Vallaha bırakmaz Üye Ol

Reklam / Sponsor

Gönderen Konu: Türkiye "sivilleşiyor mu" yoksa "geriliyor mu"?  (Okunma sayısı 154 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı By_PrinCipe

  • Hizmet Nimettir.
  • *****
  • İleti: 1116
  • Rep Puanı : 61444
  • Cinsiyet: Bay
  • Hizmet Nimettir.
Türkiye "sivilleşiyor mu" yoksa "geriliyor mu"?
« : Temmuz 10, 2009, 08:35:24 ÖS »



Türkiye sivilleşiyor...Kimilerine göre de "sivilleşme görünümü adı altında"
Devletin dinamikleri felç ediliyor...

Tez ve Antitez ! Peki ya SENTEZ ! Geleceğiz ama daha erken !

Görüşler farklı...Sebepler ve sonuçlar ise tartışmaya açık...

Herkes fikrini söylüyor ama "ortalama Türk subayı" sessiz kalıyor...

Sivilleşme içinde "asker" hiç mi konuşamaz ! Amerika'da Obama ile
"sivilleşiyor" peki askerler hiç mi ağızlarını açmıyorlar !

Bütün bunlar tartışılır... Bu noktada soralım ve "sessiz kalan ortalama
subayımız" adına seslendirelim... Seslendirirken de "askerimize" bazı notlar
düşelim... Mutlaka yazacaklarımı biliyorlar ama bir de "bana kulak"
versinler...

Hatta onlar adına şu soruyu bile soralım; "Subayımız" rahatsız mı?Rahatsızsa neden rahatsız ve en önemlisi bu haklı bir rahatsızlık mı?

Sevgili Habertürk ailesi üyeleri, kendilerine göre mutlaka haklıoldukları, hatta bizim asla anlayamayacağımız birçok "gerekçeleri" var!TBMM'de "dokunulmazlığın zırh olduğu bir ortamda "yapılan düzenleme"kafaları karıştırabilir !

Dediğim gibi "kızmakta" haklı olabilirler ama bu detaylara da bir kulak
vermeliler"!

Sevgili Türk ordusu mensupları, ben asker değilim, sizin kadar "bazı
meseleleri" askeri açıdan göremem ama 1875'den başlayarak "ekonomikanlamda kanımızı emenlerin", gerektiğinde Silahlı Kuvvetlerimizi desahneye
tahrikler ile dahil ederek, nasıl oyunlar oynadığını çok iyigörebilirim... Peki bunları neden anlatıyorum? Açık söyleyeyim; ülkedeyaşanan süreci kullanmak, tahrik etmek isteyecek "iç ve dış" odaklardançekiniyorum... Onlar
"hep oradaydılar" ve hep "ortamı" beklediler...

Detaylara gelince...

Şimdi bana bir imkan verin, anlatayım... İşte geçmişte "yaşadıklarımız" ve
"hep orada olanların" etkisiyle olanlar...

Ekim 1875. Sadrazam Mahmud Nedim Paşa, Osmanlı'nın kurtuluş yolunda en
önemli adımı olan 'faizde tenzilat' kararını açıkladı. Yabancıların tuzağına
düşmüş Osmanlı Devleti faiz borçlarının beş yıl süreyle ancak yarısınıödeyeceğini ve ödeyemediği kısım için yüzde 5 faizli tahvillervereceğini açıkladı. O yıl bütçe toplamı 25 milyon, iç ve dış faizödemesi 30 milyon liraydı...

Mart 1876. Osmanlı Devleti, borç ödemelerinin tamamını durdurduğunu
açıkladı. "Ödemekle bitmeyen faiz-borç sarmalında" alınmış en doğrukarardı... Yok edilme süreci Osmanlı sanayi yapısını tamamen çökerten1838
Baltalimanı Anlaşması ile başlamıştı. 1838 yılında Reşid Paşa, ilkolarak Lord Stratford ve Avrupa'nın diğer devletleriyle serbest ticaretanlaşmasını imzalamış, Osmanlı, devletçi ekonomiyi rafa kaldırarakgümrük vergilerini
İngiltere ile saptamayı kabul etmişti. Bu adım ile Osmanlı, ucuz mallar
cenneti haline gelirken, üretmediğini tüketen bir toplum haline degelmiş ve en verimli alanlar yabancı sermayenin eline geçmişti. 1814yılında bir sterlin 23 kuruş iken, 1839'da 104 kuruş oldu. Avrupadevletleri, Osmanlı'ya "Hemen dış borçlanmaya gitmelisiniz" diyerekbaskı yapmaya başladı. Bu arada dünya "petrol servetlerinin"hazırlığını yapmış ve Osmanlı süratle borçlandırılırken, petrolyatakları yabancılar tarafından paylaşılmaya başlanmıştı...

Mayıs 1876. Borç ödememe kararı ilk sonuçlarını vermeye başladı.

"Başkaldıran boyunduruk altındaki Osmanlı"ya ilk isyan kışkırtmalar sonucu
Balkanlar'da başladı. Bulgarlar ve Sırplar isyan etti. Aynı günlerdeİstanbul'da medrese öğrencileri ayaklandı ve borç ödememe kararını alanSadrazam Nedim Paşa azledildi. Ayaklanma Harbiye öğrencileri arasındada yayıldı, Dolmabahçe Sarayı sarılarak Sultan Abdülaziz tahttanindirildi... Sonuç: 1878-1881 Osmanlı Hazinesi Düyun-u Umumiye'yeteslim oldu...

1950-1970: Emperyal güçler Türk ekonomisini hatta Kore Savaşı-NATO üyeliği
çizgisinde Türkiye'yi "esir etme" planını harekete geçirdi. 1960 öncesiRusya kartı ile bu oyuna karşı "hamle yapan" siyasi otorite, SadrazamNedim Paşa'nın kaderinden kurtulamadı! "İrtica" diye ayağa fırladık,emparyal güçlerin "kucağına düştük"!

1978-1980: Türkiye'de halen de süren hâkim politikaların temeli, 1978'in
Temmuz ayında, Dünya Bankası'nca hazırlanan raporla atıldı. Raporun
imzalayıcıları Kemal Derviş ve Sherman Robinson idi. Hükümetler bu rapora
uymayı kabullenmezken, 1980 darbesiyle uygulamaya konulan bu raporla,
Türkiye'nin 1978'e kadar başarıyla süren kalkınmacı, bireysel ve küçükölçekli sermaye birikimlerine dayalı yapısı, büyük ölçekli çokuluslusermaye ilişkilerinin kontrolünde serbestleşmeyi savunan bir dinamiğedönüştü.
Ekonomide bu yanlış programın izlenmesiyle verilen yüksek faiz, sıcak para
girişi gibi ödünler Türkiye'nin varlıklarının yurt dışına kaçmasına sebep
oldu. 1977 yılında düşünülen kalkınma hamlesi böylece engellenmiş ve
"Cumhuriyet ile yırtılan borç gömleği" yeniden Türkiye'ye giydirilmiş oldu...

1980-2007: 1980'de yok denecek kadar az olan borç stokumuz, her yılbütçenin yüzde 40-50'sini vermemize rağmen 300 milyar doların üzerineçıktı. Türkiye, 70 milyonu ile çalışıp 3-5 bin gerçek-tüzel (iç-dış)kişiye gelirinin yüzde
50'sini aktarır hale geldi. 2001 yılında borsa ve kurdaki hareketsonrası, Türkiye IMF tarafından atanan "1978 raporu yazarına" teslimedildi ve dünya
üzerinde görülmemiş bir dolar faizini tefecilere aktarmaya başlarken, IMF'ye
en borçlu üç ülkeden biri oldu...

Sevgili Habertürk okuyucuları, bütün bunları "neden" yazdım ve Türk Ordusuna
ne mesaj vermek istiyorum ?

Bence mesaj çok net ama çok kısa olarak bir daha yazacağım...

"1876'dan beri" bizi bize düşüren "gerçek düşmanlarımız" kendilerini çok ama
çok iyi saklıyorlar... Gerektiğinde "demokrasimizi" katledip, hangi "yönetim
gelirse gelsin" her şeyimize hakim oluyorlar...>Bu noktada diyorum ki; gelin
"sivil-asker" el ele verelim ve DEMORASİMİZİ daha da güçlendirerek, gerçek
düşmanlarımız karşı birlikte duralım...

Not : Askerlerimize "kendi bakış açımdan" nacizane bir analiz aktarmaya
çalıştım...Bu arada TBMM'de "ikamet eden" seçtiğimiz vekillere de bir not
düşmek istiyorum; askere sivil yargı yolunu açan sizler şimdi ellerinizi
lütfen "TBMM çatısı altında" dokunulmaz olan kendiniz için kaldırın ve "daha
inanılır" bir hale gelin !!
Konuyu Paylaş:
  facebook  twitter  google  google

Seo4Smf Tagleri:
 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
312 Gösterim
Son İleti Şubat 03, 2009, 11:24:37 ÖS
Gönderen: klascocuk70
0 Yanıt
191 Gösterim
Son İleti Eylül 25, 2008, 11:09:04 ÖÖ
Gönderen: xx_serkan_xx
8 Yanıt
837 Gösterim
Son İleti Temmuz 08, 2010, 10:17:55 ÖÖ
Gönderen: Evren16
8 Yanıt
825 Gösterim
Son İleti Nisan 13, 2010, 08:43:43 ÖS
Gönderen: BlackDream
8 Yanıt
521 Gösterim
Son İleti Ekim 10, 2009, 08:20:57 ÖS
Gönderen: yavuz2539
7 Yanıt
858 Gösterim
Son İleti Ekim 13, 2009, 05:26:24 ÖS
Gönderen: RaquNN$
1 Yanıt
217 Gösterim
Son İleti Nisan 14, 2010, 07:46:53 ÖÖ
Gönderen: DiNoZoP
0 Yanıt
118 Gösterim
Son İleti Şubat 24, 2011, 02:30:43 ÖÖ
Gönderen: TevhidveSunnet
0 Yanıt
38 Gösterim
Son İleti Ekim 24, 2011, 11:32:25 ÖS
Gönderen: watchmovieon
0 Yanıt
24 Gösterim
Son İleti Kasım 25, 2011, 12:05:13 ÖS
Gönderen: watchmovieon