Vallaha bırakmaz Üye Ol

Reklam / Sponsor

Gönderen Konu: Truva gerçek mi ?  (Okunma sayısı 304 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı DiNoZoP

  • Site Kralı..!!
  • ************
  • İleti: 10458
  • Rep Puanı : 49291
  • Cinsiyet: Bay
    • albayrakFORUM
Truva gerçek mi ?
« : Şubat 21, 2009, 05:19:59 ÖS »



                  Troja gerçek mi?
Troya mı? Yoksa To-Ro-ja mı?
Derken ortaya ciddi bir isim çıktı; Tarihçi Michael Wood, "TroyaSavaşını Araştırırken" adlı tv dizisinde ortaya çok farklı bir iddiaattı. Evet, Troya´ya bir saldırı yapılmıştı ama herşey çok farklıydı.Bir kere Kral Priam, Helena falan yoktular, çünkü, Hititler´den kalanyazılı tabletlerde kral III. Hattuşil´in Troya Prensi Alaxandus´dan sözettiğini ve deniz adamları ile savaştıkları belirtiliyordu. Kentin adıTroya değil, ´Villios´du. Alaxandus, Homeros´un efsanesindeki PrensParis´in gerçek adıdır, yani Alexander. Ve Homeros´un Troya´ya verdiğiisim; İlion yani Hitit kenti Villios benzerliği hemen dikkat çekiyor.Wood, tabletlerde ünlü Kadeş Savaşı´nda Firavun Ramses´e karşı Hititordusunda Prens Alaxandus´un da savaştığı yazılı olduğunu ve sonraAsurlular´ın baskısından bunalan Hitit Kralı´nın Prensi Yunanlılar´ayardım istemek için yolladığını da ekliyor. Öyleyse, Hitit PrensiAlaxandus, gerçekten Mısırlılar´a karşı yardım istemek içinYunanlılar´a gidip, Kralın sarayında misafir kalmışmıydı; acaba oKralın karısı mı Güzel Helena´ydı? Hani şu Paris´in kaçırdığı kadın? Buarada yine aynı kaynaklarda, Yunan gemilerinin köle olarak taşıdığı 700kadın, 400 genç kız ve 300 oğlan çocuğundan söz edilmekte ve de bunlara"TO RO JA" lı adı verilmiş, Troya´ya benzemiyor mu?
Efsanelerle tarih karışıyor ve tabii yorumlar daha da bunaltıyor.Bin yıl sonra da böyle olacak, cd´lere, video kasetlere rağmen. Buanlatılanlara ve burada çok zaman alacak daha birçok kaynağa göre,Troya Savaşı hiç de sanıldığı gibi olmayabilir; Pekala da Homeros birmasal yazmış ve insanlarla, tanrılar arasında bir drama yaratmışolabilir. Diğer karşıt iddiaların arasında askeri, stratejik vesosyo-psikolojik görüşler de dikkat çekiyor.

MÖ 1200´ lerde kendilerine Akha diyen bir Yunanlı birleşik ordunun,üstelik deniz yoluyla bir başka uzak anakaraya gidip, on yıl süreylesavaşması, gerek dönemin koşulları için, gerekse de askeri yöndenmümkün değil deniyor. Bugünün Troya´sı denizden yaklaşık iki km içerdeve ovaya hakim bir yerde. Ve kışın iklim sert ve rüzgarlı, bu üçbin yılönce de böyleydi. Hiçbir ordu, Homeros´un yazdığı gibi on yıl boyuncaburada konaklayamaz ve dayanamazdı. Troya´nın konumu yani bulunduğutepe ovaya öylesine hakimdir ki, şahinin bir kaplumbağayı gökten inipavlaması gibi tüm saldırganlar güçleri ne olursa olsun kolay birer avolurlar. Nitekim, Çanakkale Savaşı´ında aynı kıyılara çıkartma yapanFransızlar başarısız olmuşlardı. Kaldı ki diğer Anadolu kavimleriTroyalılar´ın müttefiğiydiler, Homeros bunların adlarını tek teksaymaktadır. Peki, nasıl oldu da bu kadar insan bir tahta ata yenikdüştüler?

Truva savaşı genç bir kızın eseri mi?
Herşeye rağmen, Troya tarihin bir dönüm noktasıdır, çünkü MÖ 1200´lerdensonra iki dev imparatorluk Hititler ve Mısırlılar çöküşe geçmişler,Asurlular güçlenerek yerlerini almıştır. Savaşçı bir ulus olanAsurlular, Eski Yunanlılar´a ulaşamadılar, bu sayede demokrasi doğdu veyaşadı, Ege´den yola çıkanlar Roma´yı kurarak gelecek bir dünyaimparatorluğunun temelini attılar. Bu değişimin yaşandığı süreçte,Homerus´un veya benzerlerinin söylenceleri bir efsaneyi başlattı. Eğertarihçi Samuel Butler haklıysa, asil bir aileden gelen Sicilyalı gençbir kız, bu eski söylencelerden yola çıkarak Homeros´a aftedilen"Iliada ve Odyssey"i yazdı. Bu konuda bir de kitap yazan Butler, ortayakoyduğu kanıtlarla en büyük muhalifi Bernard Shaw´da dahil olmak üzerebüyük kabul görmüştü. Kısacası, Troya Savaşı ve insan kahramanlarıhayalgücünün ürünü olmaktan başka birşey değildiler. Edebi bir değerolarak asla unutulmayacaklar. Geriye iki şey kalıyor, hala kimliklerikesin olarak bilinemeyen şu gizemli "Deniz Adamları" ve tabii kiefsanenin Tanrılarıın kim oldukları.. Yani Tanrıların Dağı Olimpos´unsakinlerinin nasıl bu kadar canlı ve neden o kadar insansı olduklarınınaçıklaması bulunamıyor.
Acaba, insanlara bu kadar benzeyen, ağlayan, gülen, üzülen, sevişen,savaşan, yaralanan ama ölmeyen, kıskanç ve entrikacı Tanrılar kimdiler?Ve neden daha çok gizemli "Deniz Adamları"nın tarafını tutuyorlardı?Ama bu iki gizem başka iki başlığın konusunu oluşturacak. Antiktanrıların kimliği ile uzak denizlerin gizemli uygarlıklarınvarlıklarını...
Truvalılar bir kadın için on yıl savaştılar mı?
Bir Kadın İçin On Yıl Savaştılar mı?
Tarihin babası Heredot, Troya destanının yaratıcısı olduğu bilinenHomeros´u kör bir ozan olarak anlatır; Giritli fakir bir köle kadınınoğlu olarak, eski İzmir yakınlarında bulunan Meles Çayı kıyısındadoğmuştur. Efsaneye göre, annesinin bir dil öğretmeni ile evlenmesindensonra eğitim görebilen homeros yaşamının sonraki yıllarında,Yunanistan, İtalya ve İspanya´ya yolculuklar yapar, Kios Adası´ndayaşar ve Atina´ya giderken yolda ölür. Heredot, bize Homer´inkendisinden 400 yıl önce yaşamış olduğunu yazar ve Homer´ de Troyasavaşından 80 yıl sonra yaşamıştır der. Öyleyse konumuz olan Troyaolayı MÖ 1180-1250 yılları arasındadır. Troya Savaşı, bazı görüşleregöre, aynen Kurtuluş Savaşı´ ında olduğu gibi, Yunanistan´danAnadolu´ya yapılan bir saldırıdan başka birşey değildir. Neyse,yazımızın konusu bu değil, bizi ilgilendiren veya araştırdığımız gizemTroya Efsanesi´nin ardında yatıyor. Bir diğer iddianın peşindeyiz acabaTroya Savaşı gerçekten yaşandı mı?
Örneğin on yıl sürdüğü varsayılan Troya Savaşı gerçekten de bir kadın yüzünden mi başladı?

Üç tanrıça arasındaki güzellik yarışmasını kazandırdığı için AşkTanrıçası Afrodit, Yunanlı dilber Güzel Helena´yı, Troya Kralı Priam´ınoğlu Çoban Paris´e aşık eder ve Paris´de evinde konuk olduğu birdönemde, kocası Kral Menelaos´un önünde Helena´yı kaçırarak Troya´yagetirir. Ve işte koca bir savaş böyle başlar? Eski Yunanlıların mantıkve felsefeye dayanan bir yaşam biçimine inandıklarını biliyoruz, biraniçin olaya böyle bir açıdan bakacak olursak acaba bir kadın için kocabir ordu on yıl süreyle bir başka ülkeye gidip savaşır mı?Pek akıllıcagörünmüyor, her ne kadar bu bir efsaneyse, her ne kadar kadınlarıntarihi tersyüz ettiklerini biliyorsak da, Josephine, Hürrem Sultan,Kleopatra gibi kadınlardan söz ediyorum; Bunlara rağmen Troya örneğiyine de biraz fazla.

Truva´yı yağmalayan dolandırıcı arkeolog
Ünlüingiliz gizem araştırmacısı Colin Wilson, "Unsolved Mysteries/Past andPresent-Geçmişin ve Bugünün Çözülemeyen Gizemleri" adlı kitabını 1993yılında yayınladı. Gerek kitabı okuduktan sonra, gerekse de kendisiyleyaptığımız görüşme sonucunda Wilson´un çalışmaları sonucunda TroyaEfsanesi´nin gerçek dışı olabileceğini ileri sürdüğünü gördük. KitaptaKral Arthur ve Büyücü Merlin Efsanesi´nin, Afrika´daki DogonKabilesi´nin Sirius Yıldızı ile ilgili söylencesinin, lanetli ÜmitElması´nın, İnsanlığın Evrimi´nin, 6000 yıl önceki uygarlıkların,vampirlerin ve zombilerin, Karın Deşen Jack´ın. Hipnoz ve Telepati´nin,mısır tarlalarındaki UFO izlerinin, perilerin, doğaüstünün ve dahabirçok gizemin üstüne günümüzün bilimsel mantığı ile gidiliyor ve cesurbir üslüpla kör inançlar kökten silkeleniyor. Wilson yaptığımızgörüşmede "Artık, ne olursa olsun, bu böyledir inancının ortadankaldırılmasının zamanı geldi, bu çağda efsaneler de dahil olmak üzere,her tür gizemin kaynağını bulmalı, araştırmalı ve sonuç ne olursa olsunkatlanmalıyız..." diyordu.


Peki acaba bizim Çanakkale´deki Troya´nın ardındaki gizem ne? BizHisarlık Tepesi´ndeki kalıntıların Troya olduğunu nereden çıkardık?Wilson iddiasına şöyle başlıyor "Maceraperest ve silah tüccarı HeinrichSchliemann Yunanlı genç karısının da yardımıyla, küçük yaşlardan beriokuduğu Homer´in ´İliada´ sından yola çıktı ve 1871´de Troya´yıÇanakkale´de Hisarlık´da buldu. Osmanlı hükümetinin genişliğinden deyararlanarak istediği herşeyi yaptı. Ama acaba bulunan yer Homeros´unTroya´sı mıydı? Schliemann üst üste yapılmış ve arasında yüzyıllarbulunan 7-8 Troya kalıntısı buldu ve bunların birisine Homer´inTroya´sı dedi. Oysa sonrakikazılar ve araştırmalar Yunanlılartarafından yakılıp yıkılmış bir kentin varlığını kanıtlamıyordu." Doğruolabilir mi? Bütün bunlar bir masal mı? Heinrich Schliemann Türkiye´denkaçırdığını söylediği Troya Kralı Priam´ın hazinelerini kaçışındanoniki yıl sonra ortaya çıkardı ve sonra bir çok uzman bu kalıntılarınGirit´de yaşamış olan Mikenler´e ait olduğunu ileri sürdüler.

Schliemann otobiyografisinde hazineyi bir duvarın içinde bulduğubakır bir küpte bulduğunu yazıyordu ama nedense bu küpü Troya´yıyağmalayan Akhalar gibi çalışan işçilerin hiçbirisi göremeyecek ancakSchliemann öğle yemeği tatilinde bulacaktı. Raslantılar, rahatsızedecek kadar fazlaydı. Derken 1972 yılında ABD´de ColoradoÜniversitesi´nden Prof. William Calder, Schliemann üzerine biraraştırmaya girişti ve ortaya inanılmaz bir sonuç çıkardı. 1851´deSchliemann, San Francisco´ya gelmiş ve altın bir antik takıyı satarken.Troya hazinesinden söz ederken iki ortağının daha bulunduğunuanlatmıştı. Bunlardan birisi adı bilinmeyen bir Osmanlı Paşası,diğeriyse Frank Calvert adlı bir Amerikalıydı. Ama Schliemann, onlarıaldattığını söylemişti, demek ki Schliemann bir dolandırıcıydı. 1889´daSchliemann tekrar Hisarlık´a, Troya kazılarına döndü ve kazılarda birbina kalıntısıyla bazı çanak çömlek ortaya çıkarıldı ama bütün bunlartartışmasız Miken uygarlığına aittiler. Schliemann, şok geçiriyordu,tüm iddiaları boşa çıkacaktı ama sonucu göremeden o yıl felç geçirerekyaşamını yitirdi. Schliemann Homer´in Troya´sını bulamamıştı...

Truva´daki kayıp deniz adamları
Schliemann´dansonra kazıları sürdüren Alman Wilhelm Dörpfeld, duvarlar buldu ama buduvarların Homer´in İliada´sında anlatılan dev kale duvarları, kulelerve duvar ardındaki beş evle hiç ilişkisi yoktu. Üstelik yazılanlaragöre çok küçük ve kısaydılar. Üstelik, yine efsanedeki gibi kıyıyayönelik değildiler. 1900´lerin başında İngiliz arkeolog Arthur Evans,Girit´te bir dizi kazıya girişti ve hala tamamı çözülemeyen garip birhiyeroglif yazıyla yazılmış tabletler buldu. Çözümlenen bölümlerşaşırtıcıydı, çünkü Homer´in İliada´sında geçen isimler burada davardı. Evans, buradan yola çıkarak, Troya´yı reddetti ama bu iddiayıkabul etmeyenler de vardı. Fakat yeni bir iddia ortaya atılıyordu,Amerikalı Carl Blegen, Troya Savaşı´nı reddetmiyor, ama kentin yakılıpyıkılmasına Akhaların değil, dev bir depremin kuşatmanın onuncu yılındaneden olduğunu ileri sürüyordu. Blegen´e göre, depremin izleri açıkçaortadaydı. Yıkıntıların aldığı şekil, bir at görünümü almış olabilirdive işte o noktada efsane işe karışmıştı.
Troya´nın öyküsü burada da bitmiyor, uzak denizlerden gelerekTroya´yı kuşatan "Deniz Adamları" kimdiler? Onlarla ilgili eskikaynaklara raslanmıyor, hala da bulunamadı, Troya´yı anlatan en eskikaynaklar çok daha sonralara ait.

Schliemann´ın bulduğunu iddia etiiği Kral Agamemnon´un maskı,Helena´nın mücevherleri, Blegen´in ortaya çıkardığı Pylos´daki KralNestor´un sarayı birer iddia olmaktan öteye gidemediler. Hala uzakdenizlerden çıkıp gelen "Deniz Adamları" nın kimlikleri belli değil. Ve1834´de genç bir Fransız olan Charles Texier, İç Anadolu´da Hititbaşkenti Boğazköy´ü buluncaya kadar. 1908 yılında arkeolog HugoWinkler, Hititler´in dış politikasını anlatan bir tablet kütüphanesibulunca antik Orta Doğu´nun siyasi tarihini ayrıntılarıyla anlatangerçek kaynaklar ortaya çıkarılmış oldu. Ardından 1924´de İsveçlitarihçi Emile Forrer "Ahhiyawa" adlı dökümanları açıkladı. Diluzmanlarına göre, bu isim Akha Ülkesi demekti. Yani Homer´in Yunanlılardiye sözünü ettiği Troya´ya saldıran Akhalardı. 1963´de Atina´nınkuzeyinde Thebes´de yapılan kazılarda birçok Hitit tableti bulundu,işte bu kaynaklar Hitit-Akha ilişkisini kanıtlıyorlardı. Tabletleregöre, Akhalar Batı Anadolu kıyılarını kontrol ediyorlar ve antik limankenti Milet´e gidip geliyorlardı ve burası Troya´ya birkaç yüz kmuzaklıktaydı. Ve daha kuzeyde de Wilios adlı bir kentin adı geçiyordu.Acaba Troya´ya saldıran gizemli "Deniz Adamları" bunlar mıydılar?Sonunda bu Hitit tabletlerinde, Homeros´un sözünü ettiği Troya´yı yakıpyıkan Akha Kralı Agamemnon adına ilk kez raslandı, kayıtlara göre KralAgamemnon, Hititler´in bir ara savaştığı Tawalaga adlı bir Yunanlıkralın kardeşiydi. Ama Homeros´un eserinde, Agamemnon´un kardeşinin adıMenelaos değil miydi?

Truva savaşı hakkında abartılanlar
Küçücük Bir Savaşın Abartılmış Sonucu mu?
Ve 3000 yıl önce, içine ancak 40-50 kişinin girebileceği bir tahtaat yapılabilirdi. Hatırlayın, efsane ne diyor? Tahta atı yaparakçekilen Akhalar, saklanıp beklediler. Kuşatma bitti diye sevinenTroyalılar da tahta atı kentin içine alıp, eğlenceye koyuldular. Sonra?Sonra geceyarısı tahta attan çıkan adamlar kentin kapılarını açtılar veAkhalar on yıldır giremedikleri Troya´ya girerek yakıp yıktılar.Aptalca görünüyor değil mi? Adamlar çekilecek, Yüzlerce gemi denizeufuk hattında görünmeyecek kadar uzaklaşacak, bu arada kıyıya saklananbinlerce adam bekleyecekler, sonra iki km´lik ovayı aşıp, kentin önüneyığılarak ve kapının açılmasıyla içeri dalarak Troya´yı elegeçirecekler. Bu arada onları kimse görmeyecek. İşte bu arada,Troyalılar on yıldır duman ettikleri düşmanlarını hiç farketmiyorlar.Çünkü o kadar eğleniyorlar ki, bir kişi dahi ayakta kalmıyor ve buarada da hiçbirisi bu tahta at da neyin nesi, içinde acaba ne var?demiyor. Mantık olarak on yıl direnen bir kentin bu kadar basit biroyuna kurban olmayacağını gerçekten düşünmek gerek.
Bu iddialar az değil, Troya ile ilgili iki fikrimiz olabilir. İlkiTroya Efsanesi sadece efsanedir, Homeros´un bir fantazyası olabilir, okadar.

Ama Batı´dan gelen deniz adamları vardır; Hitit kaynaklarındaonlardan söz ediliyor ve onlar Yunanlılar değildir çünkü Hititkayıtlarında Yunanlılar ayrıca belirtiliyor, peki öyleyse kimdirbatıdan gelen bu korkunç deniz adamları? Nereden geldiler? Üstelik,antik tarihçi Cyrios bu deniz adamlarının Girit´teki Miken uygarlığınıda yok ettiklerini belirtmekte. Onların tek bir ulus olmadıklarıanlaşılıyor, "Deniz Adamları" müttefik bir ordu gibiler. Birolasılıkla, çeşitli Akdeniz kavimlerinden oluşmuş bir korsan filosuolamazlar mı? Yani Troya Efsanesi aslında Akdeniz korsanlarının birkıyı saldırısından doğmuş olamaz mı?      
Konuyu Paylaş:
  facebook  twitter  google  google

Çevrimdışı SpEtSnAz

  • *****
  • İleti: 1971
  • Rep Puanı : 65534
  • Cinsiyet: Bay
  • Yaşasın Devrimci Mücadelemiz!!
Truva gerçek mi ?
« Yanıtla #1 : Temmuz 13, 2009, 04:56:45 ÖÖ »
Abartıldığı kadar büyük bir savaş değildir.Mitolojik olarak yorumlandığı için günümüze gelmiştir.Saolsun Homeros abartmışta abartmış ee tabi girit şarabı eşliğinde kitap yazarsan olacağı bu:D
O MÜKEMMEL BİR KAFA
MÜKEMMEL BİR YÜREK,
YUMRUKLARIYLA ERKEK
GÖZLERİYLE ÇOCUKTU.
HUDUTSUZ VE ALLAHSIZ BİR BAŞTI O,
YOLDAŞTI O..

   Nazım HİKMET

BİZ DÖVÜŞTÜK...
BİZ CAN VERDİK...
YURDUM! SENİ BİZ SEVDİK!

Çevrimdışı recolax

  • *****
  • İleti: 1678
  • Rep Puanı : 65529
  • Cinsiyet: Bay
Truva gerçek mi ?
« Yanıtla #2 : Temmuz 16, 2009, 03:40:06 ÖS »
şarap fazla çarpmış gibi :)



...By's RecolaX


KAHROLSUN KÜRTÇÜ VE TÜRKÇÜ FAŞİZM!
KAHROLSUN PKK!
KAHROLSUN NEOLİBERALİZM!
YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ ÜNİTER TÜRKİYE!
YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ!
YAŞASIN  DEVRİMCİ GENÇLİK!
Faşizm nerden gelirse gelsin ister pkkdan ister sağcı partilerden ister islamcılardan döktüğü kanda boğulacaktır!!!!

Seo4Smf Tagleri:
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
237 Gösterim
Son İleti Aralık 23, 2006, 04:22:53 ÖÖ
Gönderen: SwEeTy
0 Yanıt
665 Gösterim
Son İleti Aralık 30, 2006, 01:30:09 ÖS
Gönderen: nico_beauty
1 Yanıt
186 Gösterim
Son İleti Aralık 06, 2007, 04:58:59 ÖS
Gönderen: albayrak
25 Yanıt
1472 Gösterim
Son İleti Ocak 24, 2011, 04:09:05 ÖS
Gönderen: Sa1donderAlbayrak
16 Yanıt
571 Gösterim
Son İleti Şubat 28, 2008, 12:37:26 ÖÖ
Gönderen: __ÇaÇA__
0 Yanıt
154 Gösterim
Son İleti Ocak 31, 2008, 02:33:47 ÖS
Gönderen: dcan
10 Yanıt
487 Gösterim
Son İleti Ocak 20, 2009, 05:38:31 ÖS
Gönderen: baran34
1 Yanıt
163 Gösterim
Son İleti Temmuz 16, 2008, 11:20:53 ÖÖ
Gönderen: e-m-r-e
0 Yanıt
137 Gösterim
Son İleti Eylül 10, 2008, 02:34:40 ÖS
Gönderen: R3V0LUT!0N
0 Yanıt
24 Gösterim
Son İleti Şubat 24, 2012, 05:07:31 ÖS
Gönderen: dawnman_01