Vallaha bırakmaz Üye Ol

Reklam / Sponsor

Gönderen Konu: Tarih Türklerle Başladı  (Okunma sayısı 562 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ALbyRocK

  • ************
  • İleti: 5939
  • Rep Puanı : 65489
  • Cinsiyet: Bay
Tarih Türklerle Başladı
« : Haziran 07, 2009, 12:16:03 ÖS »



Tarih Türklerle Başladı

                      




Türkler ana vatanı olan Orta Asya topraklarında, tarım yapmışlar,hayvanları ehlileştirmişler, yeraltı madenlerini bularak işlemesiniöğrenmişler ve kültürel gelişmelerinin sonucunda da yazıyı bulmuşlardır.
Çok uzun sürece dayanan yazının bulunması ve kullanılması, bilgi vebelgelerin gelecek nesillere aktarılmasını mümkün kılmıştır. Dünyadayazıyı ilk kullanan Türkler olduğu için de tarih, Türk’lerin yazıyıkullanması ile başlamıştır.


Asya kıtasının ortasında Baykal ve Balkaş, Issık göllerini, Ala Tau(Tanrı dağlarını) ve en eski yerleşim bölgesi olan Yedi Su’yu da içinealıp kucaklayan ve Hazar Denizine kadar uzanan bugünkü Altay, Tuva,Kazakistan ve Kırgızistan toprakları, ilk yazının ortaya çıktığıyerlerdir.

Mağara resimleri ve Sıntaşlar’dan (anlam ifade eden heykelcik) sonrapiktogramlar (resim vasıtası ile düşünceyi belirten yazı) 20.000 yılönce, petroglifler (Kaya resimlerinin değişmiş ve yazılardaki sembolşekillere dönüşmüş biçimi ) 15.000 yıl önce,
tamgalar (ilk harf sembolleri) 10.000 yıl önce, harfler ve sonundaalfabeye geçişin dünyada ilk örneklerinin olduğu yer Türkistantopraklardır.


Resim-1(Altınelbiseli adamın parmağındaki altın yüzükte, kafasına on adet tüy takılıbir insan kafası bulunmaktadır. On sayısı Türkler için kutsaldır.Resmin yanında bulunan yazıt kurgandan çıkarılan gümüş kap üzerindeyazılıdır.)





KIRIK GÜMÜŞ ÇANAK




Altın elbiseli adama ait bir kurgan çizimi (Kazakistan topraklarında halen açılmamış birçok kurgan (mezar) mevcuttur)




Kurgandan çıkan Altın Elbiseli Adama ait başlık



Altın elbiseli adam, kıyafeti ve kuşandığı kılıç



































Türklerin bilinen tarih boyunca Orta Asya topraklarında ve sonrasındabu bölgeden tufanlar başta olmak üzere çeşitli etkilerle dağıldıklarıyeryüzünün çeşitli coğrafyalarında üstün medeniyetler kurduklarınınkanıtını geride bıraktıkları binlerce eserde bulabiliriz.




—Kırgızistan’ın Talas bölgesinde Çiğimtaş (Çizgili Taş) ve NarınBölgesindeki Saymalı Taş (nakışlı taş) (3500m yükseklikte, 90.000 kayaresmi), Talas Yazıtı,
—   Kazakistan’da Essik Kurganlarındaki Altın Elbiseli Adam (Resim-1),

—   Tamgalı’da Tamgalısay (ilk Türk tamgaları,10.000 yıllık 1.000 piktoğraf),
—   Ceti - Yedi Su yazıtları,
—   Yakutistan’da Baykal-Lena yazıtları,
—   Tuva’da Uluğ-Kem Sülyek Köyü-Karayüz yazıtı,
—   İtalya’da Etrüks yazıtları,
—   Moğolistan’da Kül Tigin yazıtları, Yenisey yazıtları (şimdilik bilineni 107 tanedir),
—   Rusya Uluğ Kem, Şülyek Köyündeki Yazılıkaya Karayüz yazıtı,
—   Altaylar’daki Pazırık Kurganı ve yazıtları,
—   Anadolu’da; Antalya Side yazıtı,
—   Eskişehir’in Han İlçesinde Yazılıkaya (Resim–3) ve Uçuz yazıtları,
—   Ankara Polatlı Yassı Höyük yazıtları,
—   Erenköy yazıtı (Resim-4) ,
—   Ergani yakınındaki Çayönü yerleşmesi, Gevaruk yaylası Özalp ilçesinde Pegan köyü Resimleri,
—   Salyamaç Köyü yakınındaki Cunni Mağarası yazıtları,
—   Sat köyü civarındaki Sat Dağı resimleri,
—   Van Tirşin yaylası Çilgir köyü yazıtları,
—   Çatalhöyük yazıtları,
—   Ankara Polatlı da Yassı Höyük’teki Erken Türk yazıtları,
—   Hakkari de Gevaruk yaylası Sat Köyü tamğaları,
—   Antalya da Beldibi mağarasındaki tamğalar,
—   Şanlıurfa Göbekli Tepedeki tamğalar,
—   Hakkari Çelo Dağı Kahn-ı Melik ve Taht-ı Melih kaya üstü resimleri,
—   Van Bölgesinde Cilo dağı Put Köyünde Kızların Mağarasında ki resimler,
—   Başet Dağında Kaya üstü yazıtları,
—   Erzurum ili Karayazı ilçesi Salyamaç Köyünde Cunni Mağarası yazıtları,   —   Burdur Hacılar Höyüğünde kaya yazıtları
—   İstanbul Erenköy yazıtları
—   Sinop kalesinde kapı yazıtları,
—   Trabzon Mağara Yazıtları,
—   Suriye Lazkiye’de Ras Şamra’ da Ugarit yazıtları,
—   Ege denizi Lemnos Adası yazıtları(….),
şu ana kadar bulunan ve bilinen eserlerden bazılarıdır.

ErkenTürk yazıtlarını okumadan o zamanki yaşam ve medeniyet hakkında fikiryürütmek mümkün değildir. Bu sebeple de bu eserlerin ve yazılarınTürklere ait olduğunu, Erken Türk tarihi konusunda yaptığıaraştırmalardan tanıdığımız Sn. Kâzım MİRŞAN tarafından bu yazılarınokunması ile anlıyoruz. Fakat bu çalışmalar bazı tarihçiler tarafındankabul edilmemektedir. Zira bulunan eserlerin Türkçe okunarak, Türklereait olduğunun kabul edilmesinin ne kadar büyük bir hadise olduğunuAtatürk’ün henüz daha genç bir subayken Sinop’ta yazmış olduğu şiirdenanlıyoruz.


Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler; örtülen doğacak.
Dinleyin sesini, doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak,
Yalan tarihi görüp, doğru tarihe giden.
Asya’nın ortasında Oğuz Oğulları
Avrupa’nın Alplerinde Oğuz Oğulları,
Doğudan çıkan biz, batı’da yine biz,
Nerede olsa, ne de olsa kendimizi biliriz.
Hep insanlar kendilerini bilseler,
Bilinir o zaman ki hep biriz.
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri,
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Dünya o zaman görecek,
Hakikat nerede, hakikat nerede?

Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Tarih Tezi


Mustafa Kemal ATATÜRK’ün, Türk Tarih Tezinde Türklerin kökeninin OrtaAsya olduğu resmen dile getirmiştir. Atatürk 1922’de Türkiye BüyükMillet Meclisinin 130ncu toplantısının açılış konuşmasının birincioturumunda yaptığı konuşmada bu hususla alakalı şunları söylemiştir.

“Efendiler,bu insanlık dünyasında en az yüz milyonu aşkın nüfustan oluşan büyükbir Türk Milleti vardır ve bu milletin yeryüzündeki genişliği oranındada tarih alanında da bir derinliği vardır. Türk Milletinin kökünündayandığı Türk adındaki insan, insanlığın ikinci babası NuhAleyhisselamın oğlu Yasef’in oğlu olan kişidir…”

Atatürk öncülüğünde 2 Temmuz 1932 ve 20 Eylül 1937 tarihlerinde yapılanTürk Tarih Kurultayları o devrin en ünlü yerli ve yabancı bilimadamlarının katılımlarıyla yapılmıştır. Fakat ne yazık ki TürkTarihinin araştırılmasını amaçlayan bu çalışmalar Atatürk’ün ölümündensonra durdurulmuştur.
Türk ne demektir?



Güneyde Himalaya dağları, kuzeyde Kuzey Buz Denizi, doğuda Kore Denizi,batıda Balkanlar’a kadar uzanan coğrafya ile Asya ve Avrupa kıtalarınınyani Avrasya olarak adlandırdığımız karanın milyonlarca kilometrekarelik topraklarında, son buzul çağının sona erdiği 12 bin yıl zamanderinliğinde yaşamış insanlar, meydana getirdikleri yazılı eserlerdekendilerini Türk olarak adlandırmışlar ve ortak dil olarak da Türkçeyikullanmışlardır.
Bu insanlar neden kendilerine Türk demişlerdir? Türk kelimesi ne anlamagelmektedir? Bunu, eski Türkçe yazıt olan ve edebi bir dille yazılanTürkistan’daki Orhun Abidelerinden öğreniyoruz.(Resim-5)




Buyazıtta Türk, yaratana inanan anlamında kullanılmıştır. Fin UygurDerneği Coğrafya Cemiyetinin 1890 yılında yayınladığı, Orhunyazıtlarının ilk çözümünü kapsayan, tahrif edilmemiş, aslına en uygunolan “Fin Atlası” kitabında birinci taş, doğu yüzü 38. satırda “ÖkükTürök” yani “Rabbani Türük “, “Tanrı Türü” denilmektedir. TürklerinOrhun Yazıtlarından önceki binlerce yıllık tarihinde, Asya’nınmilyonlarca kilometre kare topraklarına yayılmış yaşarlarkenkendilerine verdikleri ad; “töreye uyan” “yaratanını bilir”, “RabbaniTürk”, “Tanrısını tanır”, “Yaratanına bağlı” anlamlarında “Ökük Türök”dür. “Ökük Türök ” deki “Ök” (tanrı, yaratan) Türkçe deki ses uyumundandolayı “ük” olmuş ve kelime böylece “türük” olarak okunmuş, günümüze deTürk olarak gelmiştir
Yanigünümüzden binlerce sene önce Türk kelimesi, o bölgede ve sonrasındatüm dünyaya yayılmış, yaratana inanan insanları tanımlamak amacıylakullanılmıştır ve hiçbir zaman bir ırkı tanımlamak içinkullanılmamıştır.
.
Dünyanın dört bir tarafına yapılan göçler (Resim–6) neticesinde ırklar,insanlar, medeniyetler karışmıştır, hakim kültür egemenliğini devamettirmiştir. Bu büyük göçlerin neticesinde ise ortak kültürlerindemevcudiyetlerini devam ettiren ana unsurun adı hep
Türkolarak tarih boyu yaşamıştır. Bu büyük göçlerin neticesinde iseinançlarında asimile olmayarak Tanrısına inanan grupların adı hep Türkolarak kalmıştır.



Etrüskler, Türk müdür?


Orta Asya’dan dünyanın diğer yerleşik yerlerine yapılan göçlersonucunda, Orta Asya’da gelişen medeniyet ve özellikle de yazıAvrupa’ya taşınmıştır. Binlerce sene süren göçler, ilk olarak M.Ö.5.000’lerde İskandinav ülkelerine doğru başlamıştır. ETRÜSK olarakadlandırılan bu toplum İtalya’ya gelmeden önce, Fransa’da, Glozel’de veAvusturya’da (M.Ö. 4.000) yaşamışlardır. Etrüskler’in M.Ö. 1.500’lerdePo ovasına oradan da maden bakımından zengin olan Etrürye denilenToskana bölgesine yerleştikleri buralarda bulunan kalıntılardananlaşılmıştır.(Resim-7)





Etrüsklerin hâkimiyeti kuzeyde Po ovasından Roma şehrinin güneyinekadar hem karada hem de denizde üstün bir medeniyet olarak sürmüştür.M.Ö. 600 yıllarında en güçlü oldukları dönemde Roma şehri M.Ö. 743 deEtrüsk’ lü Romulus tarafından kurulmuştur. Roma şehrinin simgesi olanve Roma şehrinin değişik yerlerinde bulunan heykel, Türk’lereErgenekon’da yol gösteren efsanevi hayvan dişi kurt Asena’nınmemelerinden süt emen iki çocuk simgesidir. (Resim-8 )

Resim-8Romaşehrini kuranların Etrüskler olduğu ve bunların da Türk oldukları, 2004yılında Etrüsk mezarlarındaki kemiklerin genetik araştırmalarından daanlaşılmıştır.


İtalya’da Ferrara Üniversitesi Genetik bilimci Prof. Guido BARBUJANİ,Firenze Üniversitesinden Prof. Davit CARAMELLİ, Bologna ÜniversitesiProf. Loredana CASTRY, Parma Üniversitesi Prof. Antonella CASOLİ, PisaÜniversitesi Prof. Francesco MALLEGNİ, İspanya Barselona’da PompeuFarba Üniversitesi Prof. Carles LALUEZA imzalı raporda yaşları 2700 ile2300 arasında değişen 80 Etrüks iskeletinin genetik araştırmasısonucunda Etrüsklerin Doğulu olduğu sonucu açıklanmıştır.
Ayrıca,Etrüsklerin Orta Asya’dan gelen ama Hazar kuzeyinden gelipAvusturya’daki İnsburg bölgesi üzerinden İtalya’nın Po ovası bölgesineinen bir halk olduğunu, Sn.Kazım MİRŞAN’ın Etrüsklerden kalma üzeriyazılı belgeleri okumasından da anlaşılmaktadır.
İtalya’da 1995 yılında Etrüsk konusunda en yetkili bilim adamı olanFloransa’dan Prof.Dr. Giovannangelo CAMPOREALE, Sn Mirşan ile bir haftasüren görüşmeleri sonrasında Etrüsk yazıtlarının Erken Türkçe olduğunukabul etmiştir.
Ayrıca araştırmacı yazar rahmetli Adile AYDA, “Etrüskler Türk mü idi?”(Ankara 1974), kitabında da aynı konu işlenmiştir. Adile AYDA buaraştırmalarında özellikle Türkçe ve Etrüskçe arasında söz benzetmeleriyapmıştır.


Türkler ilk defa Anadolu’ya ne zaman girmişlerdir.

Türklerin Anadolu’ya ilk defa 1071 de Malazgirt zaferi ile girdiğiniiddia etmek doğru değildir! Türklerin Orta Asya’dan başlayıp Avrupaiçlerine kadar uzanan izlerine rastlanmasından anlaşılacağı üzereAnadolu topraklarının 7000 yıllık sahibi Türk’lerdir ve en köklümedeniyete sahip olan Türkler Orta Asya’dan Avrupa ve Anadolu’ ya, birkısmı yine Avrupa’dan tekrar Anadolu’ya gelmişlerdir. Bunu İsveç,Norveç, Danimarka, Almanya, İsviçre, Romanya, Fransa gibicoğrafyalarda, bırakmış oldukları birçok tarihi eserlerde yer alanyazıların okunmasından biliyoruz.
Milattan önce Anadolu’da yaşamış ve çok gelişmiş kültürleri ileçevrelerindeki insanlara medeniyet aşılamış bir topluluk olan ve bugün“Frigler” olarak adlandırılanlar, Erken Türklerdir. BunlarınAFYON-ESKİŞEHİR-ANKARA-UŞAK çevresinde bıraktıkları eserler halaayaktadır. Frig’lerin günümüze kadar kalan en büyük eserlerinden biriEskişehir ili Han Kazası Yazılıkaya Köyündeki “Yazılıkaya” anıtıdır.Etrüskçeye benzeyen Erken Türkçe ile yazılan Yazılıkaya Yazıtı 1965yılında Etrüsk yazıtlarını okuyup 1970 yılında “Proto-Türkçe Yazıtlar”adlı kitabını yayınlayan Sn. Kazım Mirşan tarafından 1994 yılındaokunmuştur. Etrüsk yazıtlarının Etrüsk alfabesine göre (Resim-9) Türkçeokumasının yanı sıra 1998 Yılında “Etrüsklerin Tarihleri, Yazıları veDilleri” kitabını yazan Sn. Mirşan, Etrüsklerin dil ve inanç yapılarınıda inceleyerek Etrüsklerin Türklüğü konusunu açıkça ortaya koymuştur.



Resim-9 (Etrüsk Alfabesi)


Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Sn. Kazım MİRŞAN’ın yeni kitabı olan “İSKANDİNAVYA’DAKİ TÜRK YAZITLARI” kitabını yayınlamıştır.

Bu kitap, İskandinav coğrafyasında M.Ö.2300-2700 yıllarına ait eserlerüzerlerinde “FUTHARK” yazısı olarak bilinen yazıların Sn. Kazım MİRŞANtarafından “ERKEN TÜRK YAZITLARI” olarak okunmasını kapsamaktadır.

Çin’deki Beyaz Piramitler.


Doğu Türkistan’da Himalaya Dağı eteklerinde Tibet sınırına yakın ShensiBölgesinde Çin hükümeti tarafından dünyadan gizlenen Beyaz Piramit(Resim-10) ve civarındaki 100 kadar diğer piramitler Türk’ün OrtaAsya’daki geçmiş tarihinin birçok sırlarını içlerinde saklamaktadır.Meksika’daki ve Mısır’daki piramitlerin bazı araştırmacılar tarafındanatası kabul edilen bu Beyaz Piramit’in Mısır’daki büyük piramitten ikimisli büyüklükte ve yaşının 5000 yıl dan fazla olduğu bilinmektedir.





Psikolojik Savaş faaliyetleri altında Batının Türk tarihine bakışı


1000 yıldan fazla süren İslamlık-Hıristiyanlık davalarının doğurduğudüşmanlık duygusu içindeki tutucu tarihçiler, bu davalarda asırlarcaİslâm’ın öncülüğünü yapan Türklerin tarihini, kan ve ateşmaceralarından ibaret göstermeye çalıştılar. Türk ve İslâm tarihçilerde Türklüğü ve Türk medeniyetini İslâmlık ve İslâm medeniyeti ilekaynaştırdılar; İslâmlıktan önceki binlerce yıla ait devreleriunutturmayı Ümmetçilik siyasetinin icabı ve din gayreti vecibesibildiler. Daha yakın zamanlarda Osmanlı İmparatorluğuna bağlı bütünunsurlardan tek bir millet yaratmak hayalini güden Osmanlılık cereyanıda, Türk adının anılmaması, milli tarihin yalnız ihmal değil, yazılmışolduğu sayfalardan kazınıp silinmesi yolunda üçüncü bir etken halindediğerlerine eklenmiştir. Bütün bu olumsuz cereyanlar, tabii olarak,mektep programları ve mektep kitapları üzerinde bile etkisini göstermişve Türklüğün, çadır, aşiret, at, silah ve savaş kavramlarıyla eşanlamlı tutulması geleneği mektep kitaplarımıza kadar girmiştir.
18. yüzyıldan sonra üretilen Avrupa merkezci tarih teorisi, insanlıktarihini, eski Yunan-Roma uygarlıkları ekseninde açıklamış ve uygarlıkmirasını da Asyalı ve Ortadoğulu kaynaklardan kopararak, Avrupa’ nıntekelinde göstermiştir. Batı Avrupa dışındaki halklar, bu arada Türkleruygarlık yaratan değil, uygarlık yağmalayan ikinci sınıf “barbar”ırklardan sayılmıştır.
Gerçek Türk tarihi bize şunu söylemektedir:

· İlk Alfabetik yazıyı Türkler buldu.
· 12 Hayvanlı Türk Takvimi Dünyadaki ilk takvimdir.
· İlk Ödüsleri (Devletleri) Türkler kurmuştur.
· Pusulayı, anahtarı, saati, kağıdı ve matbaayı Türkler bulmuştur.
· Avrupa medeniyetinin temelini oluşturan Etrüskler Türk’tür.
· Türk Topraklarının en eski sahibi Türklerdir.


Kaynaklar :
a. Kâzım Mirşan
· “Türk Metriği“Kitabı
· “Prototürkçe Yazıtlar” Kitabı
· “ALTI YARIQ TİGİN” Kitabı
· “Prototürkçeden Bugünkü Kürtçeye” Kitabı
· “Urgun-Selene” Kitabı
· “Anadolu Prototürkleri” Kitabı
· “Astrofizik” Kitabı
· “BOLBOLLAR” Kitabı
· “Alfabetik Yazı Başlangıcı ve Glozel Yazıtları” Kitabı
· “Alfabetik Yazı Başlangıcı” Kitabı
· “Etrüskler” Kitabı
· “Türk Takvimi” Kitabı
· “Erken Türk Devletleri ve Türük Bil” Kitabı
· “Sölgentaş Mağarası” Kitabı
· “İskandinavya’daki Türk Yazıtları” Kitabı


b. Turgay Tüfekçioğlu
“Şeytan Üçgeni” Kitabı

c. Haluk Tarcan
“Ön-Türk Uygarlığı” Kitabı


Pazırık Kurganları

                      AltaylardaBüyük Hun Devleti’nin kültürünü temsil eden başlıca kurganlar Katanda,Noyun Ula, Pazırık, Şibe ve Esik kurganlarıdır. Bu kurganlar, Altaybölgesinin en eski tigin (prens) mezarlarıdır.,.. Pazırık kurganlarıbirçok dini, mitolojik, arkeolojik ve sanat tarihiyle ilgilikanıtlardan ötürü Hun Türkleri dönemine aittir.


Pazırık Kurganlarından Keçe Kılıf

Pazırıkkurganları, deniz düzeyinden 1600 m yükseklikteki Büyük Ulaganvadisinde yer alan Çulışman ırmağı ile Başkaus ırmağı arasındabulunmuştur. İlk kazılarla 1. kurgan ortaya çıkarılmıştır. Mezarıniçinde iklimin soğukluğundan ötürü donma olduğu için, eşyaların çoğuçürümeden günümüze değin gelebilmiştir. Kurganın tomruk duvarlar veçift katmanlı bir çatıdan oluşan odasında ağaç oyma tabutta cesetbulunur. Duvarlara keçe dokumalar asılmış, ölünün kişisel eşyaları,çeşitli araçlar, yiyecek ve içecekler de bu odaya yerleştirilmiştir.Mezar odasının dışında kurban edilmiş olan atlar, koşum takımlarıylabirlikte mezara konulmuştur. Burada mezarın hazırlanmasında kullanılanaraçlar da ele geçirilmiştir. Mezarda bunların dışında ahşap bir arabada vardır. Ele geçirilen yapıtlardan, atların başına konulan geyik başıbiçimindeki maskeler ilgi çekicidir.ÖtekiPazırık kurganları da benzer yapıda olup içlerinden pek çok sanat vearkeoloji eşyası çıkarılmıştır. 2. kurgandaki mumyalanmış kadın veerkek cesetlerinden erkek olanın gövdesine döğmeler yapılmıştır; erkek50-60, kadın ise 40 yaşlarındadır. Kadının giysileri arasında bulunanbir sincap kürkü, koç kafası figürlü altın levhacıklarla süslüdür.Kemerindenkopmuş gümüş tabakalarda da koç figürü bulunmaktadır.. Ayrıca ölüyearmağan edilen keselerin üzerindeki altın yaldızlı bakır levhacıklar bulunmaktadır.

İkinci Pazırık Kurganındaki Cesedin Üzerindeki Döğmeler
Pazırıkkurganlarında bulunan iskeletlerin büyük çoğunluğu beyaz ırktandır.Mumyalanmış olmalarından ötürü ırkları kolayca saptanan cesetler,Türkler’in beyaz ırktan olmalarının kanıtlarından biridir.Pazırık’tabulunan cesetlerin gövdeleri döğmelerle süslenmiştir. Ayrıca mumyalananölülerin derisi T biçiminde açılmış, ardından dikilmiştir. Bu işlemlekasların gövdeden çıkarılmış olması muhtemeldir.Pazırık mezarlarında bulunan madenden yapılma silahların çoğu nemden ötürü paslanıp çürüyerek günümüze değin gelememiştir.

Pazırık KurganlarındanAĞAÇ İŞÇİLİĞİ

Pazırıkkurganlarında iki tür ağaç işçiliği yöntemi kullanılmıştır: oymacılıkve dülger-marangoz işleri. Ağaç oymacılığı, Hun çağına ait kültürmerkezlerinin ortak özelliklerindendir. At koşumlarının süsleri, küçükmasalar, kaplar, havan elleri ve başka birçok eşya ağaç oymacılığıtekniği ile yapılmıştır. Dülger-marangoz işlerine ise özellikle İkinciPazırık Kurganı’nın duvarlarındaki biçilmiş tahta ve tomruklardagörülür.

Pazırık KurganlarındanGİYSİLER ve SÜS EŞYALARI


Keçe Şabrak

Pazırıkkurganları buzlar altında kaldığı için, içlerindeki gömlekler ve ötekigiysiler çürümeden günümüze değin gelmişlerdir. İkinci PazırıkKurganı’nda bulunan önü kapalı bir gömlek, Noyun-Ula’daki bir gömleğeçok benzemektedir. Katanda Kurganı’nda da bu tür bir gömlek vardır.Pazırık gömleğinin üzerinde altın süsler de bulunmaktadır. ÜçüncüKurgan’da, giysilerin fiyonk biçiminde düğümlenmiş kuşakları da vardır.Türkler’in ileriki çağlarda kaftan olarak adlandırdıkları uzungiysiler, Pazırık kurganlarında da bulunmaktadır. Pazırıkkurganlarından ele geçirilen keçe çoraplar, çizmeler, taraklar,gözgüler (aynalar), çalgılar o çağın Türk yaşam biçimi üzerine bize birfikir vermektedir. Keçe çorap ve çizme, göçebe Türkler’e özgü birkültür unsurudur.Pazırık-ve Noyun Ula- süs eşyaları ile günümüz Türkmen ve Kazak süs eşyalarıarasında dikkati çekecek ölçüde benzerlikler vardır.

AT KÜLTÜRÜ


Pazırık Kurganlarından Çıkarılmış At Başına Takmak İçin Süs


Pazırık Kurganları’nda çok sayıda donmuş at cesedi bulunmuştur. Pazırıkmezarlarında iki tip ata rastlanır: Bozkır (Mogol) Atı ve yüksek boyluTürkmen Atları. İkinci tip Türk atları hakkında Çinliler, Kan Terleyendeyimini kullanırlar. Pazırık’ta atlarla birlikte bir çok da eyer elegeçmiştir. Eyerlerin çevresi genellikle sarkan kordonlarla ya dapüsküllerle süslenmiştir. Eyerlerin yüzleri ise yün aplike ilegrifonlar ve efsanevî hayvan resimleriyle doldurulmuştur. Ayrıcaeyerlerin arkaları ile önlerinde eyer kaşı denilen ağaç kısımlar dabulunmaktadır.Pazırıkkantarmaları (gemleri) ortadan mafsallı olup iki kenarında iki dizginhalkası ile süslenmiş durumdadır. Bu halkalar çok kez, üzerlerineasılan hayvan figürleri ile abartmalı bir biçimde süslenmiştir. Pazırıkkantarmaları (gemleri) tip bakımından, Altaylar’daki Katanda ve Aragolkurganlarındaki kantarmalara çok yakındırlar. Milattan öncekiyüzyıllarda Orta Asya ile Sibirya’da bu tür kantarmalar (gemler) çokyaygındı. Birinci Pazırık kurganında bir Hun kırbacı da bulunmuştur.Bir değneğin ucuna deri bir sırımın sarılmasıyla yapılmış olan bukırbaç, ileriki zamanlardaki Orta Asya kırbaçlarına benzer.Pazırık’takurban edilen atların kulakları kesilmiştir. Kurban edilen on atınnişanlarının ayrı olması, atların on boy tarafından armağan edilmişolduğunu göstermektedir. Ayrıca atların kuyrukları ile yelelerininkesilmesi, Türkler’de çok görülen bir yas belirtisidir. Kurban edilenatların aygır olması da bir Türk geleneğidir. Abdülkadir İnan, bütün buişlemlerin Türk gelenekleriyle açıklanabileceğini göstermiştir.

PAZIRIK HALISI

Türk halı sanatının ve dünya halılarının en eski örneği 5. Pazırıkkurganından çıkarılmıştır. Halının bir Türk buluşu olduğunu ortayakoyan dünyanın bu bilinen en eski halısı Hun Türkleri’ne ya da ProtoTürkler’e aittir. Büyük olasılıkla MÖ 3-2. yüzyıllardan kalmış birşaheser olan bu halı 1,89 x 2 m boyutunda olup Gördes-Türk düğümüyledokunmuştur. Bu halının günümüze değin ulaşabilmesi, mezarın buzaltında kalmasıyla mümkün olmuştur. Halının 10 sm2’sinde 3600 düğümvardır.

Pazırık Halısından İki Ayrıntı
Halıikisi geniş, üçü dar olmak üzere beş bordür ile çevrelenmiştir. Halınınen iç ve en dıştaki dar bordürlerinde arslan-grifon figürleri, içtekibirinci geniş bordürde sığınlar, dıştaki geniş bordürde ise 28 taneatlı figürü bulunur; sığınlar, 24 tane olup atlıların ters yönündesıralanmıştır. At kuyrukları nın düğümlenmiş olması göze çarpmaktadırki bu, bir Türk geleneğidir. Atlıların giyimleri de Bozkır Kültürü’neuygundur. İki bordür arasında, motiflerden oluşan başka bir bordürvardır. Ortadaki dar bordür, dört yapraklı çiçek motifleri ilesüslenmiştir. Halının al renkli orta zemini, eşit ölçülerde 4 x 6biçiminde 24 kareye bölünmüş olup bu karelerin sayısı akla 24 Oğuzboyunu getirmektedir. Bilindiği üzere Oğuz Kağan Destanı’na göre, OğuzKağan’ın 6 oğlunun her birinin 4′er oğlundan toplam 24 torunu olmuş, bu24 torun da atası oldukları 24 Oğuz boyuna kendi adlarını vermişlerdir.Halının zemininin 24 kareye bölünmüş olması hem Asya Hunları’nın 24′lüdevlet örgütünü, hem de Oğuzların 24 boyunu hatırlatmaktadır.Kökboya ile renklendirilmiş halıda motifler al, sarı ve gök renktedir.Pazırık halısının bulunduğu bölgeye özgü sığın motifleri, Türkikonografisine uygun atlı tasvirleri ve dokuma tekniği nedenleriyle birTürk halısı olduğu açıktır. Pazırık halısı bugün Petrograd ErmitajMüzesi’nde bir cam çerçeve içinde sergilenmektedir.Buünlü, 5. Pazırık kurganından çıkarılmış halının dışında 4. kurgandan daküçük halı parçaları çıkarılmıştır. Pazırık kurganlarından çıkarılmış,keçeden yapılma ve üzerleri işlemeli eyer örtüleri de Türk sanat tarihiaçısından önemli eserlerdir. Bu eserler üzerinde, Türk hayvan üslubununen önemli temalarından olan hayvan mücadelesi sahneleri ve çeşitlihayvan figürleri yer almaktadır.Beşinci Pazırık Kurganı’ndan Çıkarılan Halının Kompozisyon Şeması


MASKELER

Pazırıkkurganlarından çıkarılan at ve geyik maskeleri, bu mezarların enkarakteristik yapıtlarındandır. Büyük olasılıkla din inançlarına bağlıolarak yapılmış olan bu maskelerin yüz bölümleri genelliklesüslenmiştir. Maskelerde geyik boynuzlarına da rastlanmaktadır. Pazırıkkurganlarında bir kaplan maskesi de bulunmuştur.

Pazırık Kurganlarından
KAYNAK : Prof Nejat Diyarbekirli

“Ortaasya’dan Anadolu’ya Türk sanatı ve kültürü”
Konuyu Paylaş:
  facebook  twitter  google  google

Çevrimdışı Cem 1956

  • *****
  • İleti: 2586
  • Rep Puanı : 65535
Tarih Türklerle Başladı
« Yanıtla #1 : Haziran 07, 2009, 07:08:45 ÖS »
Bravo kardeşim!Bende tam bunları yazmayı düşünüyordum!!Sen bir Türk genci olarak benden önce davrandın,tebrik ederim...
 
Evet,tarih Türklerle başlar ve başladı!!...
 
Türk'ü tarihden silersen,dünya tarihi diye bir şey kalmaz!!Kimden bahsedeceksin ki??Muhtemelen soyunda Türk olan başkalarından...
 
Peki,Albyrock,o zaman benim konuya seninle devam edelim;
 
Bence biz batıdan doğuya gittik,sonra orada Asyalılarla karıştık,bir kısmımız  döndü,diğerleri kaldı!
 
Bu saygı duyduğum birkaç tarihçinin ve benimde öngörüm.Sen ne dersin??
 
Sevgiler...

Çevrimdışı DiNoZoP

  • Site Kralı..!!
  • ************
  • İleti: 10458
  • Rep Puanı : 49291
  • Cinsiyet: Bay
    • albayrakFORUM
Tarih Türklerle Başladı
« Yanıtla #2 : Haziran 07, 2009, 10:55:05 ÖS »
bu yazıda en çok ilgimi çeken noktalar şunlardı:

Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Tarih Tezi

MustafaKemal ATATÜRK’ün, Türk Tarih Tezinde Türklerin kökeninin OrtaAsyaolduğu resmen dile getirmiştir. Atatürk 1922’de Türkiye BüyükMilletMeclisinin 130ncu toplantısının açılış konuşmasının birincioturumundayaptığı konuşmada bu hususla alakalı şunları söylemiştir.

“Efendiler,buinsanlık dünyasında en az yüz milyonu aşkın nüfustan oluşan büyükbirTürk Milleti vardır ve bu milletin yeryüzündeki genişliği oranındadatarih alanında da bir derinliği vardır. Türk Milletininkökünündayandığı Türk adındaki insan, insanlığın ikinci babasıNuhAleyhisselamın oğlu Yasef’in oğlu olan kişidir…”

Atatürköncülüğünde 2 Temmuz 1932 ve 20 Eylül 1937 tarihlerinde yapılanTürkTarih Kurultayları o devrin en ünlü yerli ve yabancı bilimadamlarınınkatılımlarıyla yapılmıştır. Fakat ne yazık ki TürkTarihininaraştırılmasını amaçlayan bu çalışmalar Atatürk’ün ölümündensonradurdurulmuştur.


Türk ne demektir?



GüneydeHimalaya dağları, kuzeyde Kuzey Buz Denizi, doğuda Kore Denizi,batıdaBalkanlar’a kadar uzanan coğrafya ile Asya ve Avrupa kıtalarınınyaniAvrasya olarak adlandırdığımız karanın milyonlarca kilometrekareliktopraklarında, son buzul çağının sona erdiği 12 bin yılzamanderinliğinde yaşamış insanlar, meydana getirdikleri yazılıeserlerdekendilerini Türk olarak adlandırmışlar ve ortak dil olarak daTürkçeyikullanmışlardır.
Bu insanlar neden kendilerine Türkdemişlerdir? Türk kelimesi ne anlamagelmektedir? Bunu, eski Türkçeyazıt olan ve edebi bir dille yazılanTürkistan’daki Orhun Abidelerindenöğreniyoruz.


Gerçek Türk tarihi bize şunu söylemektedir:
· İlk Alfabetik yazıyı Türkler buldu.
· 12 Hayvanlı Türk Takvimi Dünyadaki ilk takvimdir.
· İlk Ödüsleri (Devletleri) Türkler kurmuştur.
· Pusulayı, anahtarı, saati, kağıdı ve matbaayı Türkler bulmuştur.
· Avrupa medeniyetinin temelini oluşturan Etrüskler Türk’tür.
· Türk Topraklarının en eski sahibi Türklerdir.



tşkler ALbyRocK                         
« Son Düzenleme: Haziran 07, 2009, 10:58:05 ÖS Gönderen: DiNoZoP »

Çevrimdışı Cem 1956

  • *****
  • İleti: 2586
  • Rep Puanı : 65535
Tarih Türklerle Başladı
« Yanıtla #3 : Haziran 08, 2009, 02:26:20 ÖÖ »
Dinozopcuğum
 
Ben galiba biraz yoruldum artık,benim yerime siz gençler uzun yazıyorsunuz!Şu aralar diğer sorunları bir atlatayım,kafam bir boşalsın,bende sizlerin bu değerli düşüncelerinize  acizane katkıda bulunacağım.
 
Sevgiler...
 
 
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!!

Çevrimdışı DiNoZoP

  • Site Kralı..!!
  • ************
  • İleti: 10458
  • Rep Puanı : 49291
  • Cinsiyet: Bay
    • albayrakFORUM
Tarih Türklerle Başladı
« Yanıtla #4 : Haziran 08, 2009, 03:28:52 ÖS »


bir daha bakın, bir daha bakın şu asalete ondan sonra düşünün....
:tesekurtr:

tekrar eline sağlık
tşkler ALbyRocK     :tesekurtr: :alkis:
« Son Düzenleme: Haziran 08, 2009, 03:29:38 ÖS Gönderen: DiNoZoP »

Çevrimdışı Cem 1956

  • *****
  • İleti: 2586
  • Rep Puanı : 65535
Tarih Türklerle Başladı
« Yanıtla #5 : Haziran 09, 2009, 05:42:10 ÖS »
Sevgili Dinozop,
 
Ulu önder Atatürk'ün Türk tarih tezi ,kendi sağlığında kendisi tarafından yenilenmiştir.1930 lu yıllardaki ilk tezi,Türklerin pasifik deki mu kıtasından yayıldıkları ve tüm insanların Türklerden türediği yolunda idi...
 
Bunun adı Güneş- dil teorisi idi(sun-language theory).Ulu önder daha sonra,bu teorisinden vazgeçmiş ve bunun bir yanlışlık olduğunu belirtmiştir.Türklerin Orta Asyadan yayıldıkları konusundaki fikirler hakim gözümektedir;ancak batıda bulunan çivi yazıları( ki bunlar eski Türk alfabesine göre okunabiliyor sadece) ,Orta Asyadakilerden daha eski.Heleİsviçre ,Fransa ve İsveçteki  mağara şekil ve yazıları çok eski.Kesin bir yargıya varmak çok zor;zira,tarih arkeoloji ve antropoloji ile beraber yürüyen bir bilim dalı.Arkeolojik ve antropolojik çalışmalar ilerledikçe,Türkler veya ön-Türkler hakkında daha fazla bilgi sahibi olacağız.
 
Yeni çalışmalar ve bulgular,Türklerin ''Alpin''(yani beyaz ırk) olduğunu gösteriyor, bu elbette esmer tenli insanların Türk olmadığını göstermez,zira içinde yaşanılan coğrafi koşullar insanları değiştirebilir.Ancak bu değişim öyle 2-3 bin senede olmaz.
 
Ben olaya şu açıdan bakıyorum:
 
Her ırk bazı fiziksel özellikler taşır.Bugün Asyaya baktığımızda Slav ırkına ait Ruslar ve Farsi olan İran ve Tacikler,biraz da Afganistandaki peştunlar ,ve Hintliler hariç,hemen hepsi  sarı ırk özelliği taşıyor.Sarı ırk dediğimiz zaman antropologlar buna genel olarak ''mongoloid'' ırk diyorlar.Bunun içine Çinliler,japonlar,koreliler,endonezya vs çoğu dahil!
 
Peki bu durumda adına Türk cumhuriyetleri dediğimiz ülkelerde yaşayanlara ne diyeceğiz;çünkü:
 
Oraları  gezdiğim için biliyorum:
 
Özbekistan,Kazakistan,Kırgızistan,Türkmenistan,Uygur otonom bölgesi( Azerbaycanı hariç tutalım),burada yaşayan insanların %80 i hafif kahverengi tenli,siyah saçlı,büyük elmacık kemikli,ve çekik gözlü.Yakut veya aslen Saha Türklerinin olduğu bölgeye gitmedim ama gördüğüm resimlerin hemen hepsi,mongoloid fenotipine sahip!
 
Uygur Türklerininde yarısından fazlası öyle.Ancak Doğu Türkistanda gördüğüm bazı Uygur Türkleri ise beni çok şaşırttı.Zira aynı bizim Anadolu Türkleri gibi beyaz tenli,hatta bir kısmı da mavi gözlü idiler.
 
Aslında nerden türediğimiz çok önemli değil,ancak bütün bulguları topladığınızda ,sanki bana Türklerin batıdan doğuya gittiği ve orada Asyalı kavimlerle karıştığı ve bazılarının tekrar döndüğünü söylüyor.Elbette herkes göç etmedi.
 
Zira,Anadoludaki  fenotipler,Asyadakilere hiç mi hiç benzemiyor!
 
Devam edeceğim...
 
Sevgiler...
 
 

Seo4Smf Tagleri:
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
356 Gösterim
Son İleti Ağustos 30, 2006, 06:17:19 ÖS
Gönderen: DiNoZoP
0 Yanıt
365 Gösterim
Son İleti Kasım 05, 2006, 01:35:11 ÖS
Gönderen: albayrak
0 Yanıt
219 Gösterim
Son İleti Şubat 09, 2007, 08:39:36 ÖS
Gönderen: TÜRKİYEM
0 Yanıt
307 Gösterim
Son İleti Şubat 17, 2007, 08:34:55 ÖS
Gönderen: albayrak
0 Yanıt
182 Gösterim
Son İleti Mart 12, 2007, 06:46:07 ÖS
Gönderen: TÜRKİYEM
0 Yanıt
320 Gösterim
Son İleti Mayıs 07, 2007, 09:38:45 ÖS
Gönderen: albayrak
2 Yanıt
1001 Gösterim
Son İleti Ağustos 07, 2007, 11:44:07 ÖÖ
Gönderen: albayrak
0 Yanıt
235 Gösterim
Son İleti Eylül 24, 2007, 03:26:52 ÖS
Gönderen: albayrak
0 Yanıt
154 Gösterim
Son İleti Haziran 20, 2008, 07:59:44 ÖS
Gönderen: EzeL