrika şeklinde yapılantesiste verilecek eğitimin uygulanması ile enerji kullanımında yüzde 10oranında tasarruf sağlanabileceği öngörülüyor.

2-Elektrik Mühendisleri Odası Yayınları (EMO)
http://www.emo.org.tr
Ülkemizde Enerji Krizi Yoktur. Enerjide Yönetim Krizi ve Çok Başlılık Vardır!
Enerji yetmezliği değil enerji bürokrasisi yetmezliği vardır!
Ülkemizde özellikle son on yılda deneyimli bürokratlara elçektirilerek, bir kriz ortamı yaratılmaktadır. ETKB, TEAŞ, TEDAŞ, TKİ,DSİ, EİEİ, MTA, BOTAŞ, DPT ve Hazine Müsteşarlığı arasında bir çokbaşlılık ve koordinasyon eksikliği vardır.
Ülkemiz bugün 26.300 MW'lık kurulu gücü ve 160.000.000.000 kwh'likyıllık üretim kapasitesine karşın 18.000 MW'lık puant değerini ve118.000.000.000 kwh'lik ülke ihtiyacını karşılayamıyorsa buradasorgulanması gereken enerji bürokrasisidir. Enerji yetmezliği değilenerji bürokrasisi yetmezliğini sorgulamak gerekir.
Ülkemiz bugün tüketime sunduğu her yüz birim enerjinin yirmi birimini(Ülkemizde %20 olan kayıp oranı gelişmiş ülkelerde % 6-10 arasındadır.OECD ortalaması ise % 7'dir.) yani yirmibirmilyar kwh enerjiyi kötüdağıtım hatlarında kaybetmektedir. Bu ise iki adet 1.000 MW'lık NükleerSantralın yıllık üretimine eşittir. Altyapıya yapılacak çok daha az biryatırımlarla kayıplar gelişmiş ülkeler seviyesine çekilebilir.
Termik santrallerimizde kapasite kullanma oranı gelişmiş ülkelerin %15-20 gerisindedir. Termik santrallere yapılacak yatırımlarla hemkapasite kullanma oranı yukarı çekilecek hem de verimleri artacaktır.Buralarda yapılacak yatırımlarla 1.000 MW'lık bir Nükleer Santralınüretimine eşit bir üretim sağlanabilir.
Ülkemizin 2010 yılında 375.000.000.000 kwh ve 2020 550.000.000.000 kwhbrüt enerji ihtiyacı olacağı söylemi bir fantezidir. Bu varsayımlar,"hiç altyapı yatırımı yapmayacağım ve bugünkünden daha kötü biryönetimle enerjiyi çarçur edeceğim" demektir. (sadece dağıtımhatlarında yapılacak yatırımlarla % 10'luk bir iyileştirme sağlanırsabu talep tahminleri otomatikman % 10 aşağıya çekilecektir.)
Gerek geçmiş yıllar trendi incelendiğinde gerekse gelişmiş ülkelerindurumuna bakıldığında böylesine abartılı bir talebin olamayacağıgörülmektedir.
ETKB ulusal kaynakları alabildiğine küçük, talebi de olabildiğincebüyük göstererek Akkuyu Nükleer Santral projesini haklı göstermeyeuğraşıyor. DPT, biri 30 Haziran 1999'da diğeri ise 11 Ekim 1999'da ikikez ETKB'ye mektup yazarak, olur verdikleri projelerle ülkemizin 2000yılından itibaren bir atıl kapasiteyle karşılaşacağını açıkçabelirtmiştir.

• Öncelikle gerçekçi ve merkezi bir enerji planlaması yapılmalıdır.Ülkemizde geleceğe yönelik projeksiyonlar ve planlamalar genelliklebugünkü üretim/tüketim dengesine ve bugünkü kurulu güç/puant dengesinedayandırılmaktadır. Oysa yapılması gereken fiili tüketimin esasalınması ve ondan geriye doğru gidilmesidir. Bu tüketim değerininüstüne gelişmiş ülkelerdeki dağıtım kayıpları oranı olan %8 ilaveedilmeli, daha sonra iletim kayıpları ve diğer kayıplar ilaveedilmelidir. Bu noktadan hareketle önce yıllık nüfus artışı daha sonrada yıllık büyüme oranları esas alınarak gelecek yıllara yönelikplanlamaya gidilmelidir. Geleceğe yönelik projeksiyonlardaki bir diğerhata ise son beş yıldaki artış trendinin gelecek otuz yılda da süreceğivarsayımıdır. Oysa gerçekçi bir planlamayla artış trendinin 2010 yılıitibarı ile düşeceği söylenebilir. Bugün gelişmiş ülkelerdeki yıllıkartışların % 1'ler civarında olduğu unutulmamalıdır.
• Özellikle termik santrallerin baca gazı arıtma ve kül tutma tesislerihızla devreye sokulmalı ve çevreye olan etkileri azaltılmalıdır.Böylelikle kapasite kullanma oranı yukarı çekilecektir. 1997 yılıiçerisinde termik santrallerde ortalama kapasite kullanma oranı%55'tir. Bu oran % 65'lere çekilerek sisteme bugünkü kurulu güçleyaklaşık yedi milyar kwh enerji verilebilir.
•   Termik santrallerde hızla otomasyona geçilerek santrallerin verimi yukarıya çekilmelidir.
• Uygun bir fiyat politikası benimsenerek özellikle puantın yüksekolduğu saatlerde (17.00- 22.00 saatleri arası) puantı aşağı çekebilecekönlemler alınmalı - tarifeli sayaçlar vb - ve varolan kapasite ile dahauzun süre sisteme düzenli enerji verilebilecektir. Kademeli bir şekildeaz enerji tüketen ev aletleri ve az enerji tüketen sanayi tesislerinegeçilmelidir.
• Öncelikle ulusal kaynaklarla çözüme yönelinmeli ve gerek proje, gerekplan, gerekse başlanılmış olan ve bitirilmiş olan toplam 702hidroelektrik santralın (sadece 510 adedinin ekonomiklik analiziyapılmıştır.) tümünün çalışmaları tamamlanmalıdır. Böylelikle hem ucuzenerji üretilecek hem de tüketime ucuz elektrik verilerek sanayininrekabet gücü artırılacaktır. Elektrik enerjisi üretimindeki dışabağımlılık en alt düzeye indirilecektir.
• Gelişmiş ülkelerde kullanılan Energy Managment System (EMS) veSupervisory Control And Data Acqusition (SCADA) sistemleri hızladevreye sokularak etkin bir yük izleme ve yük yönetimi sağlanmalıdır.
• Dünyadaki yeni elektrik enerji üretim teknolojileri hızla gündemealınmalı ve bu konudaki pilot uygulamalar teşvik edilmelidir.
• Ülkemizin acilen bir rüzgar haritası çıkarılmalı ve bu konudakipotansiyel tespit edilmelidir. Bugün rüzgar türbinlerinde pilotuygulamalarda 1000 MW'lar düzeyine çıkılmıştır. Maliyetlerde termiksantrallerde yarışabilir düzeydedir. Rüzgar konusunda hızla pilotuygulamalar başlatılmalıdır.
• Güneş enerjisinde en çok oranda yararlanma konusunda teşvik edici birpolitika benimsenmelidir. Fotovoltaik piller henüz elektrik enerjisiüretimi için ekonomik değildir. Ancak özellikle güneyde su ısıtmadagüneş enerjili sistemler teşvik edilmeli ve bu işler için harcananelektrik enerjisinden tasarruf sağlanmalıdır.
• Fotovoltaik piller 2015 - 2020 yıllarından itibaren kwh başınamaliyetlerinin makul düzeylerde olacağı bilinmektedir. Bu konudaki ARGE çalışmalarına başlanmalıdır.
• Sadece %2.97'sinde yararlanılan ülkemizin 2450 MW'lık jeotermalpotansiyelinin tümüyle kullanılması konusunda gerekli yatırımlaragidilmelidir.
• Elektrik tüketiminde tasarrufu teşvik edici uygulamalaragidilmelidir. Elektrik enerjisinin verimli kullanımı konusunda merkeziprojeler geliştirilmeli, özellikle elektrik enerjisinin yoğun olarakkullanıldığı çimento ve demir çelik sektörlerinde hızla az elektriktüketen teknolojilere yönelinmelidir. Elektrikli ev aletlerindekademeli olarak az enerji tüketen teknolojilere geçilmelidir.
• Üretim, iletim ve dağıtımda bozulan merkezi yapı yenidenoluşturulmalı ve sistemin bütünlü¤ü sağlanmalıdır. Özelleştirmeuygulanmalarından hızla vazgeçilmelidir. Özelleştirilmiş olan bölgelerderhal merkezi sisteme dahil edilmelidir.
• Planlama ve karar vermede çok merkezli yapı terk edilmeli ve ulusaldüzeyde konunun tüm taraflarının özellikle (EMO ve tüketicitemsilcileri bu kurulda yer almalıdır.) yer aldığı Elektrik EnerjisiUlusal Kurulu oluşturulmalıdır.
• Sektördeki ekonomik olmayan küçük ölçekli yatırımlardanvazgeçilmelidir. Bu konuda merkezi kurul optimum ölçekleribelirlemelidir.
• Siyasi nedenlerle kenara itilmiş olan deneyimli kadrolar derhalsistemin ilgili birimlerinde görevlendirilmelidir. Oluşturulacak olanmerkezi kurula siyasi iktidarların kolayca müdahale edemeyeceği özerkbir yasal statü kazandırılmalıdır.
• Başta Avrupa Enerji Şartı (ki bu sözleşmeyi dönemin hükümeti TBMM'neonaylatmadan imzalamıştır) olmak üzere ülkemiz enerji sektörü üzerineipotek getiren tüm uluslararası sözleşmeler iptal edilmelidir.Özelleştirme adı altında verilen tüm imtiyazlar geri alınmalıdır.

3-TEDAŞ (Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.) Resmi İnternet Sitesi
http://www.tedas.gov.tr
Türkiye 62 milyonu aşan nüfusu ile gelişmekte olan bir ülkedir. 1997yılı sonu itibariyle kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla 3 000ABD Dolarına ve kişi başına elektrik enerjisi tüketimimiz brüt 1 650kWh'a ulaşmıştır. Ülkemiz, alt yapı yatırımlarını tamamlayarak,ekonomik seviyesini gelişmiş ülkeler ile rekabet edebilecek bir düzeyeçıkarma noktasındadır. Bu durum özellikle enerji talebinde hızlı birarışı beraberinde getirmektedir.
Türkiye hızlı sanayileşme sürecinde olan bir ülkedir. Bununla birlikteyerli enerji kaynaklarının sınırlı olması nedeniyle kalkınmada enerjiithalatı önemli bir yer tutmaktadır. Uygulamakta olduğumuz ulusalenerji politikalarımızın başlıca amaçları şunlardır:
Ekonomik ve sosyal kalkınmayı desteklemek için yeterli, güvenilir ve ekonomik enerji arzının sağlanması;
   Enerji arzının emniyetli olarak yapılması;
   Artan enerji talebinin karşılanması için gereken sermaye yatırımlarının teşvik edilmesi.
Enerji sektörünün genel görünümüne bakıldığında; sanayileşme oranı ilekalkınma hızı ve artan nüfusa paralel olarak birincil enerjiihtiyacımızın yıllık ortalama % 8' lik bir artışa sahip olduğugörülmektedir.
Yapılan projeksiyon çalışmalarına göre; 1997 yılında 71 milyon tonpetrol eşdeğeri (TEP) olan birincil enerji tüketimimizin, 2000 yılında91 milyon TEP, 2010 yılında 175 milyon TEP ve 2020 yılında ise 314milyon TEP'e ulaşması beklenilmektedir. Birincil enerji üretimimizdikkate alındığında ise; 1997 yılında 28 milyon TEP olan birincilenerji üretiminin, 2000 yılında 31 milyon TEP, 2010 yılında 53 milyonTEP ve 2020 yılında ise 80 milyon TEP olarak gerçekleşeceği tahminedilmektedir.
Yerli enerji üretimi toplam birincil enerji talebinin 1997'de % 40'ınıkarşılamış olup, muhtemelen 2000'de % 34'ünü, 2010'da % 30'unu ve2020'de ise % 26'sını karşılayacaktır.
Enerji politikalarımızın en önemli unsurlarından birisi enerji arzınınkesintisiz olarak temin edilmesidir. Bu nedenle, yerli enerji üretimiile enerji talebi arasındaki fark geçmiş yıllarda olduğu gibi yineithalat yoluyla karşılanacaktır.
4-SABAH GAZETESİ 24.07.2000
Enerji sıkıntısına ek önlem
Enerji Bakanlığı, sıkıntıyı önlemek için ek önlem alıyor. Önlemlerarasında otoprodüktör santralleri için vergi kolaylığı da bulunuyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, enerji sıkıntısı çekilmemesi içinilave tedbirler almaya çalışıyor. Alınacak tedbirler arasında,otoprodüktör tesislere vergi yönünden kolaylıklar getirilmesi, dahafazla doğalgaz kullanımı, gereğinde Marmara Ereğlisi'ndeki LNGtesislerinde terminal olarak yararlanılmak üzere LNG yüklü bir tankerinyedekte bekletilmesi yer alıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan bir yetkili, özellikle kışaylarında, bütün termik santrallerin tam kapasitede çalışmasıgerektiğini belirterek, bunun için önlemlerin alınmaya başlandığınısöyledi. Şirketler açısından akaryakıt fiyatlarının yüksek gelmeyebaşlaması nedeniyle, otoprodüktürlerden bir kısmının kapanmayabaşladığına dikkat çeken yetkili, "Otoprodüktörleri teşvik etmekamacıyla, motorin üzerindeki akaryakıt vergisinin kaldırılmasıdüşünülüyor" dedi.

5-SABAH GAZETESİ 09.11.2000
Zeytinyağından elektrik
Selçuk Gıda, Germencik'te yapılacak enerji santralinde, zeytinyağıfabrikalarının atığı olan "prina" adlı maddeyi kullanarak elektriküretecek
Türkiye'nin son aylarda devamlı gündemini meşgul eden enerji sorununaİzmirli şirket Selçuk Gıda'dan farklı bir çözüm geldi. Enerji ve TabiiKaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'in "Bu kışı programlı elektrikkesintisi yaşamadan geçirebiliriz" sözleriyle rahat bir nefesalınmasına rağmen, Türkiye'nin enerji sıkıntısı sürüyor. Bu nedenleharekete geçen Selçuk Gıda, zeytinyağı fabrikalarının atığı olan"prina" adlı maddeyi kullanarak elektrik üretebileceğini açıkladı. Bunedenle bir fabrika kuracak olan Selçuk Gıda, hedeflerini bir basıntoplantısıyla duyurdu.
216 megawatt enerji
Selçuk Gıda'nın Sel Enerji adıyla kurduğu yeni şirketin Türkiye'nin ilkBiomass enerji tesisi ile prinadan elektrik üreteceği belirtildi.Fizibilite çalışmaları ve prina tahlilleri tamamlanan fabrika büyük birolasılıkla Aydın Germencik'te faaliyete geçecek. Tesis 216 megawatenerji üretecek. Aynı zamanda bir çevre koruma projesi olan sistemsayesinde fabrikada kullanılan teknoloji ile yakılacak prina çevreyehiçbir zarar vermeyecek. Üretilen elektriğin yüzde 40'ı Selçuk Gıdatarafından kullanılırken geriye kalan yüzde 60'lık bölümü ise TEDAŞ'asatılacak. 20 milyon dolara malolacak santral 14 ayda teslim alınacak.Biomass enerji santralinde yılda 200 bin ton prina kullanılmasıplanlanıyor. Böylece bölgenin yıllık 230 bin ton olan prina üretimininbüyük bir bölümü çevre problemi yaratılmadan enerjiye dönüşecek.
Örnekleri var
Biyolojik atıkların kullanıldığı biomass enerji santralleri dünyanınçeşitli köşelerinde faaliyet gösteriyor. Ancak bir zeytinyağı üretimatığı olan prina ile elektrik üreten tesisler sadece İspanya'dabulunuyor. İspanya'da şu anda çalışan iki fabrikaya ek olarak yapılan 4fabrikanın da inşaatı sürüyor. İtalya ve Yunanistan ise inşaata başlamasafhasında.
Prina ve biomass enerji nedir?
Biomass enerji santralleri çeşitli biyolojik maddeleri yakarakçalışıyor. Ağaç kabukları ile çalışan biomass enerji de santrallerivar. Zeytinyağı fabrikalarının artık maddesi olan prina ise ezeldenberi yakıt olarak kullanılıyor. Ancak prinanın kullanımı sırasındabüyük çevre kirliliği oluşuyor. Bir Amerikan sistemi olan "akışkanyatak teknolojisi"nde ise yakılan prina çevreye hiçbir zarar vermedenenerjiye dönüşüyor. Sistemde prinanın yakılması ile oluşan ısı ile subuharı elde ediliyor. Bundan da elektrik enerjisi üretiliyor.
6-EKONOMİ VE POLİTİKADA TREND Haber / Ayşenur Bozal
Dünyanın enerjisi tükeniyor
Enerji krizi yalnızca Türkiye’nin değil, bütün dünyanın problemi. Nüfusartıyor, sanayileşme yaygınlaşıyor, teknoloji baş döndürücügelişmeleriyle yaşamın bir parçası haline geliyor. Enerji krizi de tümülkelerin kapısını çalıyor.
21. yüzyılın önemli sorunlarından birisi enerji açığı ve var olanenerji kaynaklarının istihdam edilememesi. Türkiye’de doğal olarak busorundan payını alıyor. Ekonomik ve sosyal kalkınmanın temelfaktörlerinden birisi olan enerji tüketimi artan nüfus, şehirleşme,sanayileşme, teknolojinin yaygınlaşması ve refah artışına paralelolarak büyüyor. Buna karşılık var olan enerji kaynaklarının yeterinceverimli kullanılamaması, maliyetlerin gittikçe yükselmesine ve halkınen doğal ihtiyaçlarından birisi olan enerji tüketimini en pahalıfiyatlardan satın almasına sebep oluyor. Yüksek fiyatı bir yana bırakınson yıllarda ‘acaba enerji krizinin eşiğinde miyiz?’ sorusu gündemdekisıcaklığını koruyor. Enerji sanayiinin vazgeçilmez ve en önemli girdisiolduğundan enerjideki her çeşit dalgalanma ve kesinti sanayidemaliyetlerin artmasına ve sanayi ürünlerinin dünya ölçeğinde rekabetşansının azalmasına neden oluyor. Petrol ve doğalgaz gibi kalitelifosil yakıt varlığı zaman içinde azalırken, bu kaynakların stratejikönemi yükselecek, bu kaynakların yerini dolduracak yeni enerjikaynakları geliştirilmediği sürece, fiyatları artış eğilimi içinegireceği bir gerçek. Türkiye şu an enerji konusunda yüzde 62 oranındadışa bağımlı. Yapılan araştırmalar böyle giderse, dışa bağımlılığın güngeçtikçe artacağını gösteriyor. Örneğin Türkiye’nin 2020 yılında 148milyon taşkömürü, 74 milyon ton ham petrol, 78.5 milyar metreküpdoğalgaz ithal etmek zorunda kalacağı söyleniyor.
Konuyu Paylaş:
  facebook  twitter  google  google

Çevrimdışı rorirrine

  • *
  • İleti: 3
  • Rep Puanı : 0
  • Cinsiyet: Bay
  • http://chemists-shop.blogspot.com - My Blog
    • Viagra VS Levitra
Viagra VS Levitra
« Yanıtla #1 : Kasım 30, 2011, 03:59:05 ÖÖ »
I have tried Viagra and Cialis before and must say that Levitra causes less side effects though. I had terrible headache with Viagra which made sex impossible sometimes. With Levitra ...     
     
Viagra VS Levitra

Çevrimdışı kiretnazza

  • *****
  • İleti: 464
  • Rep Puanı : 0
  • Cinsiyet: Bay
    • spotlight 10 ó÷åáíèê ñêà÷àòü áåñïëàòíî
Purchase SOMA Uk Delivery | Buy SOMA And Pay By Cod
« Yanıtla #2 : Aralık 01, 2011, 03:29:33 ÖS »





     
     
 
 
     
     
SOMA Cheap No Rx Required Canada
SOMA No Prescription Order Usa
Cod SOMA Money Orders
Order SOMA Overnight Cheap
Side Effects Of SOMA Tablets
Purchase SOMA Without A Rx Overnight Delivery
Purchase SOMA In Va
SOMA Buy In Aus No Prescrsneeded
Buy SOMA Online Overseas
SOMA Buy In Fra High Quality Pills
U.s - Pharmacies For SOMA Without Rx
Purchase SOMA For Saturday Delivery
Or No Prior Perscription SOMA
Discount SOMA Overnight
Canadian SOMA Without Prescription In Or
Buy SOMA Amex Online Without Rx
Order SOMA Tablets Without Prescription
Order SOMA Cod Overnight Delivery
Buy SOMA On Line No Prescription
SOMA And Price
SOMA Buy In Italy All Us Regions Overnight Delivery
Cheap SOMA Watson
Comprar Buy SOMA Er Online
Buy SOMA No Prescription Low Cost
Buy SOMA Usa
Doctor Shopping For SOMA Prescription
SOMA Miscarriage Side Effects
Purchase SOMA By Phone
SOMA Buy In Ger No Prescription Online
SOMA Buy In Fra Free Trial No Physician Approval No Prescription
SOMA Overnight Cod No Rx
Cheap SOMA Without A Prescription Online
Lowest Cost SOMA
SOMA Chest Pain
Best Pill Price SOMA
SOMA Non Prescript Ion Fe Dex Overnight Free
SOMA Buy In Fra No Membership
Side Effects For SOMA
Buy SOMA Online In Oklahoma
Order SOMA Online
     
undo

Seo4Smf Tagleri: haberler lgili eşitleri enerji kaynakları 
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
276 Gösterim
Son İleti Ekim 29, 2006, 02:18:40 ÖS
Gönderen: DiNoZoP
Yeraltı Su Kaynakları

Başlatan Fosil_Heart Coğrafya

0 Yanıt
229 Gösterim
Son İleti Ekim 15, 2007, 05:24:43 ÖS
Gönderen: Fosil_Heart
0 Yanıt
337 Gösterim
Son İleti Ekim 15, 2007, 06:34:12 ÖS
Gönderen: Fosil_Heart
0 Yanıt
507 Gösterim
Son İleti Ekim 15, 2007, 07:55:22 ÖS
Gönderen: Fosil_Heart
3 Yanıt
355 Gösterim
Son İleti Ağustos 02, 2008, 12:02:11 ÖÖ
Gönderen: erdeme85
0 Yanıt
148 Gösterim
Son İleti Mayıs 18, 2008, 10:58:12 ÖS
Gönderen: WorHal
0 Yanıt
253 Gösterim
Son İleti Mayıs 25, 2008, 10:06:50 ÖÖ
Gönderen: DiNoZoP
0 Yanıt
236 Gösterim
Son İleti Mayıs 05, 2009, 05:28:14 ÖÖ
Gönderen: Negentropy
0 Yanıt
331 Gösterim
Son İleti Mayıs 13, 2009, 11:11:18 ÖS
Gönderen: albayrak
0 Yanıt
232 Gösterim
Son İleti Mayıs 16, 2009, 10:29:37 ÖS
Gönderen: Negentropy